Bu makalede Allame’nin el-Mizan‘daki varsayımları olarak
belirtilenler, kendisini geçmiştekileri kabul ve uygulamaları vasıtasıyla
eleştiri konusu yaptığı şeyler değildir. Bu varsayımların onun tarafından
uygunsuz varsayımlar olarak nitelenenlerden farkı, kendininkileri Kur’an’ın
metni ve batnından almış olmasındadır. Buna ilaveten Allame Tabatabaî, mananın
belirgin olduğuna inanması, müellifin ya da konuşanın amaçladığı anlamın hasıl
olacağını mümkün görmesi ve göreceliliğe karşı çıkması bakımından yeni
hermenötik ve nesnelcilik geleneklerine mensuptur. Bu hermenötiğe göre: a) Sözü
söyleyen ve metnin yazarı kendi muradını lafızlar ve lafzî terkipler yoluyla
açıklar. Lafızların anlamlara delaleti lugattaki duruma, diyalogun akılcı ilke
ve kurallarına, iletişime tâbidir. Bu usülün yanlışlanması metnin anlaşılmasına
halel getirecektir. b) Anlama, metin ve müellif eksenli bir eylemdir. Sonuç
itibariyle yorumcunun önyargısının yersiz uygulanması anlama eylemine hasar
verecek ve böyle bir tefsir de reyle tefsir olacaktır. c) Tefsirde görecelilik
kabul edilemez. Yani doğru anlayışı yanlış olandan ayırt etmek ve kesinlik için
kriterimiz bulunmadığı ve hakiki anlayışın hakiki olmayan anlayıştan ayırt
edilemeyeceği, dolayısıyla da bir metinden çıkartılan çeşitli anlayış ve
yorumların eşit derecede makbul olduğu doğru değildir. d) Allah’ın sözünde özü
itibariyle belirsizlik bulunduğu ve aşikâr bir mananın olmadığı faraziyesi
kabul edilemez. Çünkü hikmete aykırı, akıl dışı ve bir tür kasdı reddeden iş olur.
Buna göre temel, metnin anlamını ve hikmetli müellifin isteğini yorumlamak
olmalıdır. Müfessirin rolü de metindeki ve ona gömülmüş anlamdaki gizli sırları
keşfedip açığa çıkarmaktır, müellifin istemediği anlamı üretmek değil. Son
olarak denebilir ki, Allame, kendi tefsirinde, çağdaş aydınlanmacı edebiyatta
“dinin geleneksel okuması” adı verilen dinî metinlerin yaygın ve bilinen
anlayışındaki mevcut prensiplere bağlıdır.
Kaynaklar
Cevadî Âmulî, Abdullah, 1387, Menzelet-i Akl der Hendese-i Ma’rifet-i Dinî, üçüncü baskı, Kum, İsra.
Couzens Hoy, David, 1371, Halka-i İntikadî, terceme: Murad Ferhadpur, Tehran, Ruşengeran ve Gil.
Emid Zencanî, Abbas Ali, 1385, Mebanî ve Reveşhâ-yi Tefsir-i Kur’an (Reveşşinasi-yi Tefsir-i Kur’an), beşinci baskı, Tehran, Vezaret-i Ferheng ve İrşad-i İslamî.
Eşrefî, Emir Rıza, 1387, “İlahî buden-i Metn-i Kur’an ez Menzer-i Allame Tabatabaî ve Nakş- An der Tefsir-i el-Mizan”, Kur’anşinaht, sayı 1, s. 85-130.
Evsî, Ali, 1381, Reveş-i Allame Tabatabaî der Tefsir-i el-Mizan, terceme: Seyyid Hüseyin Mir Celilî, Tehran, Şirket-i Çap ve Neşr-i Beynelmilel.
Fahru Razi, Muhammed b. Ömer, hicri kameri 1411, Tefsiru’l-Kebir (Mefatihu’l-Ğayb), Kum, Mektebetu’l-A’lami’l-İslamî.
Gadamer, Hans-Georg, 2006, Truth and Method, tr. by Joel Weinsheimer and Donald G. Marshall, gözden geçirilmiş ikinci baskı, London&New York, Continuum.
Hirsch, E. D., 1967, Validity in Interpretation, New Haven and London, Yale University Press.
Hoî, Seyyid Ebukasım, hicri kameri 1390, Mu’cemu Ricali’l-Hadis, Necef, Mektebetu’l-Haydariyye.
Hoî, Seyyid Ebukasım, 1383, el-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, terceme: Seyyid Cafer Hüseynî, Kum, Daru’s-Sakaleyn.
Hosrovpenah, Abdulhüseyin, 1388, Mesail-i Cedid-i Kelamî ve Felsefe-i Din, Kum, Merkez-i Beynelmilelî-yi Terceme ve Neşr-i el-Mustafa.
Hürr Âmulî, Muhammed b. Hasan, hicri kameri 1409, Tafsilu Vesaili’ş-Şia, Kum, Müessese-i Âl-i Beyt (a.s).
Kerimî, Mustafa, 1383, “Alaka-i Ma’na-yi Metn be Müellif”, Hovze ve Danişgah, sayı 39, s. 41-66.
Misbah, Muhammed Taki, 1391, “Reveş-i Tefsirî-yi Allame Tabatabaî”, Ma’rifet, sayı 180, s. 5-14.
Müctehid Şebüsterî, Muhammed, tarihsiz, Nakdî ber Kıraat-i Resmî ez Din, Tehran, Tarh-i Nov.
Rustaâzâd, Said, 1390, “Caygah-i Akl der Tefsir-i el-Mizan”, Nakdu Nazar, sayı 62, s. 141-168.
Sadru’l-Müteellihin, 1371, Mefatihu’l-Ğayb, terceme: Muhammed Hacuyî, Tehran, Mevla.
Tabatabaî, Seyyid Muhammed Hüseyin, 1383, Şia der İslam, tashih: Muhammed Ali Kuşa, üçüncü baskı, Kum, Kuds-i Rezevî.
Tabatabaî, Seyyid Muhammed Hüseyin, 1390, Tefsiru’l-Mizan, terceme: Seyyid Muhammed Bakır Musevî Hemedanî, Kum, Camia-i Müderrisin.
Tabatabaî, Seyyid Muhammed Hüseyin, tarihsiz, Kur’an der İslam, Kum, Camia-i Müderrisin.
Vaizî, Ahmed, 1389, Deramedî be Hermenötik, Tehran, Pejuheşgah-i Ferheng ve Endişe-i İslamî.
Vaizî, Ahmed, 1392, Nazariyye-i Tefsir-i Metn, ikinci baskı, Kum, Pejuheşgah-i Hovze ve Danişgah.
Zerkanî, Muhammed Abdulazim, hicri kameri 1408, Menahilu’l-İrfan fi Ulumi’l-Kur’an, Beyrut, Daru’l-Fikr.
Zerkeşî, Bedruddin Muhammed b. Abdullah, hicri kameri 1408, el-Burhan fi
Ulumi’l-Kur’an, Beyrut, Daru’l-Fikr.
* Lafızla belirtilmeyen ve akılla bilinen karine. (çev)