Kur'an'ın Bâtını ve Tevili
Giriş
Tevil, Kur'an ilimlerinde bahsedilen en önemli konulardandır. Elinizdeki metin, bir grup düşünür ve araştırmacı âlim tarafından hazırlanmış Kur'an'ın bâtını mevzusunda Teori Kürsüleri zincirinden biridir. Bu oturumun sayın teorisyeni, bu konuda yeni bir adım atmaya ve yeni bir çerçeve ortaya koymaya çalışmıştır. Oturumun konukları şunlardır: Dr. Muhammed Ali Rızâyî İsfehânî -Kürsü'nün sekreteri-, Ayetullah Muhammed Hâdi Ma'rifet, Hüccetulislam ve'l-Müslimin Ali Ekber Reşad, Hüccetulislam Ali Ekber Bâbâyî, Üstad Seyyid Rıza Müeddeb, Üstad Kudsî, Dr. Âsıfî, Hüccetulislam Hüseyin Alevî Mihr ve Üstad Ali Nasırî. Bu oturumda Ayetullah Ma'rifet'in kendi teorisini ortaya koyduğunu ve diğer konukların da onu ele alıp eleştirilerini dile getirdiklerini hatırlatalım.
Rızâyî:
Oturum başlamadan önce Dr. Rızâyî, bu Teori Kürsü'sünün oluşturulmasında emeği geçen Pejuhşegâh-i Ferheng ve Endişe-i İslamî, Gurûh-i Kur'an-pejuhî, Defter-i Nehzet-i Tovlid-i İlm ve Encümen-i Kur'an-pejuhî'ye teşekkür etti. Yine dördüncü kanala, Radyo Maarif'e, Radyo Kur'an'a ve temsilcileri oturumda hazır bulunan gazetelere takdirlerini sundu.
Dr. Rızâyî, teori üretme alanındaki oturumun mevzusunu katılımcılara ifade etti. Teori oluşturma ve bilgi üretmenin öneminin açık olması sebebiyle, sadece, bu Kürsü'nün Kum İlimler Havzası'ndaki dinî tartışmalar alanında kendi türünde bir ilk olduğuna değindi. Bu yuvarlak masa toplantısı, Dr. Rızâyî'nin, konuşmasından önce şahsiyeti hakkında birkaç cümle sarfettiği oturumun teorisyeni olarak Ayetullah Ma'rifet'in hazır bulunmasıyla oluşturuldu.
Ayetullah Muhammed Hâdi Ma'rifet, 1930 yılında Kerbela'da dünyaya geldi.
Kendisinin asli vatanı İsfahan’dır; ama tahsilini Necef'te tamamladı. Ayetullah Hakim, Ayetullah Hoî gibi önemli şahsiyetler, Zencanî, Hac Şeyh Hüseyin Ali, Seyyid Ali Fânî ve İmam Humeynî (rh) gibi büyük üstadlardan istifade etti. Fıkıh sahasında uzman ve ilim havzasında ders-i hariç müderrisidir. Kur'an araştırmaları bahislerinde İslam dünyasının önde gelen araştırmacılarından sayılmaktadır. İki cilt “el-Tefsir ve'l-Müfessirun fi Sevbihi'l-Kaşib” kitabı ile “Siyanetu'l-Kur'an ani't-Tahrif” kitabı, telif ettiği eserler arasındadır. En son Havza âlimlerinden bir grupla birlikte “el-Tefsiru'l-Esriyyi'l-Câmi” isimli paha biçilmez bir kitabın telifiyle meşguldü. Eserin birinci cildi yayınlandı.
Bu ciltte gündeme getirilen “Kur'an'ın bâtını ve tevili” alanında yaptığı tartışma, her ne kadar daha önce “el-Tefsir ve'l-Müfessirun” kitabında da bir şekilde ele alınıp ortaya konmuşsa da aslında yeni bir teoridir.
Kimi zaman tevil başlığıyla da adından bahsedilen Kur'an'ın bâtını mevzusu, Kur'an ilimlerinin önemli konularından biri sayılmaktadır. Şia ve Ehl-i Sünnet'ten Kur'an'ın bâtını ve teviline dair;
“ان للقرآن ظهرا و بطنا / Kur'an'ın bir zâhiri, bir de bâtını vardır.”
Bu ve benzeri çok sayıda rivayet aktarılmıştır. Hatta bazı rivayetlerde, Kur'an'da hem zâhiri, hem de bâtını bulunmayan bir tek ayet bulunmadığı ifade edilmiştir. Allame Meclisî (rh) bu rivayetleri Biharu'l-Envar'ın 92. cildinde biraraya toplamıştır. İslam tarihi boyunca Kur'an'ın bâtını konusunda üç ana görüş gündeme gelmiştir.
1. Bazı Sufiler ve İsmailîler tarafından ortaya atılan birinci görüş, Kur'an'ı bâtınla sınırlı görmekte ve zâhirini gözardı etmektedir. Tabii ki tarih boyunca bu görüş kapsamlı eleştirilerle karşılaşmıştır.
2. Ehl-i Zâhir'e, bazen de İbn Teymiyye'ye nispet edilen ikinci görüş, şeriatın zâhiriyle yetinir ve bâtınla ilgili rivayetlerde tereddüt eder.
3. Allame Tabâtabâî'nin el-Mizan'ın mukaddimesinde gündeme getirdiği üçüncü görüş, Ehl-i Beyt'in (a.s) görüşüdür ve Kur'an'ın hem zâhiri, hem de bâtını olduğuna inanır. Bu görüş, hüccetin zuhuru olduğundan Kur'an'ın zâhirine sarılmamız gerektiğini, ama aynı zamanda Kur'an'ın bâtınından da yararlanmamız lazım geldiğini söyler. Bu görüş izah edilirken Allame Tabâtabâî ve İmam Humeynî'nin görüşü gibi birtakım düşünceler ve meseleler de ortaya atılmıştır. Bu oturumda tartışmaya açılacak olan konu, Üstad Ma'rifet'in Kur'an'ın bâtını ve tevili hususunda ortaya attığı yeni görüştür. Kendisi bu görüşün diğerlerinden farkını açıklayacak ve içerdiği belirsizlikleri giderecektir.
Üstad Ma'rifet:
Bismillahirrahmanirrahim. Kur'an'ın tevili meselesi çok eskiden beri, yani ilk dönemlerden itibaren gündeme gelmiş ve zaman zaman da suistimallere konu olmuştur. Birçok üstatlar bu mevzu hakkında araştırmalar yapmış ve görüşlerini ortaya koymuştur. Bendeniz de, bu meseleye çokça alaka duyduğumdan en başından bu yana bu mevzu üzerinde hassasiyetle durdum ve bâtından kastedilenin ne olduğunu bulmanın peşine düştüm. Bu meselenin on, onbeş yıldan fazla bir zamandır düşüncemi meşgul ettiğini ama buna rağmen halledilmemiş bir sorun olarak kaldığını söylesem abartmış olmam. Bildiğiniz gibi, bir mevzuyu araştıran kimse için, o mevzu saplantıya dönüşüp ukde haline gelir. Onu halledemedikçe huzur bulamaz ve sonunda, “Arayan bulur” babından Allah yardım eder.