3- Mehdi’yi Bekleme Felsefesi ve Bekleyişin En Faziletli Amel Oluşu

04 December 2025 24 dk okuma 6 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 1 / 6

Mehdi’yi Bekleme Felsefesi ve Bekleyişin En Faziletli Amel Oluşu

Doç. Dr. S. Ali Musavi

Özet

Dinlerin, özellikle de İslam’ın önemli öğretilerinden biri, kurtarıcı ve onun ferecini bekleme meselesidir. Bu mesele, Şia düşüncesinde amellerin en faziletlisi olarak adlandırılır. Bu adlandırmanın sırrı şudur: Bu bekleyişin sadece sözden ibaret olmadığını belirli bir ortamda gerçekleşeceğini bilmeliyiz. Rivayetlere göre inançların ve sâlih amellerin zirvesi şu şekilde açıklanmıştır: İtikadi açıdan fereci bekleyebilecek olan kimseler, idrak açısından daha önceki dönemlerdeki tüm insanlardan üstündürler. Peygamber’i (s) görmemiş olmalarına rağmen, ‘’Azamu’n nas yakinen’’ (Kesin olarak insanların en büyüğü) şeklinde lakap taşırlar. Salih ameller konusunda da hiçbir şeyi esirgemezler. Gerçek bekleyiş, bu ortamda bulunur ve fereci bekleyiş bu şekilde gerçekleşebilir. Dolaysıyla fereci bekleyişi ve amellerin en faziletli olmasının sırrını, tüm inançların ve amellerin özü olarak görmek mümkündür.

Bu makalede ferec bekleme meselesi ve onun felsefesi açıklanmaya çalışılacaktır. Bu çerçevede öncelikle bekleyenlerin özellikleri, ondan sonra da bekleyenler için ayetlerde ve rivayetlerde söz konusu edilen bereketler açıklanacak. Rivayetlerde yer alan bekleyenlerin görevleri ve özellikleri ışığında da ferec beklemenin neden en hayırlı amel olduğu açıklığa kavuşmuş olacaktır.

Anahtar kelimeler: İmam-ı Zaman (as), ferec bekleme, gaybet, amellerin en faziletlisi

Giriş

Beklemek (intizar), yolunu gözlemek demektir. Bu kelime eklendiği diğer kelimeyle belirli bir anlam kazanır. Ona eklenen kelime ne kadar öneme, değere ve derinliğe sahip olursa bekleyiş de o ölçüde önemli ve değerli olur. (İbn Faris, c.4, 498)

Servet beklemek, mevki makam beklemek, çocuk beklemek, sevgiliyle görüşmeyi beklemek ve hak devletini beklemek (intizar-ı ferec), bunların hepsi bekleyiştir. Ama bu bekleyişlerin her biri kendinden önceki kelime ile önem kazanır, o kelime bekleyişin derinliğini tayin eder. Hiç kuşkusuz, bekleyişin zirvesi, kalıcı ve faydalı olan bekleyiştir, yani tek bir cümle ile beklemeye değer olmasıdır.

Para, makam, evlat ve dünya beklentileri, dünyada ulaşılabileceğimiz beklentilerdir ve ömür boyunca beklentisini duyduğumuz her şey, sona erer. Ama eğer beklenti kalıcı ve değerli olursa yani dünyadan sonra da faydası olursa, berzahta ve kıyamette de fayda vermeye devam ederse onun değeri ve önemi diğer bekleyişlerle kıyaslanabilir nitelikte olmayacaktır.

Fereci beklemek, Hak devletin zuhurunu beklemek işte böylesine görkemli bir bekleyiştir. Nitekim Kur’an-ı Kerim ayetlerinde onu bekleyenlerin bu işte Allah’la beraber olma iftiharına ulaşacağı belirtilmiş rivayetlerde ise bu bekleyiş en faziletli amel olarak nitelenmiştir.

Ferec bekleme ile ilgili yazılmış makalelere baktığımızda şu noktadan gafil kalındığını görüyoruz: Niçin ferec bekleme konusunda bunca sevap ve fazilet zikredilmiş, hatta bu iş en üstün amel olarak adlandırılmıştır. Genellikle ferec bekleyişiyle ilgili yazı yazanlar, faziletlerini zikretmekle yetinmiş ve çoğunlukla okuyucuların kafasına takılan ferec beklemenin neden bunca sevap kazandırdığı ve faziletli olduğu sorusuna cevap verilmemiştir. Bu makalede rivayetlerden hareketle bu soruya cevaplar vermeye çalışacağız.

Bekleyiş için zikredilen özellikler dikkate alındığında bekleyiş böylesi bir ortamda şekilleniyor ve kendi anlamını kazanıyor. Bekleyişin (intizar) sözlük anlamı, gözün yolda olmasıdır. –Özellikle İmam-ı Zaman’ın (as) zuhuru için gözü yolda olan kimselerle ilgilidir- Bekleyiş, bir şahısta bekleyişin gerçek özellikleri oluşunca gerçekleşir. Bir başka deyişle, gözü yolda olmak ve İmam-ı Zaman’ın (as) ferecini beklemek, yalnızca ona kesin olarak inanan ve örnek bir şekilde sebat gösteren kimselerde oluşabilir. Ayrıca bunlar sâlih amelleri, Allah’ın Resulü’ne (s) kardeş olma iftiharına nail olacak ölçüde yerine getiren kimselerdir. (Bkz. Meclisi, 1403, c.52, 124.)

Dolayısıyla, bekleyiş sadece sözde olan bir şey değildir. Yakine dayalı derin bir inancın ve sâlih amellerin ürünüdür ve bekleyen kimse gaybet döneminde bunlara bağlıdır. Diğer bir deyişle bekleyiş, tüm inançların ve sâlih amellerin zirvesidir. Tevhidin, nübüvvetin, imametin maadın ve tüm ahkam ve ahlakın özüdür. Bekleyişin amellerin en faziletlisi diye adlandırılmasının ve bekleyenin İmam-ı Zaman’ın (as) gölgeliğinde yer almasının sırrı işte budur. (Saduk, c.2, s.380)

1- Bekleyenlerin Vasıfları ve Özellikleri

Gerçek anlamda bekleyenler, dini öğretiler çerçevesinde çeşitli vasıflara ve özelliklere sahiptir. Aşağıda bunlardan önemli olan bazılarına değinilecek.

1-1- Sebat Göstermek ve Doğru İnanç

Önceki Sayfa 1 2 3 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar