Beşerî Bilimlerde Kur’an’ın Bilimsel Otoritesi ve Çağdaş İnsanın Zorluklarını Çözümlemedeki Rolü

04 December 2025 37 dk okuma 10 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 10

Kur’an-ı Kerîm bir Arap edebiyatı şaheseridir ve tüm dünya tarihi boyunca edebiyatın zirvesi hep Arap edebiyatı olmuştur. Buna rağmen İslam öncesi Cahiliye döneminde parça parça dağınık şiirler vardı. Fakat edebî ilimler (sarf, nahiv, belâgat vb.) Kur’an’dan sonra ve onun bereketiyle başlı başına bir ilim olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, tüm edebî kurallar Kur’an’a uymalı ve bu Arap dilinin edebî zirvesine uyum sağlamalıdır.

2.11. İlimlerin Kaynağı Olmak

Bu yorumda ise Kur’an’ın otorite oluşunun anlamı şudur: Kur’an, ilimlerin doğuş noktasıdır. Merhum Allâme Tabâtabâî’nin ‘İslam’da Kur’an’ adlı eserinde aktardığına göre; Kur’ân-ı Kerîm bazı ilimlerin (tefsir ilimleri, hadis, tecvit vb.) doğrudan ortaya çıktığı kaynak olmuştur. Ayrıca dolaylı olarak Rical, Dirâye gibi hadis ilimleri ile alakalı branşların ve fıkıh ilkeleri vb. gibi çeşitli ilimlerin ortaya çıkmasına da vesile olmuştur. Aynı zamanda kadim zamanlardan beridir var olan (tıp ve astronomi gibi) mevcut ilimlerin gelişmesine yol açmıştır. Hal böyle olunca da Kur’an doğrudan ya da dolaylı olarak bilimsel referans ve otorite kabul edilir.[23]

2.12. Referans Otoritesi (İstihrâcî ve İstinbâtî)

Bu yorumda Kur’an’ın otorite oluşunun anlamı şudur: bir takım söylenen şeylerin bir kısmı Kur’an ayetlerinden alınmıştır. Örnek olarak Ehl-i Beyt (as) hadislerinin dayanağı Kur’an’dır. Bu konuda İmam Muhammed Bâkır (as) şöyle buyurmaktadır:

“Size ne zaman bir hadis söylersem, benden bu konu hakkında Kur’an’dan bir şahit getirmemi isteyin.”[24][25]

Öyleyse masum bir İmam veya Kur’an müfessirleri ayetlerden bir şey alıyor veya Kur’an’la bunu belgeliyorlarsa, Kur’an’ı bilimsel bir referans haline getirmiş oluyorlar.

2.13. Bilim İnsanlarının İlmî Açlığını Gidermek

Bu yorumda da Kur’an’ın otorite oluşunun anlamı şudur: Beşerî bilimler insanlığın bilimsel açlığını tam manasıyla gideremezler çünkü bilimin nicel, nitel, mekânsal ve zamansal sınırlamaları vardır ve hatta yanılma payı dahi çoktur. Ama Kur’ân-ı Kerîm bizleri Allah’ın sınırsız ilmine götürmektedir. O öyle bir kitaptır ki; hem zaman ötesi, hem de mekân ötesidir. Nitekim rivayetlerde şöyle geçmektedir: Hz. Ali (as) buyurmaktadır:

“Allah onu, âlimlerin susuzluğunu gideren pınar karar kılmıştır.”[26]

Feyz-i Kaşanî otorite ve yetkinliğin bu anlamından bahsetmiştir.[27]

2.14. Tedavi Ediciliği (İnsanın Acılarını İyileştirmesi)

Bu yorumda ise Kur’an’ın otorite oluşunun anlamı şudur: Kur’an, insanlığın çaresi olmayan dertlerine şifadır. Ayet ve hadislerde de belirtildiği gibi:

“Biz Kur’an’dan mü’minlere şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz.”[28]

Hz. Ali (as) şöyle buyurmuştur:

“Hastalıklarınızı onunla tedavi edin. Zorluklarınıza karşı ondan yardım isteyin. Çünkü o, küfür, nifak, azgınlık ve sapıklık gibi en büyük dertlere devadır.”[29]

Yine bu konuda Feyz-i Kaşanî Kur’an’ın yetkinliğinden bahsetmiştir.[30]

2.15. Kültürel Otorite (Paradigmasal)

Bu yorumda Kur’an’ın otorite oluşunun anlamı şudur: Kur’an-ı Kerîm ilimlerin kültürel altyapısını oluşturur. Kur’an, varlık ötesi bir gerçeklik olduğu için eğitimsel, politik, sosyal vb. sistemler üzerinde etkisi olan kültürel bir altyapı oluşturur. İslam kültürü, bilim ve medeniyetine genel bir yön verir. Bu nedenle bilimsel otoriteye sahiptir.

Örneğin Kur’an, birçok ayet-i kerimesinde tevhidi emreder ve onun bu prensibi tüm bilimsel sistemlerde de yakından müşahede edeceğimiz üzere oldukça etkilidir. Eğitimin, siyasetin, toplumun vb. şeylerin Allah’a yakınlaşmasına öncülük eder. İlahî iradenin her şeye hâkim olmasını sağlar. Zaten Kur’an’ın bilimsel sistemlerini beşerî sistemlerden ayıran da budur.

3. Kur’an’ın Bilimsel Otorite Oluşunun Gerekçe ve Delilleri

Kur’an-ı Kerîm, bilim de dâhil olmak üzere insanın tüm dünya ve ahiret işlerine rehberlik edip, yön veren İslam’ın ilk ve en önemli kaynağıdır.

Şimdi burada Kur’an’ın ilmî otoritesi olduğuna dair dinin içinden (naklî) ve dinin dışından (aklî) gerekçe ve delillere başvuracağız:

3.1. Naklî Nedenler ve Deliller

Kur’an’dan Örnek ve Deliller

Kur’an’ın bilimsel otorite oluşunun en önemli Kur’ânî gerekçeleri aşağıdaki gibidir:

  1. a) Kur’an’ın Gerçekliği:

Kur’ân-ı Kerîm hakikat kitabıdır. Yani içeriği doğru ve gerçeklerle birebir örtüşür.

ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ نَزَّلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّۜ

“İşte bu böyledir, gerçekleri içeren bu Kitabı Allah indirmiştir.”[31]

Kur’an haktır; dolayısıyla gerçeğe, akla, bilime, doğaya ve tecrübeye uygundur. Hal böyle olunca onun rehberliği daha kararlı ve güçlüdür:

اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْد۪ي لِلَّت۪ي هِيَ اَقْوَمُ

“Gerçek şu ki bu Kur’ân, insanları dosdoğru yola iletir.”[32]

Hâlbuki beşerî bilimler deneysel kanıtlara dayandığı için genellikle yanılma payları vardır. Bunların sahihliği ve gerçeğe uygunluğu ise kesin olarak ispat edilemediğinden, bilimsel referans olarak hakikatin kaynağı yani Kur’an ön planda olmak zorundadır.

  1. b) Kur’an’ın Furkan Oluşu (Hak ile batılı birbirinden ayırması):

تَبَارَكَ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلٰى عَبْدِه۪ لِيَكُونَ لِلْعَالَم۪ينَ نَذ۪يرًاۙ

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar