2- İlahi İrade Ve Determinizmin Reddi

04 December 2025 53 dk okuma 14 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 13 / 14

Görüldüğü gibi, Delaletu'l-Hairin kitabı, 12 mukaddimede Müslüman kelamcıların, özellikle de Eş'arilerin görüşlerini açıklamaktadır. Bu konuda Macid Fahri şöyle der: “Aquinas, kelamcıların okasyonalizmi hakkındaki bilgisini, tamamen vakıf olduğu Delaletu'l-Hairin kitabı yoluyla elde etti. Nitekim bu mevzu Dinsizlere Karşı kitabında açıkça ortadadır. Aquinas'ın cümlesindeki “Loquentes” kelimesi, Delaletu'l-Hairin kitabında inançları zikredilen kelamcılara işaret etmektedir. Delaletu'l-Hairin'nin Arapça metninde kullanılmış kelamcılar İbranice tercümede “Meddebberim” şeklinde çevrilmiştir. Gilson, İbranice'den Latince'ye tercümede geçen “Loquentes”ten muradın, Aquinas'ın ifadesinde sadece Eş'ariler olduğuna inanmaktadır.”

Wolfson'ın Aquinas'ın çeşitli kitaplarından alıntıladığı cümleler bu iddiayı bütünüyle destekler: “Aquinas, bir şeyi sadece Tanrının mı varedebileceği konusunu tartışırken Latince'de “positiones” (konumlar) adını verdiği bazı durumlar saydı. Bu, İbn Meymun'un mukaddime adını koyduğu 12 şeyin aynısıdır: “Birinci konum, Tanrının herşeyi vasıtasız gerçekleştirdiğidir. Şöyle ki, başka hiçbir şey bir şeyin sebebi değildir. Bu görüşün temsilcileri der ki, ateş sıcaklık üretmez, bilakis bunu yapan Tanrıdır. El kendisini hareket ettirmez, aksine onu hareket ettirenTanrıdır.” Bu, İbn Meymun'un aktardığı sözün ta kendisidir: Ateşin yakması gerçeğinin sadece bir âdet olduğu, tabiat kanunu olmadığını söylerler. Yahut derler ki, kalemi oynatan elin hareketi, elde yaratılan bir arazdır.”

Malebranche'ın da ateş ve el örneklerini kullanması dikkat çekicidir. Özellikle elin hareket etmesi misalinden defalarca yararlanmıştır. Aynı şekilde Aquinas, aşağıdaki konumları da kelamcılara nispet eder:

1. Bütün suretler, İbn Meymun'un sekizinci önermesine karşılık gelen arazdırlar. Bir şeyin cevher ve arazdan başka varlığı yoktur. Doğal suretler de arazdır.

2. Hiçbir araz, İbn Meymun'un sekizinci önermesine (araz, iki zaman baki kalmaz) bütünüyle eşit olması durumunda devam edemez.

3. Evrenin Tanrı aracılığıyla korunma ve idare edilmeye ihtiyaç duyduğuna inanmanın mümkün olması nedeniyle herşeyin sürekli yaratılan araz olduğuna inanırlar. Bu da yine İbn Meymun'un sözüne tamamen uygundur.

Bundan dolayı Aquinas, İbn Rüşd ve İbn Meymun'un sahip olduğu bütün o destekle onlar aracılığıyla Eş'arilerin fikir ve inançlarından nispeten ayrıntılı bilgiyi kendi kitaplarında zikretmiştir. Malebranche, İbn Rüşd ve İbn Meymun'un eserlerini okumamış bile olsa (ki gerçekte okumuştur), Hıristiyan bir kelamcı olarak Aquinas'ın kitaplarını kesinlikle okumuş ve Eş'arilerin görüşlerinden bu yolla haberdar olmuştur.

2) Malebranche, Eş'arilerin inançlarını okuyor ama onları saçma mı buluyordu?

Burada Gilson'ın söz ve iddiasının ikinci kısmını ele alacağız. Bu sorunun cevabı, geçmişteki bahislere bakıldığında tamamen açıktır. Malebranche'ın ve Eş'arilerin fikirlerine hakim olan aynı saik ve ruh, Tehafütü'l-Felasife ve Hakikati Arayış kitaplarında izledikleri ortak hedef bize bu sorunun cevabının olumsuz olduğunu söylemektedir. Buna ek olarak, ardından gelen kimi şahitler de meseleyi fazlasıyla teyit etmektedir.

İbn Rüşd ve talebesi İbn Meymun'un, muallim-i evvel Aristo'nun felsefesiyle hiçbir şekilde bağdaşmayan Eş'arilerin inançlarını reddettiğini ve alaycı biçimde andığını gördük. İbn Rüşd onu sofista, aklın inkarı, çelişkili ve kuruntu saymaktadır. İbn Meymun da Eş'arilerin itikadını naklettikten sonra şöyle der: Ben, bu görüşler konusunda akıllı herkesle aynı fikirde olarak diyorum ki, acaba insanları alaya aldığınız gibi Allah'ı da mı alay konusu yapıyorsunuz? Bu sözler gerçekten alaycılıktan başka bir şey değildir.” Kesin olan şu ki, Aquinas da Aristo'ya tüm hayranlığıyla, tıpkı İbn Rüşd ve İbn Meymun gibi, Eş'arilerin itikadını komik ve akla aykırı buluyordu. Macid Fahri'nin görüşüne göre, “Tabiatın reddedilmesi meselesi Aquinas'ı, Gazali'nin ve onun metafizik bitişiklik tasavvurunun fikri ecdadı olan Eş'arilerle zehirli bir polemiğe girmeye zorladı. Dinsizlere Karşı, Tanrının Kudretine Dair, İlahiyat Külliyatı gibi kitaplarında ve başka pek çok yerde bu polemik görülebilir.”

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar