Bu araştırma, hedef açısından yapısal araştırmalar türüne giren bir tahkiktir. Yöntem bakımından ise keşif araştırmaları kategorisindedir. Çünkü keşif araştırmalarında asıl hedef, hakkında gerekli bilgi ve veri bulunmayan durumu tanımaktır. Burada araştırmacı, tahkik konusu mevzuyu daha iyi anlayabilmek için yardımına başvuracağı malumatın peşine düşer. Bu incelemede şu sorunun cevabı aranacaktır: “Çok boşanan” yakıştırmasıyla ilgili rivayetlerin senet ve muhtevası hangi kritere göre muteber sayılmaktadır? Bu soruya cevap verirken önce haberi veren Sünnî ve Şiî rivayetler, sonra da onların senetleri incelenecek ve nihayet rivayetlerin anlamları naklî ve aklî delillerle değerlendirilecektir.
1. Şiî rivayetler
Şiî rivayet mecmualarında yapılacak araştırmada İmam Hasan'ın (a) “çok boşanan” biri olduğuna dair rivayetler Şia'nın meşhur ve muteber eserlerinde görülecektir. Bu rivayetlerin geçmişi Hicrî üçüncü ve dördüncü yüzyıla dayanmaktadır. Şia'nın kadim eserleri olan Mehasin, Kâfî ve Deâimu'l-İslam kitaplarında bu rivayetlere yer verilmiştir:
Yazarın araştırmasına temel oluşturan, bu rivayetleri aktaran elimizdeki en eski eser olarak Mehasin'dir. Bu kitapta Berkî (Hicrî 274-282), kendi senediyle Abdullah b. Sinan aracılığıyla İmam Sâdık'tan (a) şöyle nakleder: Bir adam Emirulmüminin'in (a) yanına geldi ve dedi ki: “İstişare etmek istiyorum. Hasan, Hüseyin ve Abdullah b. Ca'fer kızıma talip oldu. [Onlardan hangisini kızıma eş olarak seçeyim?]” İmam şöyle buyurdu: “İstişare konusu yapılan şey güvenilir olandır. Bil ki, Hasan çok boşanıyor. Kızını Hüseyin'in nikahına ver, o daha iyi.” (Berkî, 1371, c. 2, s. 601).
Ondan sonra Kuleynî (Hicrî 329) Kâfî'de iki rivayet nakletmiştir:
Birinci rivayet Mehasin'in rivayetine benzemektedir. Abdullah b. Sinan İmam Sâdık'tan (a) nakleder: İmam Ali (a) minberde şöyle buyurdu: “Hasan'a kız vermeyin. Çünkü mıtlak [çok boşanan] biri o.” Hemdan'dan bir adam ayağa kalktı ve dedi ki: “Allah'a yeminle, kızlarımı onunla evlendireceğim. Çünkü o Allah Rasülü'nün (s) ve Emirulmüminin'in (a) evladı. (Tercih onun) dilerse hanımını yanında tutar, istemezse boşar.” (Kuleynî, 1407, c. 6, s. 56).
İkinci rivayeti Yahya b. Ebi'l-Alâ İmam Sâdık'tan (a) naklediyor: “Hasan b. Ali (a) elli kadın boşadı. Ali (a) Kufe'de minbere çıktı ve dedi ki: ‘Ey Kufeliler, Hasan'a kız vermeyin. Çünkü o mıtlak biri.’ Bu sırada bir adam ayağa kalktı ve dedi ki: Allah'a yeminle, kızlarımı onun hanımı yapacağım. Zira o, Allah Rasülü'nün (s) ve Fatıma'nın (a) çocuğu. Hoşuna giderse yanında tutar. Hoşlanmazsa boşar.” (A.g.e., c. 6, s. 56).
Kadı Nu'man Mağribî (Hicrî 363) üçüncü Şiî râvi ve dördüncü rivayeti nakledendir. Deâimu'l-İslam kitabında şöyle yazmıştır: İmam Ali (a) Kufelilere hitaben şöyle buyurdu: “Hasan kız vermeyin. Çünkü o mıtlak biri.” (Kadı Nu'man, 1385, c. 2, s. 285).
Sonrakiler, öncekilere ait bu üç kitaptan istifade ile sözkonusu dört rivayeti rivayet mecmualarına almıştır. Onların en önemlileri de tarih sırasıyla şöyledir: İbn Şehrâşûb Mazenderanî, Menakıbu Âli Ebi Talib'te (a) (1379, c. 4, s. 30), Muhammed Taki Meclisî, Ravzatu'l-Muttakîn'de (1406, c. 9, s. 5), Muhammed Bâkır Meclisî, Biharu'l-Envar'da (1403, c. 44, s. 172), Hürr Âmulî, Tafsilu Vesâili'ş-Şia (1409, c. 22, s. 9), Hidayetu'l-Ümme ilâ Ahkami'l-Eimme (a) (1414, c. 7, s.367) ve el-Fusûlu'l-Mühimme fi Usûl'l-Eimme'de (a) (1418, c. 2, s. 365), Feyz Kâşânî, Vâfî'de (1406, c. 23, s. 999), Ni'metullah Cezayirî, Riyazu'l-Ebrar fi Menakıbi'l-Eimmeti'l-Athar'da (1427, c. 1, s. 107), Muhaddis Nurî, Müstedreku'l-Vesail ve Müstenbitu'l-Mesail'de (1408, c. 11, s. 66).
2. Ehl-i Sünnet'in rivayetleri
Ehl- Sünnet'in eserlerinde rivayet mecmuaları dışında siret ve rical kitaplarında da çok sayıda haberin rivayetleri mevcuttur. Ehl-i Sünnet'in mevcut müellifleri araştırıldığında bu zannın en eski râvisi İbn Sa'd'dır (Hicrî 230). O, Hatim b. İsmail'in İmam Sâdık'tan (a) nakline yer vermiştir. Bu rivayete göre İmam Ali (a) Kufelilere şöyle buyurur: “Ey Kufe halkı, Hasan'a kız vermeyin. Çünkü o mıtlak biri.” Hemdan kabilesinden biri adam dedi ki: “Allah'a yeminle, kızlarımı ona eş olarak vereceğim. Beğenirse yanında tutar. Beğenmezse boşar.” (İbn Sa'd, 1416, s. 70). Bu rivayet, Mehasin ve Kâfî'de Abdullah b. Sinan'ın İmam Sâdık'tan (a) naklettiği rivayetin benzeridir. İbn Sa'd başka bir hadiste önceki rivayetin senediyle İmam Ali'nin (a) şöyle dediğini rivayet eder: “Hasan (a) peşpeşe kadınları nikahına alıyor ve boşuyordu. Kabileler arasında düşmanlık olduğunu (ve Hasan'ın bu vesileyle düşmanlıkları gidermek istediğini) farzediyordum.” (A.g.e., s. 69). İbn Ebi Şeybe de (Hicrî 235) bu iki rivayeti el-Musannef'te Hatim b. İsmail'den nakletmiştir. (İbn Ebi Şeybe, 1409, c. 4, s. 172).
Yine İbn Sa'd, Medâinî'den (Hicrî 225) nakleder: “Hasan b. Ali doksan kadınla izdivaç gerçekleştirdi.” (İbn Sa'd, 1416, s. 71). İbn Ebi'l-Hadid de Medâinî'den şöyle aktarır: “Hasan b. Ali'nin hanımlarını yetmiş kişi olarak saydım.” (İbn Ebi'l-Hadid, 1404, c. 16, s. 22).