5- Feyzi Kaşani

04 December 2025 58 dk okuma 13 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 11 / 13

Allah Resulü’nün (s.a.a) sahabesi Hz. Ebu Zer, Peygamber’in bu konudaki buyruğu karşısında şaşırır ve şöyle sorar: “Kadınlarınızla ilişkiye giriniz ve ilâhî mükâfatlar elde ediniz diye buyuruyorsunuz; bunun anlamı nedir? Cinsel ilişki, nasıl sevap vesilesi olabilir?” Peygamberimiz şöyle buyurdu:

“Gayrı meşru bir ilişki için nasıl ceza öngörülmüşse, aynı şekilde meşru ilişki için de sevap öngörülmüştür.”

Meşru cinsel ilişkinin sevabı hususundaki rivayetlerde iki nokta dikkat çekmektedir: Bir: Bir erkek, cinsel ilişkiye ihtiyaç duyup da günaha düşme korkusuyla eşiyle münasebete girerse, ecir ve sevap kazanır. İki: Cinsel ilişki, iki insan arasındaki en yakın ve en özel ilişkidir. Bu ilişki insanın en derin duygularını dahi etkisi altına alır. Ayrıca bu ilişki, birçok ahlâkî değerin temel faktörlerinden biridir. Bu itibarla bazı rivayetlerde bu ilişki hatta cihatla bir tutulmuş ve günahların dökülmesine vesile olan sebeplerden biri olarak görülmüş dahası cinsel ilişki esnasının meleklerin huzuruyla şerefleneceğinden bahsedilmiştir. Feyz, İmam Sâdık’tan (a.s) şu rivayeti nakleder:

“Hiçbir şeyde (=eğlencede) melekler hazır bulunmazlar. Ancak iki yer dışında; biri, binicilik ikincisi, karı kocanın birbirleriyle oynaşması.”

Feyz, rivayetteki ‘şey’ kavramını mubah ve haz duyulan eğlence diye tefsir etmiştir.

2. Cinsel İlişki Mekanizması

Feyz, cinsel ilişkiyle ilgili temel bir ilkeden söz eder:

“Cinsel ilişkide hem erkek hem kadın her ikisi de haz almalı, her ikisi de yatışıp tatmin olmalıdırlar. Bu yüzden, Masumlardan (a.s) varit olan rivayetlerde en güzel ilişki tabiriyle kadın ve erkeğin her ikisinin de haz aldığı ve tatmin olduğu ilişki kastedilmiştir.”

Malum olsa gerektir ki zamansal, mekânsal ve psikolojik vaziyet, eşlerin karşılıklı haz duymaları hususunda etkilidir. Tabi ki bildiğimiz üzere, cinsel aksiyonda erkek, etken konumundadır ve işin başlaması ona bağlıdır. Kadın ise bu ilişkide edilgen bir rol oynar. Bu itibarla kadını, bu ilişki için hazırlamak kaçınılmaz bir aşamadır. Elbette sadece fiziksel olarak hazırlamak yeterli değildir. Kadın, her şeyden önce ruhsal açıdan hazırlanmalı ve cinsel arzuları uyarılmalıdır. İslam dini, cinsel ilişki esnasında aceleci davranmamayı emreder ve bu durumda aceleciliği oldukça kötü ve çirkin bir amel olarak değerlendirir. Dolayısıyla bu ilişki, sabır, teenni ve sükûnet içerisinde başlamalı ve gerekli hazırlık aşamasına varılmalıdır.

Feyz, eşler arasında ortak ve karşılıklı hazzın kaçınılmazlığına dair Peygamber Efendimizden (s.a.a) iki rivayet nakleder: Birinci rivayette Peygamber şöyle buyurur:

“Cinsel ilişki esnasında kuşlar misali olmayınız! Bilakis sabır ve sükûnetle hareket ediniz!”

Başka bir rivayette ise şöyle buyurur:

“Cinsel ilişki esnasında asla aceleci davranmayınız!”

Başka bir rivayette ise bu işin yol ve yordamı da izah edilir:

“Karı koca arasında elçiler işe koyulmalıdır!” “Elçiler derken neyi kastediyorsunuz?” diye sorulunca da şöyle buyurur: “Öpücük ve tatlı sözler!”

Sonuçta cinsel ilişki, tensel temas, okşama, öpme, dokunma, oynaşma ve benzeri ön hazırlık aşamalarından sonra gerçekleşmelidir. Böylece hem kadın hem de kocanın hoşnutluğu sağlanmış olur. Kadının sevgi susuzluğu ve muhabbet dolu sözler karşısında dizlerinin çözüldüğü gerçeği göz önüne alındığında, ilişkiye girmeden önce iki etkin faktör; yani öpmek ve tatlı sözler söylemek vesilesi doğru bir şekilde kullanılmalıdır. Hiç kuşkusuz cinsel yetersizliğin göstergelerinden biri de erkeğin, eşiyle üns bulmadan ve ön hazırlıkları görmeden münasebete girmesidir.

3. İlişki Zamanı

Din ve din bilginleri açısından zaman, cinsel ilişki hususunda önemli bir etkiye sahiptir. Bu sebeple, hadis külliyatlarında, bu ilişkinin zamanı hakkında birçok rivayet yer alır. Dahası bu hususa dair özel bölümler tahsis edilmiştir. Bu hadislerden anlaşıldığı kadarıyla, cinsel ilişki zamanı, karı kocanın beden, ruh, ahlâk ve psikolojileri, bu ilişki neticesinde şekillenen cenin üzerinde bile etkilidir. Öyle ki çocuklarda ortaya çıkan bazı bedensel ve psikolojik özürlerin sebebi cinsel ilişki zamanına bağlanmıştır. Örneğin hicrî ayların başlangıç, orta veya son gününde gerçekleşen cinsel ilişki, düşük yapmak, delilik, acımasızlık ve ahlâkî zaaflar gibi sonuçlar doğurabilmektedir. Bunun sebebi, varoluş âlemindeki bütün olay ve olguların birbirleriyle etkileşim içerisinde olmalarıdır. Dolayısıyla uzay ve atmosferdeki olay ve olgular, ay, güneş ve yerkürenin hareketlerinin yeryüzündeki değişim ve dönüşümler üzerindeki etkisi hiçbir şekilde görmezden gelinemez.

Daha da ötesi, kadının cinsel ilişkiye hazır olduğu günler bir ay içerisinde farklılık gösterir. Feyz, el-Vâfi, el-Meheccetu’l Beyda ve Mefatihu’ş Şerayi’ kitaplarında bu konuyu ele almıştır. Biz de burada konunun bir özetini sunmaya çalışacağız:

Feyz, bazı rivayetlere istinaden cinsel ilişki için en uygun vakitleri şöyle anlatır:

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar