7- Hz.Mehdi ve Mehdeviyet Doktorini

04 December 2025 57 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 12 / 12

a) Lütuf Burhanı: Nübüvvet ve imamet Allah’ın manevî bir feyzidir. Lütuf kaidesine göre daima bir nebi veya imam olmalıdır. Bu kaide, Müslümanların içinde hakkın ekseni olacak ve insanları hatadan koruyacak bir imamın olmasını gerektirmektedir.

İmam Sadık’ın (a.s) şu sözü belki de bu delile işaret etmektedir:

“Şüphe yok ki Allah (azze ve celle) yeryüzünü imamsız bırakmaktan daha yücedir.”

Gaybette olan imamın faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

1- Allah’ın dinini genel manada korumak.

2- Eğitilmeye hazır nefisleri eğitmek.

3- Dinin devamını sağlamak.

4- Yaşayan bir olgunun insanlara önder olması.

b) İllet-i Gaî (Son hedef) Burhanı: Kelam ilminde Allah’ın fiillerinde bir hedef ve amaç olduğu ispat olunmuştur. Zira Yüce Allah mutlak kemaldir, O’nda eksiklik yoktur. İlahi fiillerin neticesi yaratılmışlara dönmektedir. İnsanın var olmasındaki hedef, kâmil insandır. Yani insanı bir ağaca benzetsek, meyvesi kâmil insandır.

c) İmkân-ı Eşref Burhanı: Felsefede imkân-ı eşref kaidesi diye bir kaide vardır. Yani mümkün-ü eşref, varlık merhalelerinde düşük mümkünden daha önceliklidir. Varlık âleminin en şereflisi insandır. Varlık, hayat, ilim, kudret, cemal vb. sıfatların, ilahî hüccet olan insan-ı kâmile ulaşmadan önce diğer insanlara ulaşmaları imkânsızdır.

d) Bütün Faziletlerin Mazharı Olma Burhanı: Allah’ın mutlak hüviyetine zuhur makamında vahdaniyet hükümleri galiptir ve vahdet-i zatîde tafsilatlı isimlere yer yoktur. Öte yandan âlemde görülen tafsilatlı mazharlar ve çokluk ahkâmı vahdete galip gelmektedir. İşte burada ilahî ferman, mutedil bir sureti gerektirmektedir. Bunun da nedeni, tafsilatlı isimler ve vahdet-i hakikiye yönünden hak için mazhar olması ve vahdet-i zatî ve kesret-i mümkünün birbirlerine galip gelmemeleri içindir. O mutedil suret insan-ı kâmildir.

Biz, şimdilik bu kadarla yetiniyoruz. Daha fazla bilgi için bu konuyu genişçe ele alan kitaplara başvurunuz.

2- İmam Mehdi’nin (a.s) doğumunu ve yaşamını ispatlayan hadis ve tarihi deliller çoktur. Aşağıda buna bir kaç örnek getiriyoruz:

1- Ehl-i Sünnet’in bazı tanınmış isimleri, vaat edilmiş Mehdi’nin İmam Hasan Askerî’nin (a.s) oğlu olduğunu, h.k. 255 yılında Samerra’da dünyaya geldiğini, şu anda gaybette yaşadığını ve bir gün Allah’ın emriyle geleceğini kabul etmiş ve bunları kitaplarında yazmışlardır.

2- İmam Askerî (a.s), oğlu İmam Mehdi (a.s) dünyaya gelmeden önce Onun (a.s) veladetini haber vermişti. Örneğin İmam (a.s) halası Hâkime Hatun’a şöyle buyurdu: “On beş Şaban gecesi (on dördüncü günün akşamı) Nergis Hatun oğlum Mehdi’yi dünyaya getirecek.”

Ahmed b. İshak diyor ki: İmam Ebu Muhammed Hasan Askerî’nin (a.s) şöyle dediğini duydum:

“Hamdolsun Allah’a ki canımı almadan halifem olan vaat edilmiş Mehdi’yi bana gösterdi. O edep, ahlak ve davranışta Peygamber’e (s.a.a) en çok benzeyendir. Allah onu bir süre gaybette tutacak, sonra zuhur edecek ve dünyayı adaletle dolduracaktır.”

İmam Askerî (a.s), yine oğlunun veladetini yakın sahabelerine ve akrabalarına haber vermiştir.

Muhammed b. Ali b. Hamza şöyle diyor: İmam Askerî’nin (a.s) şöyle dediğini duydum:

“Allah’ın kullarına olan hücceti, imam ve benim halifem on beş Şaban 255 yılında şafak vakti dünyaya geldi.”

Ahmed b. Hasan b. İshak Kummî diyor ki: İmam Mehdi (a.s) dünyaya geldiğinde İmam Askerî (a.s) bana şöyle bir mektup yazdı:

“Oğlum dünyaya geldi. Bunu kimseye söyleme; zira bunu ashabım ve yakınlarımdan başka kimseye söylemeyeceğim.”

İbrahim b. İdris diyor ki: İmam Ebu Muhammed Askerî (a.s) bana bir koyun göndererek şöyle buyurdu:

“Bunu oğlum Mehdi için akika olarak kes, kendine ve ailene yedir.”

3- İmam Askerî (a.s), İmam Mehdi (a.s) dünyaya gelmeden önce onun doğacağını müjdelemiş, doğduktan sonra da yakın sahabelerine bunu haber vermenin yanı sıra Şiilerin imanını artırmak ve mutmain etmek için oğlu Mehdi’yi (a.s) bazılarına göstermiştir.

Ahmed b. İshak diyor ki: İmam Askerî (a.s), üç yaşındaki çocuğu bana göstererek şöyle buyurdu:

“Ey Ahmed! Eğer Allah’ın ve İmamların yanında değerin olmasaydı oğlumu sana göstermezdim. Bu çocuk Allah Resulüyle aynı isim ve künyededir. Bu o kimsedir ki yeryüzünü adaletle dolduracaktır.”

Muaviye b. Hekim, Muhammed b. Eyyüb, Muhammed b. Osman b. Said Amirî diyorlar ki:

“Biz kırk kişilik bir gurup İmam Hasan Askerî’nin (a.s) evinde toplanmıştık. İmam (a.s) oğlu İmam Mehdi’yi (a.s) bize göstererek şöyle buyurdu: Bu sizin imamınız ve benim halifemdir.”

Ali b. Bilal, Ahmed b. Hilal, Muhammed b. Muaviye b. Hâkim ve Hasan b. Eyyüb diyorlar ki: “Biz birkaç Şiî İmam Hasan Askerî’nin (a.s) evinde toplanmıştık. İmam’a (a.s) halifesi hakkında sorduk. İmam (a.s) biraz bekledikten sonra bir çocuğu bize gösterdi ve “Benden

Önceki Sayfa 10 11 12 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar