Hakîm olan Rabbimiz, Allah’a inanan müminlere “kendinizi ve ailenizi cehennemin elim azabından koruyun” diye buyurur. Feyz, bu ayete istinat ederek, evlat eğitimi; özellikle de ergenlik dönemindeki gençlerin eğitimine dikkat çeker ve şöyle der: “Gençlerin eğitimi, çok kolaydır. Bunun sebebi, bir gencin fıtratının halen sâlim, tertemiz, katışıksız ve el değmemiş olmasıdır.” Ana-baba ve eğitmenler bu elverişli zemini hakkıyla değerlendirmeli ve gerekli eğitimi zamanında vermelidirler. Feyz, şöyle der:
“Nebevî hadis ve rivayetlerde varit olduğu üzere kendinizi ve ailenizi cehennemin elim azabından koruyun ayeti nazil olduğunda Peygamberimizin ashabı biz kendi eğitimimizi dahi hakkıyla yapamıyorken, çocuklarımızı nasıl eğitebiliriz ki diye tedirginliklerini dile getirdiler. Peygamber Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurdu: En azından ilâhî emir ve yasakları ve zarûrî bilgileri onlara anlatınız!”
Özellikle ergenlik yaşındaki çocukların, bulundukları hassas konum gereği iman, değerler, ahlâk ve benzeri konulara dair gerekli malumat ve ikazlarla aşina olmaları gerekir. Tabi ki bu arada cinsel meselelerle de tanışması, bu hususa özgü tehlikeler, hastalıklar ve olumsuz sonuçları bilmesi gerekir.
Sonuçta ana-baba ve eğitmenler gençleri ve ergenleri, iletişim araçlarının fevkalade etkisi, Batılı toplumların çıkmazları ve ahlâkî çöküş sebepleri; bu cümleden arkadaş çevresinin etkileri hususunda bilinçlendirmelidirler. Bu sebeple yerinde ve zamanında verilecek malumat ve eğitimle çocukları ergenliğe geçiş sürecine hazırlamak, bu dönemdeki değişimler, şer’î hükümler ve bu döneme özgü sağlık bilgileriyle donatmak gerekir. Ayrıca bir öğrencinin günlük yaşamını denetlemek ve onu olumsuz davranış, fikir ve eğilimlerden alıkoymak gerekir. Feyz, şöyle der:
“Ana-babalar, çocuklarının boş zamanlarını programlamalıdırlar. Bu zamanlarda aile ve çocuklarının arasında bulunmalı, latifeler ve güzel sözlerle onları eğitmelidirler.”
Elbette ana-baba ve öğretmenler şu iki önemli noktaya dikkat etmelidirler: Birincisi, kendileri eğitimli ve ergenlik olgusu hakkında bilinç sahibi olmalı ve çocuk eğitiminin en doğru yöntemlerini bilmeli ve sorumluluk bilinciyle bu vazifeyi ifa etmelidirler.
İkincisi, zamanın şartlarının değiştiğini ve yeni nesillerin kalp ve akıllarının çok özel problemlerle meşgul olduğunu bilmelidirler. Bu demektir ki geniş yüreklilik, hoşgörü ve saygın bir dille onlarla muhatap olmalı, muaşeret âdâbını gözeterek ve sâlih amellerle vazifelerini yerine getirmelidirler. Allah inancı, âhirete iman, Allah korkusu gibi değerleri doğru bir yöntemle onlara izah etmeli ve pratik yöntemlerle hayâ, iffet ve namus dersi vermelidirler. Bu doğrultuda erkek çocuklarına Hz. Yusuf’un siretini de nesnel bir örnek olarak anlatmalıdırlar. Feyz, şöyle der:
“Rivayetlerde varit olduğu üzere, erkekler için Yusuf suresini okumak, eğer mârifet ve dikkatle birlikte olursa, okuyan kişiyi cinsel konularda her türlü sapmadan korur.”
Biz burada, ergenlik dönemine özgü problemlerden sadece ikisine değinmekle yetineceğiz:
Ana-baba ve eğitmeler, ergenlik döneminin bütün erkek ve kadınların yaşadığı doğal bir süreç olduğunu çocuklara izah etmelidirler. Ergenlik belirtilerini hem kızlar hem de erkekler için güzel bir dille anlatmalıdırlar. Feyz de diğer fakihler gibi ergenlik belirtilerini üç maddede özetler:
a)Uykuda ya da uyanıkken erkeklerden sperm çıkması ve kızların âdet görmeleri.
b)Kızlar ve erkeklerde etek altı bölgesinde sert kılların çıkması.
c)Erkekler için hicrî takvime göre on beş ve kızlarda dokuz yaşın tamamlanması.
Feyz, ayrıca kızların ergenlik yaşıyla ilgili gayet zarif bir nükteye dikkat çeker:
“Dokuz yaş, kızlara özgü ergenlik yaşıdır. Tabi ki bu namaz için geçerlidir. Fakat oruç hususunda; elimize ulaşan rivayetlere göre kızlar, on üç yaşlarını tamamlamayıncaya kadar oruç tutmakla yükümlü değildirler. Tabi eğer on üç yaşından önce âdet görmeye başlarlarsa durum değişir. Demek ki kızların ergenlik yaşı hususunda şer’î hükümler arasında fark vardır.”
Ergenlik çağına özgü fıkhî hükümlerin öğrenilmesi: Mükellefiyet şartlarından biri de ergenliktir. Akıl ve güç yetirmekte buna eklenince, şer’î teklif ve ödevler her mükellefe farz olur. Bu yüzden ergenlik çağına ayak basan bütün gençler, şer’î sorumluluklarını öğrenmek zorundadırlar. Bu cümleden erkekler için ihtilam ve meni hükümleri, kızlar için âdet görme ahkâmı; erkeklerin meni çıkmasıyla birlikte gusül almaları gerektiği, kızlarınsa âdet dönemlerinin bitmesini bekleyip sonra gusletmeleri; cünüp veya âdetli olanlara mahsus haramlar, farzlar, müstehaplar ve mekruhlar gibi meseleler öğrenilmelidir. Aynı şekilde ana-baba ve eğitmenler, çocuklara bütün şartlara sahip bir taklit merciine bağlanma zorunluluğu, taharet ve necaset hükümleri; abdest, gusül ve teyemmümün nasıl alınacağı ve namazın nasıl kılınacağı güzel bir dille çocuklara anlatılmalıdır.
Bakma