7- İmam Seccâd’ın (as) Duâ Diliyle Kültür İnşâsı

04 December 2025 49 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 1 / 11

İmam Seccâd’ın (as) Duâ Diliyle Kültür İnşâsı

Doç. Dr. Muhammed Cevâd Selmânpûr

Özet

Masum İmamlardan (as) her biri, kendi yaşadıkları dönemin gerektirdikleri ve şartları hasebince imamet ve rehberlik vazifelerini sürdürmüşlerdir ve zamane şartları onların İslam’ı ilerletme rollerini yerine getirmelerine asla engel olmamıştır. İmam Seccâd (as) için oluşan şartlarda ve vaziyette ise en iyi yol, hatta belki de vazifesini yerine getirebilmesi için tek yöntem, dili ve duâ silahını seçmek idi. Hz. Seccâd (as) duâ diliyle eğitim-öğretim, tebliğ ve siyasî mücadele alanında bir kültür inşâsına girişti, Şiî duâ kültürünün temellerini attı, müslümanlara, hatta insanlığa insan ve Allah arasındaki rabıtaya dair değerli bir miras bıraktı. Bu makalede İmam Seccâd’ın (as) duâ, eğitim-öğretim ve siyâsî mücadele alanlarında duâ diliyle kültür inşâ etme çabaları gösterilmeye çalışılmıştır.

Anahtar kelimeler: Sahife-i Seccâdiye, Kültür İnşâsı, Duâ.

1. Giriş

Masum İmamlar (as) beşerî yaşamın karanlık dönemlerinde birer mum idiler. Her biri bir şekilde ortaya çıktılar ve İslâm kültürü ve mektebi unsurlarından bir unsuru sağlamlaştırıp yerleştirdiler. Masum İmamlar (as) kendi zamanlarında ortaya çıkarak özel bir stratejiyi müslümanlara hatta insanlığa sundular. Onlar kendi dönemlerinin gerektirdiği şekilde ortaya çıktılar; bazen hilim ve sulh ile, bazen şecaat ve cihad ile, bazen de takiyye ve beyan ile… Onlarla, İmam-ı Zaman’ın (as) döneminde, tüm bu özelliklerin o İmam’ın (as) şahsında tecelli edeceği anlaşıldı. (10, s. 78)

İmam Seccâd’ın (as) ortaya çıkışı duâ ve yakarış ileydi. İmam (as) Şiilik’in ve gerçek İslâm’ın bu kültürel unsurunu sağlaştırdı ve yerleştirdi. Camide ve kendi evinde duâ diliyle ikinci kez kültürel mektebi tesis etti. Bu mektep, ilk kez ceddi Hz. Ali (as) tarafından ortaya çıkarılan mektepti. İmam Seccâd (as) tarafından duâ mektebinin, özellikle vücudundan bir rahmet yağmuru gibi yağan Sahîfe-i Seccâdiye’yle tesis edilmesi, yalnız çıkmaz sokaktan kurtulmak ve Şiî şeriat hükümeti projesi için değil, İslâmî ve Şiî bir kültürü kemâle ulaştırmak içindi. Zira insanın manevî hayatının bekâsı için zarurî bir ihtiyaç olan duâ unsuru, İslâm’ın hayat veren kültürü ve mektebinin bir parçasıydı ve kâmil bir insanın ortaya çıkmasıyla kemâle ulaşmalı ve yapılaşmalıydı. Eğer bu kültürel unsurun anlatılması ve sağlamlaştırılması, İslâm ve İlâhî vasîler tarafından yerine getirilmeseydi, İslâm kemâle erişemezdi.

İmam Seccâd’ın (as) duâ mektebinin azametini ve İmam’ın (as) duâ diliyle kültür inşâsını anlatabilmek için her şeyden önce insanın yüce hayatı için duânın zaruretini ve duânın hakikatini mercek altına almak gerekir. İlâhî vasîlerden rivayet yoluyla gelen duâlar, özellikle de kâmil Sahîfe-i Seccâdiye, tahkik ve araştırma için en iyi kaynaktır. Zira İmam Seccâd (as) diğer her şeyden önce duânın kendisini öğretip bina etmektedir, sonra duâ diliyle eğitim ve öğretim, hakkı talep etme ve zulümle savaşma yapılarını ilerletmekte ve kültür inşâ etmektedir.

Bu esasa göre bu yazıda önce duânın insan için zarureti ve duâ kültürünün yapılaşması anlatılmış, sonra özetle İmam Seccâd’ın (as) duâ, eğitim-öğretim, hak talep etme ve zulümle savaşma konularında duâ diliyle kültür inşâsı delilleriyle ispatlanmıştır.

2. Şia’da Sahîfe-İ Seccâdiye’nin Ortaya Çıkması İle Duâ Kültürünün Yapılaşması

İmam Seccâd (as) kendi zamanının iktizâsıyla duâ ve yakarış ile kendini ortaya koydu ve bu ortaya koyuş ile Şiî kültürünün bir bölümünü sağlamlaştırmış oldu. Bu bölüm Şiîlik’in, hatta Müslümanların hayatının tüm dönemlerinde yer etmiştir. Bu ortaya çıkış, tüm boyutlarıyla ihya eden, aydınlatan ve sağlamlaştıran İlâhî vasîlerden biri vasıtasıyla olmalıydı. Allah İmam Seccâd’ı (as) bu cilvenin tecellisi için görevlendirdi. Resulullah (saa), Hz. Ali (as), Hz. Fatıma (sa), İmam Hasan ve İmam Hüseyin (as), hatta bütün peygamberler duânın cilvesini ortaya koyan seleflerdi. Ancak zamanenin karanlığı ve yok ediciliği, onların üzerini örtmüştü. İmam Seccâd (as) duânın hakikatini ihyâ etti ve tüm zamanlar için sağlamlaştırdı. Bu yüzden Hz. Zeynelâbidin’in (as) duâ ve teheccüt şeklinde zuhurunun, sadece zamane gereği olmadığı, İlâhî hikmetin ve risaletin de bunu iktiza ettiği iddia edilebilir.

Ehl-i Sünnet âlimlerinden İbn Cevzî, İmam Ali bin Hüseyin’in (as) duânın, Allah’la konuşmanın ne şekilde olacağı ve O’nun dergâhına isteklerin nasıl arz edileceği hususunda İslâm ümmeti üzerinde eğitim hakkı olduğunu itiraf ediyor ve İmam ve öğretileri olmasaydı Müslümanlar Allah ile nasıl konuşacaklarını, hangi sözlerle dergâhından niyazda bulunacaklarını bilemeyeceklerdi, diyor… (28)

2.1. İnsan Hayatında Duânın Zarureti, Şiî Duâ Kültüründe Gizli Sır

Önceki Sayfa 1 2 3 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar