İbn Esir, Nihaye’de şöyle yazıyor: Sıla’dan kasıt akrabalık bağı olanlara ihsanda ve iyilikte bulunmak, onlara karşı hoşgörülü olmak, onlarla uyum ve işbirliği içinde olmak ve vaziyetlerini göz önünde bulundurmaktır; uzak akraba olsalar ve kötü insanlar olsalar bile (a.g.e., s. 109).
Psikoloji metinlerinde de sıla-i rahimle ilgili birçok yapıya rastlanmaktadır. Başkalarıyla irtibat, sosyal ilişkiler ve türdeş sevgisi bunlara örnektir. Psikoloji alanında, samimi ilişkiler kapsamında yapılan bazı araştırmalar, bağlanma başlığı altındadır. Gerçekte sıla-i rahim kavramı, psikolojide başkalarıyla irtibat tanımıyla örtüşmektedir. Diğer bir deyişle sıla-i rahim, diğerleriyle samimi ilişki kurmak, sevmek, korumak ve aynı şekilde sevilmek ve korunmaktır ki rahim sayılan kişilerle irtibatta karşılık bulmaktadır. Söylenilmelidir ki irtibat kurulması İslȃm’da gerekli sayılan rahim, daha önce değinilen akrabalardan ibaret değildir. Hadis-i şeriflerde rahim kavramı genişletilmiş, evliyalar, öğretmenler ve müminler de bu kapsama dâhil olmuştur. Gerçekte dinî bakışa göre bir şekilde bir diğerinin üzerinde hakkı olan herkes rahim sayılır ve buna uygun bir irtibat kurmaları gerekir. İmam Rıza (a.s.), âl-i Muhammed’in (s.a.a.) akrabaları, İmamlar (a.s.) ve müminler üzerinde durmuş ve onların “Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının...” (Nisa/1) ayetinin karşılığı olduğunu, onlarla sıla-i rahim yapan kimselerin bunun sonucunda Allah’a yakınlaşacağını buyurmuştur (Meclisî, 1413, c. 71, s. 129, 93. hadis).
İslȃmî bakışı diğer bakışlardan, içinde de psikolojinin bakışından, ayıran şey kavramsal genişlik, mânevî ve irfanî boyuttur. Aynı şekilde İslȃmî bakışta sıla-i rahim, şer’i bir yükümlülük unvanıyla geçmekte ve kişinin Allah’la irtibatı da dikkate alınarak mukaddesleşmektedir. Şimdi İslȃmî ve psikolojik metinlere göre sıla-i rahmin insan yaşamındaki rolünü inceleyeceğiz.
İslȃmî Metinlerde Sıla-i Rahim
Âyetlerde ve hadislerde sıla-i rahimin üzerinde çokça durulmuş ve insanî değer taşıyan davranışların öğrenilmesi, insanî duyguların eğitilmesi, toplumsal birlik ve dayanışmanın geliştirilmesi, hayata dair umut düzeyinin yükseltilmesi ve akrabaların ruhsal sağlığına yardım etmesi üzerindeki rolü işlenmiştir. Aynı şekilde ömrün uzaması, rızkın çoğalması, belanın def edilmesi ve amellerin temizlenmesi de sıla-i rahimin faydaları arasında sayılmıştır (a.g.e., c. 68, s. 87-152).
Sıla-i rahim bireysel ve toplumsal olarak iki boyuttan incelenebilir: Bireysel açıdan sıla-i rahim, insanın fert unvanıyla duygusal ilişkilerine teveccüh etmesini sağlamaktadır. Kişiler arasında karşılıklı irtibat kurulduğunda temel sebepler gelişmekte ve daha geniş şekilde toplumu etki altında bırakmaktadır. Toplumsal açıdan da bir toplumun uzuvlarının ilişkileri, kan bağına dayalı akrabalık kökleri üzerine kurulduğunda, toplumun ortak hedeflere yönelik dikkati artacaktır. Bu yüzden kopma ve toplumun insanî hedeflerine ve ideallerine doğru birlikte hareket etmeme söz konusu olmayacaktır. Bu iki esas hem ilişkilerin genişlemesine, hem de toplumda bulduğu karşılığın yayılmasına zemin hazırlar. Bu irtibatın iki tarafında da yalnız kişinin toplumdaki konumu ihya olacaktır.
Allah Teâla sıla-i rahim hakkında Kur'ân-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Allah'a ibadet edin ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın.” (Nisa/36)
“Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.” (Nisa/1)
“Ve onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar… İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir.” (Ra’d/21-22)