5. Her türlü tağuti model (ve rejimden) sakınmak
6. Kuran-ı Kerim'de de buyrulduğu üzere; Toplumsal emniyet:
" فَلْیَعْبُدُوا رَبَّ هَذَا الْبَیْتِ الَّذِی أَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَآمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ"
"Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Ev'in (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsinler."
7. Refah ve fakirlikle mücadele
8. Dünya saadeti
9. Ahiret saadeti
b) İnançtaki Ortak Paydalar
1. Tevhidi inançta ortaklık,
2. İslam Peygamberi'nin (s.a.a) genel ve özel nübüvveti konusunda ortak inanç,
3. Mead, kıyamet günü ve hesap gününe olan inanç,
4. Kur’an'ın hak olduğuna ve onunla amel etmenin gerekliliğine inanç,
5. Sünnetin doğruluğu, lüzumu ve onunla amel etmenin gerekliliğine inanç,
6. Allah Resulü'nün vasiyetinde yer alan mütevatir Sekaleyn Hadisi doğrultusunda Ehl-i Beyt'e (a.s) inanç,
7. Hz. Peygamber'in (s.a.a) ashabına, evliliklerine, akraba ve salih ve müminlerden oluşan Ensar ve Muhacir'e inanç,
8. Meleklere ve semavî kitaplara inanç,
9. Kâbe'nin kıble oluşuna ve ona doğru namaz kılmaya inanç,
10. İlahî şiarların yüceltilmesi,
c) İbadetteki Ortak Paydalar
1. Namaz kılmak özellikle de cemaatle,
2. Hac, her sene kulluğun göstergesi olarak görkemli bir şekilde yerine getirilen amel,
3. Ramazan ayı orucu,
4. Malın zekâtı,
5. Allah yolunda küçük ve büyük cihad etmek,
6. Emr-i bi'l ma'ruf ve nehy-i ani'l münker'in gerekliliği,
7. Birçok müstehap ve mekruh amel,
d) İslam Hukukundaki Ortak Paydalar
Haram, helal, müstehap, mekruh ve mubah olarak İslam mezhepleri arasında ortak beş ana başlık altında toplanan ahkâm konularında genellikle ihtilaf yoktur. Tıpkı içki içmek, kumar oynamak, zina etmek, her türlü ahlaksızlık, zulüm, şirk, anne-babaya kötü davranmak, faiz, yetim malı yemek ve bunun gibi onlarca mezhepler arası ihtilafsız diğer hükümler.
1. İstidlal Kaynaklarında Ortak Paydalar
Kur’an, sünnet ve icm'a tüm İslam mezhepleri arasında kabul gören ortak paydalardandır. Akıl konusunda ise yine ortak bir fikir birliği vardır. Her ne kadar Ehl-i Sünnet sedd-i ziray'a, kıyas ve istihak'ı kullansa da Şiiler de ‘hüsn ü kubh-i akli'yi kullanmaktadır. Zaten bu da büyük bir ihtilaf sayılmamaktadır. Elbette bu bir detay olarak görülse de ilmî açıdan bir sonuca varılmak istenildiğinde farklı ve çeşitli görüşlerin ortaya çıkmasına neden olduğunu bu şekilde Müslümanları zorluk ve sıkıntıdan kurtardığını görmekteyiz. Bunun da hiçbir mahzuru yoktur. Zaten bu tür ihtilaflar bütün ilim ve branşların gelişimine ve yeni eserlerin ortaya çıkmasına yardımcı olmaktadır.
Aynı şekilde sünnet konusunda da mezhepler farklı görüşlere sahiptirler. Şii ekolü sünnetin içerisine Ehl-i Beyt (a.s) İmamlarının da buyruklarını eklemekte ve Ehl-i Sünnet de sahabenin söz ve amellerini bu konunun içerisinde saymaktadır. Bazıları ise sünneti yalnızca Hatemü'l Enbiya'nın (s.a.a) kavl, fiil ve takriri ile sınırlamıştır.
Kur’an da hepimiz için hüccet ve delil sayılmaktadır; ama onun tefsir, tahlil ve tevilinde farklı metotlar kullanılmakta ve bunun neticesinde de verilen fetvalarda ihtilaflar görülmektedir.
İlahî istek ve kelamının anlaşılması için yapılan bu farklı ilmî işlerin adına içtihat ve tevil denilmektedir. Bu ilimde yapılan hata yine de sevapla karşılık bulurken doğru sonuca ulaşmak iki sevabı kendisiyle içtihat sahibine getirmektedir. Bu da İslam dininin ne denli geniş ve yüce olduğunun bir göstergesidir. Ayrıca bu farklılıkların görüş sahipleri arasında gevşemeye, ayrılığa ve düşmanlığa neden olmaması gerekmektedir.
Farklı İslam mezhepleri arasında olan ortak paydalar o denli çoktur ki; bunu bir ya da bir kaç makalede hatta bir kitapta toplamak imkânsızdır. Ortak binlerce fıkhî hüküm ve usulî mesele vardır. Ortak binlerce tefsir, akait konusunun, dünya ve âhiret ile ilgili meselelerin, ibadî, siyasî, ruhsal, fiziksel, içtimaî ve ferdî konuların, maddî ve manevî hususların hepsinin ama hepsinin ortak ve benzer yönleri vardır. Bunların hepsi Kur’an ve sünnetten yararlanılarak ortaya konulmuş ve insanların fıtrî ve aklî olarak doymasına neden olmuştur.
Acaba bunca ortak paydaya rağmen farklı İslam mezheplerinin fikir ve kanaat önderlerini bir saf içerisinde, bir cephede ve bir çatı altında görmemek ne denli doğrudur? Müslümanlar arasında samimiyet ve dostluk pekiştirilmeden bazı bencil ve içerisinde Allah korkusu olmayan, takvadan yoksun, dış mihrakların fitne tohumlarını ekmekle görevli, savaş tamtamları çalan, tekfircilerin ve Müslümanların kanının dökülmesini mubah sayan bu insanların önü kesilebilir mi?
2. Müslümanlar Arasındaki Kardeşliğin Din İçerisinde Var Olan Emirleri
Her ne kadar akıl, aynı inanç ve yol üzerinde olan insanların dostluğu için yeterli ve en önemli unsur olsa da hâlâ içlerinde şüphe ve kaygı olanlar için hem Kur’an-ı Kerim, hem de Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt'ten gelen hadisler doğrultusunda onların içinde olan sıkıntıyı giderebilir ve bu dostluğu pekiştirebiliriz.
1. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: