Emir Timur-i Gürgani ile İran’a dönen Kacarlardan bir bölümü Türkistan’a geri dönerken diğer kalanlar ise başta Gence, Erivan ve Karabağ’a yerleştiler. Şah Abbas’ın hükümete geldiğinde yaptığı ilk icraat, Lahican’dan Azerbaycan’a geçip, babasının bu topraklar üzerinde bulunan tüm müritleriyle görüşüp, onlardan biat alması olmuş ve Kacarların da önde gelen isimleri I. Abbas’a bağlılıklarını belirtmişlerdir. Bu şekilde saygın Kızılbaş büyükleri arasında yer alan Kacarlar, ilerleyen dönemlerde Safevi hanedanlığı içerisinde üst düzey görevlere getirilmişlerdir. Safevi Hanedanı zamanında Karabağ ve Revan’da Kacarlar egemen idi. Daha sonraları I. Abbas Kacarları Azerbaycan’dan çıkarıp, Esterabad’a götürdü ve bunların bir kısmını oraya yerleştirdi. Bir kısmını da Türkistan’ın Merv taraflarına yerleştirdi.
8- Afşar: Bir Türk boyu olan Afşarlar, Moğol istilasıyla birlikte Türkistan’ı terk edip, Azerbaycan topraklarına göç etmişlerdir. Azerbaycan’a geldiklerinde boy içerisinde meydana gelen bir ayrılık nedeniyle bir kısım Şeyh Safiyuddin ve oğullarına bağlanıp, Şah İsmail ile hareket etme kararı alarak, saltanat ve fetihlere katıldılar. Bu boy iki ana kola ayrılmıştır. Bunlardan ilki Kasımlu ve diğeri de Ereklü veya Kırklu’dur ve zaten Afşar Hanedanlığının kurucusu Nadir Şah da bu koldandır. I. Şah İsmail, Afşar boyunun Kırklu kolunu Azerbaycan’dan Horasan’a göç ettirmiş ve bu şekilde Özbek ve Türkmen saldırılarına karşı Safevileri korumuşlardır.
Safeviler dönemi öncesi yalnızca Azerbaycan topraklarında yaşayan Afşarlar, Safevilerle birlikte Kazvin, Tahran, Fars, Kirman, Mazenderan, Hüzistan eyaletlerine kadar yayılmışlardır. Oğuz Kağan’ın oğlu Yıldız Han’ın dört oğlundan en büyüğü olan Afşar’ın soyundan gelen bu boydan, Ogün Han, Abaka Han, Hülagü Han ve Cengiz Han ortaya çıkmıştır.
Diğer Kabileler: Safevilerin kurulmasında etkin rol oynayan bu meşhur yedi boyun dışında diğer küçük kabileler de var olmuş ve Safevi Devleti adına unutulmaz isimleri tarih sayfalarına yazdırmışlardır. Bunların başında Varsak, Çini, Arapgirlü, Turgutlu, Bozcalu, Acirlü, Hınislü, Çemişkezkalü gelmektedir.
Bu şekilde Türk kabileleri birbirilerine yardım ederek Safevi Devletini ortaya çıkardılar. Bu Türk boylarının kabile reisleri çok önceleri hatta bunu bir zaman dilimine bağlamak gerekirse, Safevi Hanedanlığının ceddi olan Şeyh Safiyüddin döneminde bu aileye katılmışlardı. Bu fedakâr müritlere de “Sofiyan-i Safiyy” denilmekteydi. Nitekim Şah İsmail’in baba ve dedesi olan Şeyh Cüneyd ve Şeyh Haydar da, bu kavimlerin destek ve fedakârlıkları ile savaşmış ve büyük fetihlere imza atmışlardı. Bu dönemle birlikte dini bir ad olan “Şeyh” unvanının yanı sıra siyasi ve askeri kudretlerinden ötürü “Sultan” unvanı da eklenmiş oluyordu.
Sonuç
İki komşu ve Müslüman ülke olan İran ve Osmanlı, tarih boyunca Sosyo-kültürel açıdan oldukça iyi bir ilişkiye sahip olmuşlardır. Çünkü bu iki ülke kültür, tarih ve inanç açısından oldukça derin ortak paydalara sahiptiler. Aralarında olan bu içtimai bağın artmasındaki en önemli faktörlerden birisi, Atebat-ı Aliye ziyaretçileri ve tacirlerin bu iki ülke topraklarında oldukça yoğun hareket etmeleriydi.
Sosyo-kültürel ilişkileri geliştiren bir başka unsur ise, komşu ülkelere yapılan ferdi ve kitlesel göçlerdi. Sayısız İranlı edebiyatçı, tasavvuf ehli âlim, bilgin ve sanatçının Osmanlı topraklarına göç etmesi de, Osmanlı padişahlarının onlara karşı gösterdiği özel ilgi ve ihtiramdan kaynaklanıyordu. Öte yandan acımasız Moğol istilası ile yaşanmaz bir hal alan İran’dan kaçarak Osmanlıya sığınan İranlılar, yanlarında getirdikleri mallar sayesinde Osmanlı İmparatorluğunun servetine servet katmışlardır.
Kaynaklar
Ahmed Baki, İsmail, Osmanlı Devleti: İktidardan Çöküşe, Resul Caferiyan, Qom, 2000
Azizi, Erdeşir-i Esterabadi, Bezm ü Rezm, Mehmet Fuat Köprülüzade, İstanbul, 1928
Dursun, Doç. Dr. Davut, Yönetim-Din İlişkileri Açısından Osmanlı Devletinde Siyaset ve Din, İslam Geliştirme Vakfı, Tahran, 2002
Felsefi, Nasrullah, I. Şah Abbas’ın Biyografisi, c. 1, Tahran Üniversitesi Yay. Tahran, 1980
Gaffari Kazvini, Gazi Ahmed, Dünya Tarihi, Hafız Yayınevi, Tahran, 1963
Lewis, Bernard, İstanbul ve Osmanlı İmparatorluğunun Gelişimi, Tercüme Mah Melik Behar, Tahran, 1986
Lockhart, Laurence, Safevilerin Yok Oluşu ve İran’da Afgan Hâkimiyeti, Tercüme İsmail Dovletshahi, Tahran, 2001
Petrushevsky, ilyia Pavlovich, İran’da İslam, Kerim Kashaverz, Peyam Yayınları, Tahran, 1975
Riyahi, Muhammed Emin, Osmanlı Topraklarında Fars Dili ve Edebiyatı, Bajenk Yay., Tahran, 1990
Rumlu, Hasan Bey, Ahsenut Tarih, Abdül Hüseyin Nevai, Babek Kitapevi, Tahran, 1978
Rumlu, İskender Bey, Abbasi Nazarında Dünya Tarihi, Emir Kebir Yayınları, Tahran 1971
Şirvani, Hüseyin b. Abdullah, Risalet ul Ahkam ud Diniyye fi Tekfir-i Kızılbaş, 4. Defter, Resul Caferiyan, Maraş-i Necef-i Kütüphanesi, Kum
Terzemi, Zekeriya, Dini Sünnetler ve Toplumsal Müşterekler, Aşina, Yıl 1, Sayı 4, Tahran