Dr. Muhammed Bâkır Saidirûşen
LAFIZLAR SAHASINDA KUR'AN DİLİ, HANGİ ROL?
Kur'an Dilinin Anlamı
Kur'an'ın dili sahasına girebilmek için önce Kur'an dilinden ne kasdettiğimizi, başka bir ifadeyle hangi sorunun cevabını aradığımızı açıklamamız gerekir. Kur'an dilinin ne olduğunu sorduğumuzda maksadımızın Kur'an'ın lisanı olmadığı gayet açıktır. Çünkü hepimizi bildiği gibi Kur'an'ın lisanı Arapçadır, Farsça veya İngilizce değil. Bilakis Kur'an'ın, manevi kemal ve yücelişe doğru insanları davet ve onlara kılavuzluk etmek için Allah Teâla tarafından seçilmiş bir lafız ve anlam olduğu temel ilkesinin kabul edildiği bilindiğini göre sorumuz şudur: Kur'an, kelimeler, önermeler ve cümleler açısından hangi özelliklere sahiptir? Kur'an'da kullanılan lafızlar acaba beşer örfünde vazedilmiş anlamlarına mı delalet etmektedir yoksa hakiki isimlendirmelere mi? Öte yandan insanlığın arasındaki dilin, hakikatlerin yalın betimlenmesi, fenomenlerin sebep-sonuç ilişkisinin açıklanması, söz fiili ve duygusal boyut gibi muhtelif roller ve işlevlere sahip olduğu gözönünde bulundurulduğunda, iletişim metotlarında olduğu gibi, dil de kimi zaman betimleyici bilimsel kavramlar formunda zuhur eder, bazen genel, gündelik ve diyalog bir boyut kazanır, zaman zaman da insanın estetik ve sanatsal duygularından ve yapısından kaynaklanan simgesel ve sembolik bir yönle ya da hayali tasvirler biçiminde görünür hale gelir.
Bu bakımdan asıl soru şudur ki, gerçekten de Allah Teâla, insanı gösterdiği hedeflere ve kendi mesajını anlamaya davet ederken nasıl konuşmuştur? Hangi tarzı ve yöntemi kullanmıştır? Acaba Kur'an, meselelere uzmanlık, bilim, felsefe veya irfan gözüyle mi bakmıştır, yoksa sıradan ve standart metotla mı konuşmuştur? Yahut bir dile has özel bir tarz ve metodu mu vardır? Aslına bakılırsa Kur'an'ın bir dili var mıdır? Yoksa Kur'an'da gündeme getirilen mevzuların çeşitliliğiyle uygun olması bir yandan, Kur'an'daki anlamların içiçe geçmiş zemin ve katmanları diğer yandan, bu metin çeşitli söz yöntemlerine ve dilin muhtelif ve çoklu zeminlerine mi sahiptir? Eğer bir dili varsa bu dil, genel olarak akıllı herkesin ve halkın örfünün dili midir, yoksa kendine özgü bir dil mi? Öte yandan eğer çok dilliyse bu çoğulculuğun kıstası nedir? Acaba konuların çokluğu ve çeşitliliği, bu cümleden olarak da doğal ve doğaötesi olanlar Kur'an dilinin birden fazla oluşunun kaynağı mıdır? Şu anlamda ki, Kur'an dili tabiat alanında bir boyuta, tabiat ötesinde başka bir boyuta mı sahiptir? Acaba ayetlerin muhkem ve müteşabih olarak ikiye ayrılması bu çokluğa mı dönüktür? Yoksa Kur'an'daki cümlelerin çeşitli açıları ve yönleri bulunması itibariyle çeşitli dilleri mi vardır? Yahut zaman, mekân, muhatap, karineler ve nüzul ortamlarının farklılığı, Kur'an dilinin birim mevzu ve cümlede ya da çeşitli konularda farklılaşmasının nedeni midir? Nihayet ister bir metoda ve düzeye sahip sayalım, ister dikey ve yatay çeşitli metodlara ve muhtelif düzeylere, acaba bu metin ve dil belli standartlar ve kaideler taşır mı? Başka bir ifadeyle, acaba aklî diyalog mantığı onda hükümfermâ mıdır? Yoksa bu sözün Allah'a ait olması nedeniyle kuraldışı mıdır ve hiçbir kaide ve yasayı izlemez mi?
Diğer açıdan, doğadan ve doğaötesinden bahseden Kur'an-ı Kerim'in mevzuları, kuşatıcı kapsamlılığına rağmen emir ve nehiy, tavsiye ve ahlak içerir. Ümmetlerin öyküleri ve kıssaları, göklerdeki ve yerdeki zerrelerin ve irili ufaklı parçaların, bu ikisindeki fenomenlerin betimlenmesi, insanın kaderindeki olaylar dizisinin nedenselliğinin açıklanması ve yasaların zikredilmesini kapsamaktadır. Acaba bütün bu alanlarda Kur'an'ın dilinin gerçeği anlattığı ve epistemik boyut içerdiği kabul edilebilir mi? Yoksa çok çeşitli bu biçimler nesnel bakımdan pek de konu edilmeye değer değildir de hedef, maneviyatı ve terbiyeyi ilgilendiren içsel çekirdek ve öz müdür ve bu yüzden bu biçimler gözardı edilebilir mi?
Çabamız bu ve benzeri soruların cevaplarını bulmaktır. Bu amaçla sakince ve ürkek adımlarla bunları araştırmaya koyulacağız. Aydınlık ve bilinen bir mecraya adım attığımız için bu soruları birbirinden ayırıp incelemeyi gerekli görüyoruz. Bu sebeple bahsimize Kur'an'ın kavramlarından başlıyoruz.
Kavramlar Sahasında Kur'an'ın Dili
Kur'an dili Kur'an'ın basit kelimeleri ve kavramları düzeyinde, bir de cümleler ve önermeler düzeyinde ele alınabilir. Basit olanlar tarafında, Allah'ın dikkatimize sunduğu anlamlar ve maksatları anlatmak için Kur'an'ın lafızlarını da kendisi seçtiği temel varsayımı gözönünde bulundurulursa belki en önemli konu şu olabilir: Acaba bu lafızlar, bütün vasıflarıyla hakiki isimlendirmelere mi delalet ediyorlar, yoksa örfteki kullanımını anlamayı sağlayacak şekilde isimlendirmelere ve gerçeğe mi?