7- Modern Ateizmin Dine Dair Evrimci Açıklaması

04 December 2025 46 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 4 / 11

Dawkins'in inancına göre çocuğun beyni planlama kabiliyetine sahip olduğundan, öyle görünüyor ki aynı nokta, temelsiz inançların ve gönüllü emir ve yasakların nesiller boyunca oluşumu konusunda da doğrudur. Din önderleri çocukluk dönemindeki bu özellik ve öğretilerden haberdar olarak onların beynini din virüsüne maruz bırakmaktadır. (Dawkins 1993a, s. 9).

Dawkins “başka bir şeyin yan ürünü din” izahının çeşitli açıklamaları yapıldığını belirtmektedir. Bunların arasında Robert Hinde, Shermer Michael, Boyer Pascal ve Atran Scott'ınkilere değinir. Ama en iyi izahlardan biri Daniel Dennett'in bu alanda yaptığı açıklamadır. Büyü Bozumu (Breaking the Spell) kitabında şöyle yazmaktadır:

Din, beyindeki şuursuz özel bir mekanizmanın, yani âşık olmaya eğilimimizin yan ürünüdür. Bu eğilimin genetik avantajı vardır. Bu yüzden de aşk tek eşliliği gerektirir. Çünkü araştırmalara göre âşık bireylerin beyni doğal uyuşturucu maddelere benzeyen kimyasal maddeler salgılar. Evrimci psikologlar bu tür bir aşkın çift bağlılığını garanti ettiğini ve bunun da hayatın devamını sağladığını, sonuçta da çocuk edinmeye sebep olduğunu düşünmektedir. (Dawkins 2007, s. 149; Dennett 2006, s. 104).

Daniel Dennett bu izahı ortaya atarak âşık olma kabiliyeti çok güçlü bir kuvvet olduğundan bazı virüslerin bu özelliği istismar ettiği ve zaman içinde evrimleştiği sonucunu çıkarmaktadır. Bu açıklama dine net biçimde uygulanabilir. Dawkins bu izahtan yararlanarak şöyle demektedir:

Âşık olma kabiliyeti, beyinde oldukça güçlü bir güdüdür. Bazı virüslerin onu istismar etmek için evrim geçirmiş olması şaşırtıcı gelmemelidir... Galiba güve böceğindeki ışık pusulasının beşerî muadili, şuursuzca alışkanlık olan ama faydası bulunan âşık olmaktır. Yani bir kişinin karşı cinsten sadece bir kişiye âşık olması. Bu alışkanlığın yan ürünü -güvedeki pusulanın sapması ve mum alevine yönelmesinin dengi- Yehova'ya (veya bâkire Meryem'e ya da Kutsal Ekmek'e, yahut Allah'a) âşık olmak ve bu aşktan kaynaklanan şuursuzca fiilleri yerine getirmektir. (Dawkins 2007, s. 151).

Bu durumda Dawkins ve Daniel Dennett açısından dinin ortaya çıkışı şöyle açıklanabilir: Din, bazı yararlı eğilimlerde görülen sapmanın yan ürünüdür. Tıpkı çocuğun büyüklere itaati ve âşık olma eğilimi gibi. Dawkins bu izahı Darwinci nihai açıklama kabul etmektedir. Ama o bir sorunla yüzyüzedir: Her ne kadar o psikolojik temayüller -din de yan ürünüdür- Darwinci olağan doğal seçilimin genler düzeyindeki ürünü ise de (a.g.e., 154; a.g.y. 1993b, s. 7) genlerin dinlerin detaylarını biçimlendirmede müdahil olması uzak ihtimaldir. (Dawkins 2007, s. 154).

Dawkins'in söylediği gibi, ortaya konan izah sadece dinin ortaya çıkışını açıklamaktadır. Oysa gerçek dünyada değişik ve çeşitli dinlerle karşı karşıyayız. Bu yaygın ve çeşitli dinlerin varlığı evrimci izahla nasıl açıklanabilir? Burada Dawkins, genetikle yorumlanamayan bazı özellikleri açıklamak için “mem” (meme) adında yeni bir kavram icat etmektedir. Şöyle der: “Eğer dinlerin detaylarını açıklamak için bir teori arıyorsak genlerin peşine düşemeyz. Aksine genler için kültürel bir muadil bulmalıyız. Acaba dinler memler gibi şeylerden mi çıkmaktadır?” (A.g.e., s. 154).

1.2. Mem

Genetik değişimin hızındaki yavaşlık, buna karşılık kültürel değişimin hızlılığı ve dinlerin yaygın çokluğu Dawkins'i “gen”e karşı “mem” kavramını icat etmek zorunda bıraktı. Dawkins genlerin tek başına din, dil ve kültür adı verilen özellikleri açıklayamayacağını çok iyi biliyordu. “Öyle anlaşılıyor ki dil, gen dışı araçla ve genden çok daha hızlı evrim geçiriyor.” demektedir. (A.g.e., s. 273). Genler, değişim hızı çok yavaş hayati kodlardır ve birkaç milyon yıl boyunca şu anki duruma varmışlardır. Buna karşılık kültürel değişim gibi değişimler çok hızlı gerçekleşmektedir. Bu yüzden kendisini, dinin ve kültürel fenomenlerin evrimini açıklarken yardım alacağı -biyoloji alanında geçerli- genin kültürel muadilini hesaba katmaya mecbur görmektedir. Tam da geni biyolojik fenomenleri açıklamak için kullandığı gibi. Dawkins mem kavramından Bencil Gen (The Selfish Gene) kitabında şöyle bahsetmektedir:

Gezegenimiz üzerinde yeni bir replikatör türü ortaya çıkmıştır... Bu replikatör henüz çocukluk dönemini geçirmektedir. Henüz manuel bükmeyle başlangıç çorbasında yüzmektedir... Bu yeni çorba “beşeri kültür”dür. Bu yeni replikatör için isim bulmamız lazım. Kültürel iletim ünitesini veya türeme ünitesini çağrıştıracak bir isim. Mimeme kelimesi ilintili Yunan kökenden alınmıştır. Ama ben, daha çok “gen” vezninde olacak bir kelime olmasını istiyorum. Edebiyatçı dostlarım beni bağışlasın, mimeme kelimesini kısaltarak meme biçimine [Fransızca “aynı” anlamındaki kelime] dönüştürdüm. Mem örnekleri müzikler, inançlar, sloganlar, giysi modelleri, çömlekçilik tarzı, hilal kemerler yapımı gibi şeylerdir. (Dawkins 1976, s. 171).

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar