Allâme S. Muhammed Hüseyin Tabâtabâî’nin Hayatı

04 December 2025 29 dk okuma 7 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 7

“1919 yılında dinî ilimler ve Arapça eğitimi almaya başladım ve 1926 yılına kadar metin okuma ile uğraştım. Bu yedi yıl zarfı içerisinde sarf alanında Emsîle, Sarf-ı Mîr ve Tasrîf ve nahivde Evâmîl, Nemuzec, Samediye, Sûyutî, Câmî, Mûğnî, el-Mutavvel kitabının beyanı, fıkıhta Şerh-i Lû’me, Mekâsîb, usulde Muallim, Kavânîn, Resâîl, Kifâye, mantıkt-ı Kûbra’da Şerh-i Şemsîyye Haşiyesi, felsefede Şerhû’l İşârât, kelamda Keşfû’l Murâd’ı okudum. İşte bu şekilde metin derslerini bitirmiş oldum.[4] Elbette henüz felsefe ve irfân için daha yolum vardı. Tabi eğitimimin başında, sadece sarf ve nahiv ile ilgilendiğim için tahsilime devam etmekle ilgili çok da hevesim yoktu. Zaten bu yüzden okuduğum her şeyi anlamadım ve bu şekilde dört yıl geçirdim. Ondan sonra, Allah’ın lütfu ve inayeti beni yakaladı ve değiştirdi. Artık kendimde tahsilimi kemale erdirmek için bir teveccüh ve heyecan hissetmeye başlamıştım. Öyle ki, o günden itibaren neredeyse on yedi yıl süren öğrenimimin sonuna değin, eğitim ve düşünme konusunda hiçbir zaman yorulmadım ve cesaretim kırılmadı. Öyle bir hale bürünmüştüm ki dünyanın çirkinliğini ve güzelliğini unuttum gitti, acı ve tatlı olayları bir tutmaya başladım, çevremde ilim ehli olmayanlar dışında herkesi tasfiye ettim. Yemek, uyku ve hayatın diğer gereksinimleri için lazım olan asgarî miktarla yetindim ve geri kalanını ders çalışmaya harcadım. Özellikle bahar ve yaz aylarında, geceyi gün doğumuna kadar çalışarak geçirdiğim ve hep yarınki dersi bir önceki gece çalıştığım zamanlar çok oldu. Herhangi bir sorunum varsa çözerdim ve sınıfa geldiğimde zaten öğretmenin ne söylediğinin farkındaydım ve öğretmene hiçbir zaman soru veya yapamadığım bir şey getirmedim.”[5] Seyyid Muhammed Hüsyin efendinin kendi beyanlarına göre eğitim yılı 17 sürmüş ve ilk başlangıcından itibaren Allın lütfuna mazhar olmuşlar. Bu sayede eğitim yılları tatlı cazibeli hale gelmiş öyle ki bir an bile kendini yorgun ve halsiz hissetmemiş. Aynı zamanda tüm lüzumsuz işleri kenara koyup dünyevi engelleri rahatlıkla aşmış.

 

Necef Yılları

Allâme Tabâtabâî kardeşi Seyyid Muhammed Hasan ile 1925 senesinde eğitimine devam etmek için Necef-i Eşref’e gittiler ve 1935 senesine kadar yani tam on sene burada ilim tahsil ettiler. Burada geçirdikleri yıllarda; Kumpânî adıyla tanınan Ayetullah Şeyh Muhammed Hüseyin Garevî İsfehânî, Ayetullah Mirza-i Nâinî, Ayetullah Seyyid Ebû’l-Hasan-i İsfehânî, Ayetullah Seyyid Muhammed Hüccet Kûhkemereî, Ayetullah Seyyid Hüseyin Bâdkubeî, Ayetullah Seyyid Ebû’l-Kasım Hansârî, Ayetullah Hacı Mirza Ali İrevânî, Ayetullah Mirza Ali Asger Melikî, Ayetullah Merhum Seyyid Abdulgaffâr Mâzenderânî ve nihayetinde büyük arif Ayetullah Seyyid Ali Gâzî Tabâtabâî’nin öğrencileri oldular.

Allâme Tabâtabâî Necef’te bulunduğu dönem için şunları not düşmüştür:

“1925 yılında tahsilimi tamamlamak için Necef’e gittim ve merhum Ayetullah Şeyh Muhammed Hüseyin İsfehânî’nin derslerine katıldım. Yaklaşık altı sene süren özel alan uzmanlığı usul dersleri ve dört sene de alan uzmanlığı fıkıh derslerini kendilerinden aldım.

Aynı şekilde sekiz sene Ayetullah Nâinî’nin fıkıh derslerine iştirak ettim ve yine kendilerinden bir dönem usul dersleri aldım. Bu dönem içerisinde merhum Ayetullah Seyyid Ebûl-Hasan-i İsfehânî’nin yanında yine alan uzmanlığı fıkıh dersleri gördüm.

Ricâl ilmini öğrenmek için merhum Ayetullah Hüccet Kûhkemereî’den konuyla alakalı tüm dersleri aldım. Felsefede de dönemin büyük filozof ve bilgesi olarak tanınan merhum Seyyid Hüseyin Bâdkubeî’den bu ilimleri öğrenmeyi başardım. Bu büyük insanın yanında öğrencilik yaptığım altı yıllık zaman zarfında Sebzevârî’nin manzumesini, Molla Sadrâ’nın Esfâr ve Meşâir’ini, İbn Sinâ’nın Şifâ adlı külliyatını, Aristoteles’in Teoloji kitabını, İbn Tûrke’nin Temhid-i Kavâîd ve İbn Miskeveyh’in ahlak kitabını okudum.

Rahmetli Bâdkubeî, eğitimime duyduğu büyük ilgiden dolayı, beni muhakeme tarzına alıştırmak ve felsefi zevkimi güçlendirmek için bana matematik öğretmemi buyurdu. Bu büyük âlimin tavsiyesi ile de merhum Seyyid Ebû’l-Kasım Hansârî’den, muhakeme aritmetiği, astroloji, geometri ve cebir muhakemesi dersleri aldım.”[6]

Allâme Tabâtabâî, matematik ve geometri konusundaki ustalığı nedeniyle tasarım ve mimarî alanında da özel bir uzmanlığa sahipti. Nitekim Kum’daki Hüccetiye ilahiyât medresesinin plan ve tasarımı da kendisi tarafından yapılmıştı.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar