Prof. Dr. Hüseyin Alevi Mehr[1]
Özet
Bu araştırma, Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerdeki medeniyet oluşturucu temel dinamikleri inceleyerek tahlil etmeyi amaçlamıştır. Kur’an’da çağdaş İslam medeniyetinin en önemli esasları şunlardır: “İlim ve araştırma, maneviyat ve ahlak, ekonomi, adalet, yolsuzlukla mücadele, özgürlük ve bağımsızlık, dış politika ve yaşam tarzı.” Bu araştırmanın konusu, Kur’an’da medeniyetin temellerini araştırmaktır. Analitik ve betimleyici yönteme haiz bu araştırma, yukarıdaki temellerin her birini incelerken Kur’an’ın bakış açısını ortaya koymuş, batı ekollerinin görüşlerini de tahlil etmiş ve yer yer eleştirmiştir. Modern İslam medeniyetinin din ve İslam ile bütünleşmiş olması gerektiği, bu araştırmanın ulaşmak istediği en önemli sonuçlardandır. Zira Kur’an medeniyetin temel ekseni olacak bir kitaptır; sistem kuracak, toplum oluşturacak ve insan inşa edecek bir kitaptır. Kur’an’a göre modern İslam medeniyeti bilim, ahlak, ekonomi, yönetim ve siyaset kriterleri temelinde hareket eder.
Anahtar Kelimeler: Medeniyet, medeniyetin temelleri, medeniyetin Kur’an açısından tahlili
Giriş
Modern çağ, ilerleme, teknoloji, modernizm ve sanayi toplumlarının oluştuğu bir dönemdir. Ama çağdaş medeniyete ulaşmak ve sonrasında medeniyet oluşturabilmek için, insanın kendisini inşa etmesi ve sosyalleşmesi bir zarurettir. Çağdaş İslam medeniyeti, tamamen Kur’an öğretilerine ve dine dayanan dini bir medeniyettir. Ahlak ve maneviyat, modern İslam medeniyetinin en önemli temellerindendir. Ahlak ve maneviyat, maddi yaşamdaki gelişimle paralel olmalıdır. Çünkü ahlakın olmadığı yerde uygarlıktan söz edilemez. Bilim ve araştırma kaynak olarak her zaman dikkate alınmalı ama bilimden geri kalmış ülkeleri sömürmek için bir araç olarak kullanılmamalıdır. Siyaset, tamamen liyakat ve ehliyet eksenli olmalı; adalet, yolsuzluktan kaçınma, haysiyet, bağımsızlık ve özgürlük gibi temel dinamiklere dayanmalıdır. Siyaset ve hükümet özel ve müreffeh bir sınıfın tekelinde bulunmamalıdır; zira böyle bir durumda adalet ortadan kalkar. Buradan hareketle medeniyetin temellerini incelemek gerekmektedir.
Uygarlık ve temelleri mevzuunda genel olarak çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu konuda Will Durant’ın “Tarih-i Temeddün/Uygarlık Tarihi” kitabı, Corci Zeydan’ın “İslam Medeniyeti Tarihi” kitabı, Seyyid Muhammed Taki Müderrisi’nin “et-Temeddünü’l-İslamî Usesuhu ve Mebadiuh/Temelleri ve İlkeleriyle İslamî Medeniyeti” kitabı, Muhammed Kemal Şebbane’nin “el-İslam Fikruhu ve Hidaruh/Düşünce ve Medeniyetiyle İslam” kitabına müracaat edebilrsiniz. Ayrıca bu konuda Encum Şua ve Alevi Mehr tarafından 2016 yılında çıkan Kur’an ve İlim dergisinde yayımlanmış “Kur’an’daki En Önemli Medeniyet İlkeleri” isimli makaleye ve aynı şekilde Cengiz Pehlivan tarafından Farsça’ya tercüme edilmiş Yukichi’nin “Nezeriyeyi Temeddün/Medeniyet Nazariyesi” kitabına da işaret edilebilir. Medeniyet hakkında Rehberin görüşleri hususunda ise 2019 yılında çıkan Mutalaeyi Rahbordu Naca dergisinde Mustafa Sultani tarafından yazılmış “Bonyanhayi Fikriyi Temeddün-ü Nevini İslamî der Endişeyi Megamı Muazzamı Rehberi/ Rehberin Düşüncesinde Çağdaş İslamî Medeniyetin Düşünsel Temelleri” isimli makaleye, 2014 yılında yayımlanan Negd-u Nezer dergisinde Muhammed Rıza Behmeni’ye ait “Temeddünü Nevini İslamî der Endişeyi Ayetullah Hamaney/Ayetullah Hamaney’in Düşüncesinde Çağdaş İslam Medeniyeti” makaleye ve 2014 yılında yayımlanan Mutalaati Olguyi Pişrefti İslamîyi İran dergisinde Murtaza Ekberi tarafından kaleme alınmış “Vakaviyi Şahısehayi Temedduni Nevini İslamî der Endişeyi Megami Muazzamı Rehberi/Rehberin Düşüncesinde Modern İslam Medeniyetinin Özelliklerinin Analizi” makaleye işaret edilebilir. Ancak Rehberin ve Will Durant’ın görüşlerine ilişkin hiçbir makale bulunmamıştır.
1. Medeniyetin Semantiği/Anlambilimi
Temeddün/Medeniyet kelimesi Farsça’da şehir kültürü ve şehircilik anlamına gelmektedir. (Deh Hüda, Lügatname, Giriş: Temeddün; Amid, Ferhengi Farsi, 1377: 348) İngilizcede bu kavram “civilization” sözcüğü ile ifade edilmektedir ki onun kökeni şehircilik ve kentle ilgili işlerin niteliğini taşımakta olan “civil” kelimesinden olup belirli bir zaman ve mekâna sınırlı gelişmiş bir toplum anlamına gelmektedir. (Ferhengi Lügat-i Elektroniki Longman/Longman’ın Elektronik Sözlüğü, Beşinci Baskı). Günümüzde bu terim, organize bir sosyal hayata dair bir konum veya durumu anlatmak için kullanılmaktadır. (Pehlivan: 1378, s.358). Bu kelimenin Arapçadaki karşılığı “hadare/حضاره” kelimesidir. “hadara/ حضر” şehirde oturmak ve çöl hayatını terk edip bir yerde yaşamak anlamında tanımlanmıştır. Genel anlamı ise bir yerde bulunmak veya başkalarıyla buluşmaktır. (Rağib İsfehani: 1392, s.121; Mustafevi: 1360, 2/238).