2- İlahi İrade Ve Determinizmin Reddi

04 December 2025 53 dk okuma 14 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 14 / 14

Sözkonusu üç kitabında ilahi meşiyet ve nedensellik meselesinden bahsederken, görünüşte, bir yandan İbn Rüşd'ün determinizminden, diğer yandan Eş'arilerin okasyonalizminden öğeleri zihninde taşıyordu.” Bu bakımdan Aquinas, çeşitli kitaplarında ve muhtelif yerlerde Eş'arilerin fikirlerini yanlışlar başlığı altında inceleyip eleştiriyordu. Dinsizlere Karşı kitabında 69. bölümün üçüncü kitabının birinci paragrafında “Hiçbir yaratılmışın doğal hadiselerin ortaya çıkmasında etkin rolü bulunmadığını düşünenlerin hatası”ndan bahsederek bu kitabın 65. bölümünde onları Müslüman kelamcıların belli bir kesimi olarak tanıttığını söyler. Yine başka bir yerde “Tüm fiilleri Tanrıya nispet edenlerin hatası”ndan sözeder. Diğer bir yerde şöyle der: “Söylediğim gibi, iki yönlü hata reddedilmektedir. Birinci hata, Muhammed'in (s) şeriatına göre, İbn Meymun'un onlara nispet ettiği şekliyle (Delalet, üçüncü konuşma, bölüm 25) ateşin serinletmek yerine yakmasının yegane sebebinin Tanrının iradesinin böyle gerçekleşmesi olduğuna inanan kelamcı grubuna aittir.”

Dolayısıyla Aquinas birkaç yerde, Tanrının doğrudan etkisi, suret-i nev'i reddetme ve doğal sebepleri inkar itikadından Müslüman kelamcıların hatası olarak bahseder. Hakikati Arayış kitabı İbn Rüşd ve Aquinas'a karşı tutarsızlık öne sürdüğünden -kitabın önsözünün ilk sayfasından anlaşıldığı gibi-; her eylemi karşı bir eylem ve her tarafın ifratını da karşı tarafın daha yüksek tefriti izleyeceğinden Malebranche'ın Aristo karşıtlığında, Aquinas'ı hatalı görmekle kalmayıp en tehlikeli yanlış şeklinde niteleyecek başlıklar kullanmasını beklememiz gerekirdi. Zaten bunu da yaptı. Kitabının altıncı babında üçüncü bölümün başlığı şöyledir: “Eskilerin felsefesindeki en tehlikeli hata”. Burada kastettiği, Meşşai felsefe ve akademidir. Tehlikeli hatadan muradı da, bu felsefenin, ikincil sebepler ve nev'i suretler için düşündüğü tesirdir. Bu neden şöyle der: “Geçmişteki filozoflar aleyhindeki hakikatleri açıklıkla tespit etmem ve yalnızca bir tek hakiki sebep bulunduğunu özetle ortaya koymam gerekir. Bütün şeylerin zâtı ve kuvveti, Tanrının iradesinden başka bir şey değildir. Hiçbir doğal sebep hakiki sebep değildir. A

Önceki Sayfa 12 13 14 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar