İslamî Görüşe ve Psikolojik Çalışmalara Göre Çocukların ve Ergenlerin Cinsel Eğitimi
Dr. Ali Naki Fakihî, Dr. Muhsin Şukufa Yekta, Ekrem Perend
Çeviri: Nurcan Altun
Öz
Cinsel eğitim, eğitim alanındaki önemli konulardan biridir. İnsanın şahsiyetinin nasıl şekil alacağı üzerinde önemli bir role sahiptir ve insanın düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını etkiler. Bu konu önemli olmakla birlikte, özellikle de bizim ülkemizde bu alanda yapılmış kapsamlı ve uygun programlar yoktur. Gençlerin çoğu cinsel bilgilere uygunsuz kaynaklardan ve yanlış yöntemlerle ulaşmaktadırlar ve bu konu hakkında yeterli bilgiye sahip değillerdir. Batılı ülkelerde de çeşitli cinsel eğitimlerin varlığıyla beraber, henüz ergenlerden çoğunun bu alanda gerekli bilgilere sahip olmadıkları görülmektedir. Bu makalenin hedefi İslam kültüründe ve psikolojik araştırmalarda uygun cinsel eğitimlerin hedeflerinin, usullerinin, içeriklerinin, üsluplarının ve faydalarının incelenmesidir. Bu makalede İslami metinler ve psikolojik çalışmaların geçmişi incelenerek cinsel eğitimlerin önemi ve zarureti, uygun yöntemleri ve kaynakları ve cinsel sapmaların önlenmesi konuları incelenmiş ve sonda cinsel eğitimler hakkında sonuç alınmaya çalışılmıştır.
Anahtar kelimeler: Cinsel eğitim, cinsel sapmalar
Giriş
Cinsel içgüdüler ve gelişmesindeki etkenler, kız ve erkek çocuğun cinsel motivasyonu, rolü ve nasıl karşılanması gerektiği gibi konular, tarihi elimizde olan Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi ilahi dinlerin izleyicileri arasında gündeme gelmiştir. Mevcut kaynaklara bakılarak cinsel eğitimle, özellikle de buluğ çağındaki ergenlere nasıl eğitim verileceğiyle ilgili farklı bakış açılarının ibraz edildiği söylenebilir. İnsanlar, onların başında da enbiya ve ulema, cinsel eğitime önem vermiş, özel bölümlerde üzerinde çalışmışlardır (İsmailî, 1381).
Aynı şekilde Kuran’da, hadiste ve ardından ahlak ve fıkıh kitaplarında, özellikle nikâh konusunda, muhtelif dönemlerde doğrudan veya dolaylı şekilde cinsel konular işlenmiştir. Günümüzde, Freud’dan Young’a, Adler’e, Herney’e, Führler’e ve Frankl’a kadar, psikologlar da cinsel konularla ilgili farklı konular ve görüşler ortaya atmışlardır (Fakihî, 1384).
Cinsel Eğitim ve Önemi
Her ergen, üremenin fizyolojisi ve anatomisiyle ilgili bazı noktaları öğrenerek bir tutuma sahip olur. Bu tutum onun gelecekteki cinsel davranışını etkiler. Üremeyle ve cinsel konularla ilgili bilgilerin cinsel davranış ve buna karşı tutum göz önünde bulundurularak hazırlanmış planlı programlar doğrultusunda öğretilmesine cinsel eğitim denir. İslamî bakış açısına göre cinsel eğitimin hedefi, cinsel konularla ilgili sağlıklı bir tutumun oluşturulması ve uygun bilgilerin anlatılmasıdır. Ayrıca ruhsal sağlık kazandıracak ve toplumsal uyumla sonuçlanacak öğretileri içermeli ve toplumsal uyumsuzluk ve ahlaki bozuklukları en az seviyeye indirmelidir (a.e).
Gerçekte İslamî açıdan cinsel eğitimin maksadı, kişinin buluğ yaşına geldiğinde cinsel konularda helal ve haramı birbirinden ayırabilmesini, karı-kocalık vazifeleri hakkında bilgi sahibi olmasını, başıboşluktan sakınmasını ve İslamî iffet kurallarını huy edinmesini sağlayacak şekilde eğitilmesidir.
Cinsel davranış ve motivasyon, içgüdüseldir ama çevresel faktörlerin etkisi altında tamamen doğal kalmaz ve başka yönlere kayar. Bu yüzden cinsel yaşamın gelişimini tamamlaması doğaya bırakılamaz ve doğru biçimde eğitilmesinden gaflet edilemez. Aksine istenilen hedeflere ulaşmak ve cinsel faaliyetlere yön vermek için çalışmak gerekir. Doğru yönlendirilmeyen ve belirli bir programın izlenmediği cinsel faaliyetler, beden ve ruh sağlığını tehlikeye atan sorunlar yaratır. Diğer taraftan çocuğun ergenlik ve gençlik yaşlarına kadar kendi haline bırakılması ve doğru eğitimin verilmemesi onu, insanın yaratılışının hedefi olan saadete ulaşmaktan alıkoyar. İmam Ali (a.s) edebe sahip olunmamasını ve doğru eğitimden mahrum olmayı bütün kötülüklerin sebebi olarak görmüş ve şöyle buyurmuştur: “Edepsizlik ve sahih eğitimden mahrumiyet, her kötülüğe sebep olur.” (İbn-i Ebi’l-Hadid, tarihsiz, s. 258)
Bu vasıfla ebeveynler, öğretmenler ve çocuk bakıcıları, doğrudan ve dolaylı eğitimlerle, çocuklarda ve ergenlerde cinsel bilgilerin ve kontrol becerilerinin, doğal gelişimle beraber artacağı bir ortam oluşturmalıdırlar. Böylece kendi istek ve iradeleriyle cinsel yanlışlardan kaçınabilmelidirler. Her dönemde değerler ve dinî kıstaslar öğrenilirken ve kontrol becerileri geliştirilirken doğru ve kâmil şekilde cinsel konuların eğitimi, kişileri kurtuluşa ve bozulmadan sakınmaya yönlendirir, toplumu ve genç nesli ruh sağlığına kavuşturur.
Psikolojik Araştırmalarda Cinsel Eğitimin Faydaları