Abdullah Bosnevî Efendi (ö. 1054/1644) ve “Sırr-ı Yakin” Risalesi
Özet
A
bdullah Bosnevî, Balkanlarda İslam kültürünün yayılması üzerine büyük etkisi olmuş hicri on birinci asrın âriflerindendir. Nazari irfan sahasında, içlerinde en önemlisi Füsus şerhi olan çok sayıda eserin sahibidir. Sırr-ı Yakin risalesini;
وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّى يَأْتِيَكَ الْيَقِين
“Yakine ulaşıncaya dek,Rabbine ibadet et.”
Ayet-i şerifesini tefsir etmek üzere kaleme almış, eserde makam-ı Ahmedi ve yakinin manalarından bahsetmiş ve yakinin ölüm manasına geldiği görüşünü reddederek Şeyh’in Menakıbu’l-Ârifin kitabındaki iddialı sözlerine istinat edip, yakini, kadimin müşahede-i aynı manasında tefsir etmiştir.
Mukaddime
Hayatımızın tüm boyutlarının yabancıların etkisi altında kaldığı ve yeni neslin, Batılı enformasyon ve medyanın hücumuna hedef olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bu şartlarda İslamî birikimin ihyası tahkik ve araştırma ehlinin en önemli vazifelerinden olmaktadır. Balkanlar bölgesi günümüz koşullarında diğer Müslümanlardan daha fazla siyasi, iktisadi ve kültürel sorunlarla ve iç savaşlarla karşı karşıyadır. Gerçi onların çoğu yazarı, Boşnakça, Sırpça, Hırvatça, Arnavutça gibi muhtelif Balkan dillerinde Balkanların ilmî ve dinî şahsiyetlerini tanıtan değerli araştırmalar gerçekleştirmişlerdir (Safvet-beg Basagic, Bosnjaci I Hercegovci u Islamskoj Knjizevnosti, Sarajevo, 1986, 82-90), ama bugünkü şartlar, Balkan Müslümanlarının dinî ve fikrî düşüncelerinin yeniden ihya edilmesine olan ihtiyacı diğer zamanlardan daha fazla hissettirmektedir (Bkz: Usûlu’l-Hukm fi Nizami’l-Âlem, yazarın mukaddimesi, s. 1).
Bosna Hersek’in fikrî şahsiyetlerinin en önemlilerinden biri, İslam akaidinin yayılması ve İslamî varoluşun müdafaasında önemli rol oynamış, Füsus şârihi olarak meşhur Şeyh Abdullah Efendi Bosnevî’dir. Tefsir ve İslamî irfan sahasında çok sayıda telifi vardır. İslam tarihi ve medeniyetine Avrupa’nın kalbinde altın sayfalar eklemiş, Bosnalı yeni Müslümanlar arasında dini tebliğ ve tespit etmede en büyük rolü üstlenmiştir. Bu şahsiyetin Farsçaya tercüme edilmiş en önemli eserleri arasında “Sırr-ı Yakin fi Tefsiri Kavlihi Teala: Va’bud rabbeke hattâ ye’tiyekel yakîn” risalesi vardır. Bu risale hicri on birinci yüzyılda yazılmıştır ve Prof. Reşid Hafızoviç’in lütfuyla görsel kopyası bu makalenin yazarlarına ulaşan eserin müellifin el yazısıyla olan tek nüshası Türkiye’de bulunmaktadır. Bu irfan-tefsir risalesinin önemi, Bosnalı yazarın çok güzel ve fasih bir nesri olması, İslam irfanının prensiplerine uygun yüksek muhtevaya sahip bulunmasındadır.
Abdullah Bosnevî Efendi’nin Hayat Hikâyesi
Abdullah Bosnevî Bayramî Osmanlı uleması arasında “Şârihu’l-Füsus” ve Bosna halkı arasında “Gâibî” olarak şöhret bulmuştur. Muhibbî Hulasatu’l-Eser’de, Hanecî el-Cevheru’l-Esnâ’da, Hayruddin Zerkelî el-A’lâm’da (el-A’lâm, c. 4, s. 101-102), Hacı Halife Keşfu’z-Zünûn’da (Keşfu’z-Zünûn, s. 1263) ve İsmail Paşa Bağdadî Hediyyetu’l-Ârifin’de (Hediyyetu’l-Ârifin, c. 1, s. 476) onun hayatının bir parçasını açıklamışlardır.
Hacı Halife, Keşfu’z-Zünûn kitabında onu “şârihu’l-füsus” olarak adlandırmıştır. Muhibbî Hulasatu’l-Eser’de onu Abdullah Rumî, Rum ulemasından ve hakku’l-yakîne vasıl olmuş meşhur büyüklerden biri şeklinde tanıtmıştır.
Kendisi Bosna’da doğdu. Mukaddime ilimlerini doğduğu şehirde, tefsir, hadis, fıkıh ve kelâm gibi yüksek ilimleri de İstanbul’da tahsil etti. Tahsilini tamamladıktan sonra Bursa’ya gitti. Orada dönemin ileri gelen, ikinci dönem Bayramî Melâmî şeyhlerinden Hasan Kabâdûz’a (ö. 1010/1601) intisap etti. Onun irşatları ile büyük manevî mertebelere nail oldu ve kendisini yetiştirdi. Bu arada Halvetî meşayi-hinden Şeyh Abdülmecit Halvetî’den de feyz aldı.
Abdullah Efendi, aklî ve naklî ilimlerin tamamında yüksek dereceye ve üst makama nail olmuş bir âlimdi. Rum’da doğmuş, orada büyümüş, büyük âriflerden istifade etmiş, hırka giymiş, Kur’an ilimlerini öğrenmiş ve tüm ilimlerde emsalleri ve çağdaşlarından üstün olmuştur. Hicri kameri 1046 yılında Medinetu’n-Nebi’yi ziyaret etti. Ünlü ârif Salim b. Ahmed Şeyhan bâAlevi Hüseynî’yi ziyaret etmek arzusundaydı. Ama o, Abdullah Efendi’nin Mekke’ye varmasından birkaç gün önce oradan ayrılmıştı. Abdullah daha sonra Mısır ve Şam’a gitti ve oraların ulemasıyla görüştü. Diğer İslam beldelerinde de şöhret buldu ve İslam devletlerinin büyükleri nezdinde yüksek mevki edindi.
Talebeleri arasında Şeyh Garsuddin Hüseyni, Şeyh Muhammed Mirza Dımeşki Sufi, Şeyh Muhammed Mekki Medeni ve Seyyid Muhammed İbn Ebi Bekr Kaud’a işaret edilebilir.
Bosnevi, çok sayıda telifi tanzim etti. Bunların en önemlileri ve en meşhurları şunlardır:
Şerhun ale’l-Füsûsi Muhyiddin Arabî, İbn Fârid’den el-Tâiyye’ye şerh, Garsuddin Hüseyni’den Şerh alâ Nazmi Meratibi Vücûd ve Cebelî, Risaletu fi Tafdili’l-Beşer ale’l-Melek.