5- Feyzi Kaşani

04 December 2025 58 dk okuma 13 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 12 / 13

“Pazartesi, salı, perşembe ve cuma günleri bu ilişki için en uygun günlerdir. Tabi ki tüm günler içerisinde cuma günü en münasip gündür. Zira cumanın hem gün hem de gecesi mübarek vakitlerdendir. Ayrıca Ramazan ayının ilk gecesi ve Şaban ayının ortası da cinsel münasebet için uygun zamanlardır. Hatta Ramazan ayının ilk gecesinde cinsel münasebet için müstehap tabiri kullanılmıştır. Diğer ayların ilk günü ve ortasında bu münasebet uygun değildir ama Ramazan’ın ilk gecesi ve şaban ayının ortasında müstehap sayılmıştır. Tabi ki bir tek Allah bilir bu iki gecede tabiat âleminde nasıl bir cümbüş kopuyor ve ne tür değişim ve dönüşümler yaşanıyor da bu sebeple bu ilişki, mekruh olmak bir yana üstelik müstehap olup hiçbir kötülük içermemektedir."

Cinsel ilişki için uygun ve uygun olmayan zamanlar şunlardır:Şafak vakti ile güneşin doğduğu vakit arası, günbatımı ile mağrip vakti arası, güneş ve ay tutulmasının yaşandığı vakitler; sarı, kızıl ve siyah rüzgârların estiği vakitler, depremin yaşandığı gece ve gündüz, her ayın ilk günü ve ortası, öğlen vakti ve sonrası, kurban bayramı gecesi, yolculuğa çıkılacak gece, yolculuk esnasında ve akşam vaktinin ilk demleri.

Hz. İmam Sâdık (a.s) büyük bir şefkatle insanoğlunu muhatap alarak şöyle buyurur:

“Allah rızası için ne olur, bu vakitlerde cinsel münasebete girmeyiniz! Zira bu ilişkinin ürünü, gönlünüze uygun ve kâmil bir çocuk olmayacaktır!”

Çünkü bu vakitlerdeki ilişkiden doğan çocukların deli, kör, felçli, altı ya da dört parmaklı, uzağı görme özürlü yahut ruhsal ve ahlâkî açıdan sıkıntılı çocuklar olmaları pek muhtemeldir.

4. Cinsel İlişkinin Yer ve Ortamı

Hiç kuşkusuz huzurlu, güvenli, temiz, hoş kokulu ve ferah bir ortam, mutlu bir cinsel ilişki için kaçınılmazdır. Feyz, bu hususta bazı rivayetleri aktarmanın yanı sıra Masumların (a.s) dilinden cinsel ilişki için uygun olmayan ortamları da izah eder. Bu cümleden bazı örnekler verecek olursak: Ay ya da güneş ışığı altında cinsel ilişki neticesinde doğacak çocuklar fakirliğe müptela olurlar. Gemi ya da başkalarının fark edebilecekleri herhangi bir araç içerisinde cinsel ilişki uygun değildir. Çocuk dahi olsa herhangi birinin görebileceği yerlerde, yüz ya da arkası kıbleye dönük olduğu halde, ağaç altında, dam üstünde vs. diğer bazı mekânlarda cinsel ilişkiye girmemek gerekir.

5. Cinsel İlişki İçin Gerekli Ruhsal Şartlar

Cinsel ilişki, ruhsal açıdan huzurlu ve hazırlıklı olunduğu bir zamanda gerçekleşmelidir. Bedensel sağlık, temizlik, dış görünümün çekici olması, uygun beslenme, uygun ortam ve mekân, yeterli düzeyde dinlenmiş olmak gibi etkenler bu ilişkiyi nasıl etkiliyorsa, ahlâkî, ruhsal ve manevî faktörlerde söz konusu huzur ve hazırlığın şekillenmesinde önemli bir rol oynarlar. İslam dini, bütün faktörlerin yanı sıra özellikle de psikolojik ve ahlâkî şartları gayet önemli bulur ve bu hususta detaylı tavsiyelerde bulunur. Bu tavsiyelerin bir bölümünü Feyz’in yorumuyla aktarmaya çalışacağız:

1. Allah’ın Adını Anmak: Cinsel ilişkiye Allah’ın adını anarak ve "Bismillahirrahmanirrahim" diyerek başlanmalıdır. Böylece bu ilişki kutsi ve uğurlu bir boyut kazanır ve insanı şeytanın ortaklığı ve şerrinden muhafaza eder. Zira şeytan bu esnada harekete geçer ve koca ile birlikte bu ilişkiye ortak olur.

2. Dua: Karı ve koca, yaşadıkları ilişkiye manevî bir renk katmalıdırlar. Allah’ın adıyla başlamanın yanı sıra hadislerde tavsiye edilen duaları da okumalıdırlar.

6. İlişki Âdâbı

İslam, insanın kemâl ve saadetini ve onun varlığına ait tüm boyutları göz önünde bulundurmuş bu doğrultuda cinsel ilişki ile alakalı bazı düsturlar vazetmiştir. Bu cümleden, karı ve kocanın her ikisinin de cinsel tatmine erişmeleri hususunu önemle vurgulamış ve bu tatminin her ikisinin de hakkı olduğunu belirtmiştir. Demek ki hem kadın hem de erkek eşinin cinsel ihtiyacını ciddiye almak zorundadır. Cinsel uyarılma hususunda kadın ve erkek arasındaki farkı gözetmiş buna dair tavsiyelerde bulunmuştur. Temizlik, süslenme ve cazibe hususuna dikkat çekmiş ve ayakta, çırılçıplak ve cenabet halinde iken ilişkiye girmekten ve ilişki esnasında konuşmaktan men etmiştir. İslam’a göre bu ilişki tam bir nezaket, şirinlik, samimiyet ve şefkat duygularıyla yaşanmalıdır. Kadın kocası karşısında işveli davranmalı, onun karşısında ve o esnada hayâ ve utanma duygularını bir kenara bırakmalıdır. Hatta ibadet bahanesiyle de olsa kocasının davetini geri çevirmemelidir. Cinsel ilişki sona erdikten sonra, yeniden birleşmek isterlerse abdest almalıdırlar. Zira bu, onlara yeni bir zindelik kazandırır. Başkalarının yanında, yaşadıkları bu mahrem sahnelerle ilgili asla konuşmamalıdırlar. Zira bu, Allah’ın rahmetinden uzaklaşmaya sebep olur.

7. Cinsel İlişkiye Şer’î Engelller

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar