Beşerî Bilimlerde Kur’an’ın Bilimsel Otoritesi ve Çağdaş İnsanın Zorluklarını Çözümlemedeki Rolü

04 December 2025 37 dk okuma 10 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 10

“Gerçekleri içeren bu kitabı sana biz indirdik ki insanlar arasında Allah’ın gösterdiği yöntemle hükmedesin. Sakın hainlerin savunucusu olma.”[11]

Elbette hâkimler de ihtilaflarda Kur’an’a başvurmak ve ona göre hüküm vermekle yükümlü olduğundan, hüküm ve tahkimde Kur’an onların bilimsel dayanağıdır.

Allâme Seyyid Muhammed Hüseyin Fazlullah, kendi tefsirinde Kur’an’ın bu yetkisinden detaylı bir şekilde bahsetmiştir.[12]

2.4. Bilgiye Dayalı Referans

Epistemik referans olarak da adlandırabileceğimiz bu konuda, Kur’an’ın ilmî otoritesi yalnızca insan bilgisinin duyu ve akıl yolu ile sınırlı olmadığı anlamına gelmektedir. Bilakis vahiy ile sağlandığını gösterir.

Dolayısıyla bilimsel teoriler nasıl akıl ve tecrübeye dayalı olarak oluşturulup ispatlanabiliyorsa, Kur’an ayetlerinden de yola çıkılarak oluşturulabilir ve Kur’an’daki delil ve karinelerle sunulabilir.

Bu bağlamda Kur’an’ın bilimsel teorileri, doğa ve beşerî bilimler alanında şekillenmektedir.[13] Bu meseleye örnek olarak gökteki canlıların varlığı (Şura/29) veya kozmolojideki yedi gök betimlemesi ve ayrıca Kur’an’dan kaynaklanan beşerî bilimlerin bazı teorileri ileri kabul edilebilir.

2.5. Uygulamalı Kontrol ve Hâkimiyet (Kur’an’a Dönüş)

Bu yorumda, Kur’an’ın bilimsel otoritesi, Kur’an öğretilerinin insan hayatının farklı alanlarında geçerli kılınmasına dairdir. Yani ilim sahalarında Kur’an’ın amelî hükmü, toplumda da Kur’an’ın hâkimiyetine yol açmaktadır.

Kur’an’a dönüş (Kur’an’a yönelme/Rüc’u ila’l Kur’an) nazariyesi, Seyyid Cemaleddin Esedâbâdî’nin[14] ‘Kur’an raflardan indirilerek açılmalı ve bizzat Allah’ın dediği dinlenmeli’ kuramıdır. Merhum İmam Humeynî ve Ayetullah Hamaneî gibi bazı büyük şahsiyetler de buna atıfta bulunarak bu konuyu Kur’an’ın otoritesi olarak zikretmişlerdir.

Yetkinlik ve otoritenin bu manadaki anlamı, İslam Devrimi’nden sonra İran halkının sosyal-ekonomik-siyasal yaşam alanlarında belli bir ölçüde uygulanmış ve büyük bir dönüşüm de sağlanmıştır.

2.6. Cevap Verebilir Olmak

Bu yorumda, Kur’an-ı Kerîm’in bilimsel otoritesinin anlamı şudur: Kur’an günümüz insanının ihtiyaçlarına cevap verir. Ve her çağın yeni meseleleri ile ilgili olarak, Kur’an’ın bakış açısı elde edilmekte; fikir ve eylem ölçütü olarak kullanılmaktadır. Bu yorumda, Şehit Sadr’ın[15] Kur’an dışı tematik yaklaşımı kullanılmaktadır. Örnek olarak siyaset ilminin yeni mefhumlarından birisi olan demokrasi vb. yorumlar alınır ve Kur’an’la değerlendirilir. Bu yolla konunun tefsiri de Kur’an’ın görüşünü elde etmek için çıkarımsal olarak yapılır. Böyle bir yaklaşımda Kur’an bunu bazen reddedebilir veya kabul de edebilir veyahut şartlı olarak ve yeni bir biçimde (örneğin, Şura ve benzeri şeklindeki dini demokrasi…) olarak kabul edebilir.

Allâme Fazlullah da kendi tefsir kitabında Kur’an-ı Kerîm’in bilimsel otoritesine değinmiştir.[16] Aynı zamanda Ayetullah Seyyid Ali Hamaneî de kendi konuşmalarında bu manaya değinmektedir.

2.7. Bilime Yönelme

Bu yorumda, Kur’an’ın otorite oluşunun anlamı şudur: Bilimin temel ve hedefleri Kur’an’dan çıkarılır ve bu bilimler, Kur’an’dan etkilenir ve yönlendirilir. Buna örnek verecek olursak; eğitim bilimleri gibi modern beşerî bilimlerde eğitimin amaçlarını, ilkelerini, temellerini ve hatta eğitime engel olan unsurları Kur’an’dan çıkarmak mümkündür. Bu bilgiyi deneysel bulgularla birlikte kullanmak ve “disiplinler arası tematik yorumlama yöntemi”[17] veya tutarlı yöntemler kullanarak yeni bilim alanı açmak da mümkündür.

Bu konuyla alakalı Ayetullah Misbah Yezdî ve Ayetullah Hamaneî, “beşerî bilimlerin evrimi” başlığı altında Kur’an’ın bilime yön vermesinden sıkça bahseder.[18]

2.8. Rol Model Otoritesi

Bu yorumda ise Kur’an’ın otorite oluşunun anlamı şudur: Bilimler modellerini Kur’an’a göre belirleyebilirler. Örneğin eğitim modeli, siyasi sistem, ekonomik metotlar vb. Kur’an’dan alınmalıdır. İnsanın ideal ve arzu edilen aile modeli vb. öğretileri Kur’an’dan alması gibi ilim ve hatta genel kültür ve İslam medeniyeti de bu kalıpların ekseninde şekillenmelidir.

2.9. Açıklayıcı Otorite

Kur’an, meseleleri açıklayıp ve detaylandırmak için bilimsel bir referans hükmündedir. Çünkü Kur’an, meseleleri tarif eder (Nahl/89)[19] ve meseleleri detaylandırır (Yusuf/111).[20] Dolayısıyla Kur’an’ın genel ayetlerinden bir mesele açıklanmak istendiğinde yine başvurulacak otorite Kur’an’ın kendisidir. Kur’ân-ı Kerîm’in Kur’an’la tefsiri, ayetlerinin her şeyi ifade etmesi esasına dayanmaktadır, dolayısıyla kendi ayetlerinin de açıklayıcısıdır. Bu nedenle Merhum Allâme Tabâtabâî,[21] el-Mizan’ın mukaddimesinde Kur’an’ın Kur’an ile tefsiri meselesine Nahl suresi 89. ayet-i kerimeyi “تِبْيَانًا لِكُلِّ شَيْءٍ” “Her şeyin açıklayıcısı” delil göstererek başlamıştır.[22]

2.10. Edebî Otorite

Bu yorumda, Kur’an’ın otorite oluşunun anlamı şudur: Kur’an, edebî kaidelerin kaynağı ve doğruluk ölçütüdür.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar