Feyz-i Kâşânî’nin Düşüncesinde Cinsel Eğitim
Muhammed Beheştî
Giriş
Eğitim, çok boyutlu ve bütünlüklü bir süreçtir. Dolayısıyla bu süreçte insan varlığının bütün boyutları, bütün doğal-fıtrî güç, yeti ve yetenekleri göz önünde bulundurulmalı ve hepsini kuşatacak bir eğitim, gelişim ve yönlendirme programı hazırlanmalıdır. Bu cümleden, eğitim sahasının en önemli alanlarından biri olan cinsel eğitim de ciddiyetle ele alınmalı, cinsel içgüdünün kontrol, tatmin ve yönlendirilmesi için gerekli olan bilgi ve metotlar reel ve objektif bir zeminde ortaya konulmalıdır. Bu itibarla, gözlemlendiği kadarıyla eğitim süreci, cinsel eğitim göz ardı edildiği zaman eksik ve işlevsiz kalmaktadır. Özellikle cinsel eğitimin çıkış kaynağı ve ana teması olan cinsel içgüdü, kendine özgü gereksinimleriyle birlikte insanın en hayatî ve en güçlü eğilimlerinden biri ve erkek kadın ilişkisinin en temel faktörüdür. Bu faktör, insan kişiliğinin en önemli niteliklerinden birini şekillendirir ve insan hayatının bütün boyutlarını, söz, söylem ve bütün davranışlarını etkiler. İnsanın hem bireysel nitelikleri hem toplumsal kişiliğinin şekillenmesi hem de fikirsel ve dilsel gelişiminde çok önemli bir rol oynar. Ayrıca birçok toplumsal kurum ve yapının da zeminini oluşturur.
Dolayısıyla cinsel içgüdünün bu rolünün doğru ve gerçekçi bir gözle incelenmesi ve bu ihtiyacın kontrol, tatmin ve yönlendirilmesi insanın bireysel gelişim ve mutluluğu için önemli bir etken ve insanlık toplumunun manevî kalkınma ve ilerleyişi için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Fakat bu içgüdü karşısında yanlış bir tutum, bu yönde bir ifrat ve cinsel özgürlük ya da tefrit ve baskıcı yaklaşım hiç kuşkusuz insanın huzur ve sükûnetini altüst ettiği gibi kemâl ve saadet yolundaki ilerleyişi önünde de aşılmaz bir engel oluşturur. Ayrıca insanlık toplumunun da büyük problemlerle yüz yüze gelmesine sebep olur.
Elbette içinde bulunduğumuz çağda cinsel eğitim konusu, fevkalade önemlidir. Zira özellikle son yarım yüzyılda maddî uygarlık ve teknolojideki gelişmeler, küresel iletişim araçlarının yaygınlaşması, sosyal medya ağlarının gelişimi, cinselliği kışkırtan araç-gereçlerin çoğalması ve tüm bunların seküler eğitim-öğretim kurumları vasıtasıyla ve feminist yaklaşımların yönlendirilmesiyle bir tür sosyal egemenlik kazanmasından dolayı toplumsal hayat ciddî tehlikelerle yüz yüze gelmekte ve bu gidişat günbegün daha bir hız kazanmaktadır. Diğer taraftan emperyalist dünya, İslam düşmanlığı ve kültürel saldırı doğrultusunda genç nesilleri yoldan çıkarmak için cinsel eğitim sahasına eğilmiş ve cinsel sapıklıkları yaygınlaştırma gayesine odaklanmış bulunmaktadır.
Bu itibarla, Müslüman eğitimcilerin İslam ve Müslüman düşünürlerin cinsel eğitim meselesine dair görüşlerini incelemeli, cinsel hayatın temel ilkeleri ve davranışsal normlarını izah etmeli ve toplumun; özellikle de genç nesillerin cinselliğe dair bilimsel ve ahlâkî problemlerine çözüm sunmalıdırlar. Biz bu gayeyle Feyz-i Kâşânî’nin ahlâk, eğitim, fıkıh, tefsir ve hadis ilimleriyle ilgili eserlerini inceleyerek onun cinsel eğitime dair görüşlerini derlemeye çalıştık. Malum olsa gerektir ki Feyz’in cinsel eğitime dair görüşleri, ortak kaynaklardan beslenmiş olması sebebiyle diğer Müslüman düşünürlerin görüşleriyle birçok ortak özellik taşımaktadır.
1. Cinsel Eğitimin Teorik Temelleri ve Terminolojisi
Cinsel Eğitimin Tanımı
Cinsel eğitimden maksat, cinsellik öğrenimi, cinselliğe dair malumat ya da cinsel içgüdüyü takviye edip zirveye ulaştırmak değildir. Evet, tıpla ilgili bazı kitaplarda cinsel eğitimin konusu cinselliğe dair malumat, cinsel ilişki mekanizması, cinsel problemler ve benzeri konular ‘cinsel eğitim’ başlığı altında incelenmektedir. Fakat eğitim bilimleri, psikoloji ve din bilginleri, cinsel eğitimi daha geniş bir çerçevede mütalaa etmişlerdir. Bu iddianın kanıtı, söz konusu bilginlerin cinsel eğitimle ilgili eserlerindeki açıklamalarıdır. Biz de burada bu açıklamaları aktarma ve bir araya getirmenin yanı sıra cinsel eğitimin mahiyetini ortaya koyup en nihayet bu olguyu tanımlamaya çalışacağız.
Maurice Debesse, ‘Eğitim Süreçleri’ isimli kitabında cinsel eğitimle ilgili şöyle der: