Karşılaştırmalı Fıkıh Ve Gelişim Süreçleri
Abdulkerim Biazar Şirazi
Giriş
“Öyleyse kullarımı müjdele; onlar sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah2ın kendilerini hidayete eriştirdikleridir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.” (Zümer/17-18)
Hilaf ilmi, mantık ve cedel temelinde ve Fıkıh Usul ve Kaideleri esası üzere şekillenen Fıkıh İlmi’nin dallarındandır. Bu ilim, birinci yüzyılın son yıllarında ilim havzalarında ortaya çıkmış ve birkaç asır sonra unutulmaya yüz tutmasına rağmen içinde yaşadığımız çağda “Karşılaştırmalı Fıkıh/Fıkh-ı Mukaren” başlığı altında yeniden canlılık kazanmıştır. Bu makalede, bu ilmin tanımı, konumu, sonuçları ve gelişim süreçlerini ele almaya çalışacağız.
Hilaf İlmi Ya da Karşılaştırmalı Fıkıh İlmi’nin Tanımı
İbn-u Haldun şöyle der: “Farklı mezhep mensupları arasında Fıkıh imamlarının başvuru kaynakları, ihtilafa yol açan sebepler ve içtihat zeminlerinin ele alınıp incelendiği münazara ve tartışmalar yaşanırdı. Bu çerçevedeki tartışmalara konu olan ilmi, Hilafiyat diye isimlendirirlerdi.” (İbn-u Haldun, 1359 H.Ş, 2/939)
Hacı Halife bu ilmin tanımıyla ilgili şöyle der: “Şer’i delillerin tanındığı, şüpheler, problemler ve ihtilafa konu olan delillerin kesin kanıtlarla çürütüldüğü ilim dalıdır.” (Hacı Halife, 1402 H., 1/472)
Hilaf İlmi Ya da Karşılaştırmalı Fıkhın Konumu
Karşılaştırmalı Fıkıh, Hilaf İlmi’nin bir idamesidir. Ki bu ilim, Fahr-i Razi’nin Cami’ul Ulum kitabında kaydettiği üzere o dönemlerin ilim havzalarında revaçta olan 60 ilim dalından biriydi. Söz konusu kitabın dördüncü babında şu ifadeler yer alır: “Hilaf ilmi, değerli ve büyük bir ilim olup içerdiği hakikatler ve dakik malumat, ancak ve ancak ince elenip sık dokunmuş incelemeler, elekten geçirilmiş tabirler, yerinde eleştiriler ve uygun cevaplar sayesinde elde edilebilir.” Daha sonra yazar, bu ilmin temel esaslarından dokuz ilkeyi ele alıp açıklar. (Fahr-i Razi, 1372 H.Ş, 94)
Bazıları, Hilaf ilmini mantıkta ele alınan Cedel ilmi, bazıları Fıkıh Usulü, bazılarıysa Fıkıh ilmi ile aynı bilmişlerdir. Aynı şekilde bazıları Hilaf ilminin problemlerini yirmi, bazılarıysa kırk başlık altında toplamış bu çerçevede risale ve şerhler kaleme almışlardır. Tabi bu eserlerin büyük çoğunluğu elimize ulaşmamıştır. (Zuheyli, tarihsiz, 735-737)
Hilaf İlmi ve Karşılaştırmalı Fıkıh Arasındaki Farklar
Bazılarına göre “Karşılaştırmalı İlim” ile “Hilaf İlmi” arasında bazı farklar vardır. Bu doğrultuda üç görüş ileri sürülmüştür: 1- Hilaf ilmi, sadece âlimlerin görüşlerinin derlenmesiyle ilgilenir. Fakat “Karşılaştırma İlmi” bunun yanı sıra kıyaslama, değerlendirme ve en sağlam görüşü tayin etmeyi de amaç edinir. 2- Hilaf ilminde sadece âlimler arasındaki ihtilaflar ele alınır. Fakat Karşılaştırmalı ilimde hem ihtilaflı hem de üzerinde ittifak edilen konular incelenir. 3-Hilaf ilminde farklı görüşler ele alınırken şu ön kabulle hareket edilir: Gaye, muhalif görüşleri çürütüp muvafık görüşü teyit etmektir. Fakat Karşılaştırmalı Fıkıh’ta bu ön kabul göz önünde bulundurulmaz ve araştırmacı, hakikati keşfetmek ve en sağlam görüşe ulaşmak için çabalar. Ancak işin aslı şu ki Hilaf ilmi ve Fıkh-i Mukaren tek bir ilim dalı olup ve bu değerlendirmeler aslında, bu ilmin gelişim aşama ve süreçleriyle ilgili olsa gerektir. (Hekim, 1431 H, 41)
Karşılaştırmalı Fıkıh İlmi’nin Faydaları
Karşılaştırmalı Fıkıh İlmi’nin fayda ve sonuçlarıyla ilgili şu hususlara değinebiliriz:
1- Fakih, Fıkıh sahasındaki farklı görüşler ve bu görüşlerin delillerini inceleyerek çok daha rahat bir şekilde hakikate erişebilir ve elinde bulundurduğu temel ölçütlerden yola çıkarak delil bakımından en sağlam ve umumi maslahat bakımından en elverişli görüşü keşfedebilir.
2- Fıkıh ve Usul sahasındaki araştırmalara ivme kazandırmak ve Fakihler arasındaki fikir çakışmasının sonuçlarını daha üst bir düzeye taşımak.
3- Fıkhi Mezhepler arasındaki muhtelif görüşlerin incelenmesi, İslam Mezheplerini birbirine yakınlaştırmak ve aralarındaki düşmanlık ve kin duygularını izale etmek yolunda çok güçlü bir faktördür. Zira aradaki düşmanlıkları kışkırtan en önemli etken, bu mezhep mensuplarının birbirlerinin usul ve ilkelerine dair bilgisizliğidir. Dolayısıyla Karşılaştırmalı Fıkıh sayesinde, bu bilgisizlik izale edildiğinde, düşmanlık ve kin duyguları da ortadan kalkmış olur ve yerini sevgi, dostluk, samimiyet, anlayış ve yakınlaşma alır. (Age. 14)
4- Karşılıklı olarak birbirlerinin kuvvet ve zaaf noktalarını bilenler daha az hataya düşerler. Hazreti Ali (as) şöyle buyurur: “Farklı görüşleri (geniş yüreklilikle) karşılayanlar, hataya düşülen yerleri tanıyabilirler.” (Nehcu’l Belağa, 170. Hikmet)
5- Muhammed Selam Medkur şöyle der: “Fıkhı incelemek, bizi farklı mezheplerin fıkhi görüşleri arasındaki benzerliklerle tanıştırır. Ki bu, başlı başına ruhumuzun sükûnet ve kalbimizin itminan bulmasını sağlar.” (Medkur, 1389 H, 105)