Beşerî Bilimlerde Kur’an’ın Bilimsel Otoritesi ve Çağdaş İnsanın Zorluklarını Çözümlemedeki Rolü

04 December 2025 37 dk okuma 10 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 1 / 10

Prof. Dr. Muhammed Ali Rızâî İsfahânî[1]

Özet

Kökleri ayet ve Ehl-i Beyt (as) hadislerine uzanan Kur’an’ın Bilimsel Otoritesi konusu son yüz yıldır İslam mütefekkirlerinin odak noktası olmuştur.

Bu çalışmada Kur’an’ın bilimsel otoritesi üzerine uzmanların çoğunu işaret ettiği toplam 15 mana ve uygulaması resmedilmiştir.

Kur’an’ın bilimsel otoritesi aklî ve naklî birçok delile sahiptir ve nitekim Bakara suresi 185’te geçen ve devam eden هُدىً لِلنَّاسِ (Huden li’n-nâs) “İnsanlara yol gösteren, hidayeti, doğruyu ve yanlışı ayırt edip açıklayan Kur’an..” cümlesi buna işarettir.

Öte yandan Kur’an’ın bilimsel otoritesi modern dünyanın problemleri olan etnik ve mezhepsel bölünmeleri, nispeten cehalet sayılabilecek bilimsel zayıflığı, sömürgeciliği, insanların din ve dünyayı birbirinden ayrı görme olgusunu Müslümanlar için çözüme kavuşturacak bir konumdadır.

Bu makale tanımlayıcı, çözüm odaklı ve analitik bir şekilde kaleme alınmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kur’an, otorite, bilimsellik, modern zorluklar

Giriş

Kökleri ayet ve hadislere uzanan Kur’an’ın Bilimsel Otoritesi konusu; geçmişi, kavramsallığı, temelleri, görüşlerin nedenleri, alanları, sebepleri, sonuçları ve zorlukları gibi başlıklar altında incelenmekte ve bu makalede de bunlardan bazıları olan kavram, sebep ve sonuçlar üzerinde durulmaktadır.

1. Kavramsallaştırma:

  1. Kur’an, 114 sure ve 6236 ayetten oluşan Müslümanların semâvî kitabıdır.
  2. Bilim: beşerî öğretiler anlamına gelmektedir. Bu ise hem tecrübeye dayalı deneysel bilimler (insan ve doğa) hem de entelektüel, aktarılabilir ve sezgisel bilimlerdir. Ancak bu makalenin odak noktası (eğitim, siyaset, ekonomi, hukuk, yönetim, sosyoloji ve psikoloji gibi konuları içeren) beşerî bilimlerdir. Bazı uzmanlar beşerî bilimleri şu şekilde tanımlamıştır:

“Beşerî bilimler, insan eylemlerini ve hükümlerini, bunların etkilerini, sonuçlarını tartışan ve durumunu inceleyen disiplinlerdir. Ve başka bir deyişle: Bilim, insan iradesi ve bilinciyle gerçekleştirilen varlıklarla ilgilidir.”[2]

  1. Otorite ve mercîiyet: Mercîiyet “Re-Ce-‘A / رَجَعَ “geri dönmek” kelimesinin türevidir.[3] Ve özellik aşağıdaki anlamlara sahiptir:

İnsanların tavsiye almak veya sorunlarını çözmek için başvurdukları mütefekkir ve tecrübeli uzaman kişi. Merci-i taklîd[4] örneği gibi.

Bir konu hakkında gerekli bilgi ve birikime ulaşmak için başvurdukları referans ve kaynak kitapları gibi.

Dilbilgisinde, ‘zamirin atıfta bulunulduğu kelime’ anlamına gelir.[5] İngilizce sözlükler ‘authority’ kelimesini hem itibar edilen, güvenilen ve muteber yazar olarak tercüme etmişlerdir,[6] hem de bir şeye hâkim olmak, bir şeye hükmetme gücüne sahip olmak anlamları verilmiştir.[7]

Burada Kur’an’ın otoritesinden kastedilen şey, bu kitabın güvenilir ve yetkin bir kaynak oluşundandır. Bilim insanlarının bu bilgi kaynağını ‘hedefler, temeller’ vb. konuların yanı sıra başta beşerî bilimler olmak üzere çeşitli bilim alanlarında kullanabilmeleri anlamında tüm bilimlere atıfta bulunmakta ve Kur’an öğretilerine dayalı bilimleri yönlendirmek ve dönüşümün kaynağı haline getirmekte kullanırlar.

2. Kur’an’ın Bilimsel Otoritesinin Anlamları ve Uygulamaları

Kur’an’ın otoritesinin anlamlarının her biri, farklı otoritelerinin boyutlarından birini ifade edebileceği gibi bazen de iki veya daha fazla anlamı bir arada toplayabilir. Ayrıca otoritenin anlamlarından her biri, bir veya birden fazla bilgi alanında kullanılabilir.

2.1. Kaynak Oluşu

Bu yorumda, Kur’an’ın otoritesi şu anlama gelir: Öğretileri uzmanları için kanıt niteliğinde olduğundan Kur’an-ı Kerîm güvenilir bir kaynaktır. Diğer bir deyişle Kur’an ayetleri tek bir bilgide belgelenmiş ve kanıtlanmıştır.

Örneğin, Kur’an-ı Kerîm bazı ilimlerde doğrudan kaynak olabilir. İslam hukuku olarak adlandırdığımız fıkıh ilminin dört kaynağı olan kitap-sünnet-akıl-icma bu kaynaklara dayanılarak oluşturulur ve onlardan çıkarım yapılır.

2.2. İmza Yetkisi

Bu yorumda, Kur’an’ın otorite oluşu şu anlama gelir: bir bilginin sonuç ve öğretileri Kur’an’a yönlendirilip sunulur. Kur’an’a uygunsa ve Kur’an’ın herhangi bir ayeti o maddeye işaret ederse (veya muhalefet etmezse) kabul edilir, aksi takdirde reddedilmiş olarak kabul görür. Aynı şekilde hadisler hakkında da durum böyledir;[8] hadislerin muhtevası Kur’an’a sunulur ve yeri yoksa reddedilir.

Otoritenin bu anlamı örneğin ekonomi, hukuk vb. bazı konular hakkında da cereyan etmektedir.

Allâme Seyyid Fazlullah[9] örneğinde görüleceği gibi bazı müfessirler bu konuda hadislerin tartışmaya açık olması gerektiğini, her düşüncenin, fikrin, bilimin Kur’an’a sunulması gerektiğine ve eğer Kur’an’a aykırı ise terk edilmesi gerektiğini savunmuşlardır.[10]

2.3. Yargı Merciî

Bu yorumda, Kur’an-ı Kerîm’in hüküm verme ve hükmetme konusunda bilimsel bir yetki ve otoritesi vardır. İslam Peygamberinin uyuşmazlık ve ihtilaflar konusunda hüküm kaynaklarından biri Kur’an’dır ve ona göre hükmetmekle yükümlüdür.

Önceki Sayfa 1 2 3 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar