Muttakilerin mevlası, insanların ve devletlerin ıslahını ve kıvamının, dünya ve ahiret işlerinin gelişmesinin adaletin tahakkuku ölçüsünde mümkün gördüğü gibi, devletler ve hükümetlerin sağlamlık ve kalıcı olmasını da adaletin tesisi ve icrası halinde mümkün kabul eder. Şöyle buyurur:
“ما عمرت البلدان بمثل العدل”
“Adalet gibi hiçbir etken şehirleri ve ülkeleri abad edemez.”
Bu sözde ülkelerin ve şehirlerin ümran ve bayındırlık hali adaletin tahakkuku ve icrasına bağlanmıştır. Bayındırlığa ek olarak adalet, şehirlerin ve hükümetlerin korunması ve güvenliği için en önemli etken sayılmıştır.
“ما حصّن الدولة بمثل العدل”
“Adalet gibi hiçbir etken devletlerin kimlik ve asaletini koruyamaz.”
Diğer bir ifadede şöyle buyurur:
“لن تحصن الدولة بمثله استعمال العدل فیها”
“Mülkün muhtelif işlerinde adaletin kullanılması gibi bir etken olmadıkça devletler asla ayakta kalmaz ve hükümetleri koruyacak hiçbir amil bulunamaz.”
Bütün hükümetlere ve devletlere önemli bir tarihsel tavsiyesi vardır:
“اعدل تدم لک القدرة”
“İktidarda kalabilmen, hükümet ve devletin bekası için adaleti uygula ve her işte adalete riayet et.”
Çünkü:
“ثبات الدول باقامة سنن العدل” Devletlerin istikrarı ve bekası, birey ve toplumda adil kural ve yasaların tesis edilmesiyle mümkündür.”
Sonuç
Adaletin mevzuu, tüm peygamberler ve ıslahçıların en önemli bahislerinden biridir. Aynı şekilde hakimler ve düşünürler de bu konuda söz söylemiş, adaletin birey ve toplumda tahakkuku için çokça çaba sarf etmişlerdir. Fakat muttakilerin mevlası ve Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib'in (a.s) düşünceleri ve kelimelerine göz gezdirildiğinde, ama aynı zamanda onun davranış ve sireti incelendiğinde çıkan sonuç şudur ki, kendisinin ortaya koyduğu üslup ve tarz oldukça kapsamlı ve mükemmeldir. Çünkü görüş ve düşünce alanında: Birincisi, adalet itikadi bir öğedir ve tevhidin yanında yeralır. İkincisi, adalet diğer fazilet ve değerlerin temeli ve altyapısıdır. Üçüncüsü, adalet ölçüm kriteri ve terazisidir. Dördüncüsü, adalet bireysel ve şahsi bir mevzu değildir. Pratik ve önerilen üslup alanında: Toplumsal adaletin tahakkukunun peşindeki birey ve toplum mecburen birtakım aşamaları katetmelidir:
1) Adalet, tevhidin yanında itikadi bir mevzudur. Bu nedenle adaletin sâliki adaletçilik mecrasında hareket etmeyi din kabul etmelidir.
2) Adaletin ilk muhatabı bireyin kendisidir. Dolayısıyla kişi, şahsen adil olması durumunda adaletin sâliki olabilir.
3) Adaletin ikinci muhatabı akrabalar ve yakınlardır. Bu nedenle adaletin akrabalar ve yakınlar arasında izlenmesi kaçınılmazdır.
4) Dördüncü aşama hükümetin asli memurlarına nezaret edilmesi ve onların kontrol altında tutulmasıdır.
5) Önceki aşamaların geçilmesinden sonra adaletin insanlar arasında icra edilmesi için adalete dayalı hükümet kurmak, beşinci aşama olarak adaletin küresel ölçekte tahakkukuna zemin hazırlar. Fakat eğer sözkonusu aşamalar katedilmezse ona ulaşmak imkânsızdır.
KAYNAKLAR
Kur'an-ı Kerim
Nehcu'l-Belağa, Subhi Salih
Copleston, Frederick, Tarih-i Felsefe, tercüme: Seyyid Celaleddin Müctebavi, Şirket-i İntişarat-i İlmi ve Ferhengi ve İntişarat-i Suruş, Tehran, dördüncü baskı, 1380.
Émile Bréhier, Tarih-i Felsefe, tercüme: Ali Murad Davudi, Merkez-i Neşr-i Danişgahi, Tehran, ikinci baskı, 1374.
Hâkimi, Muhammed Rıza, el-Hayat, Defter-i Neşr-i Ferheng-i İslami, Tehran, 1367.
Huling Dale, R. C., Mebani-yi Tarih-i Felsefe-i Garb, tercüme: Abdulhüseyin Azereng, Sazman-i İntişarat-i Keyhan, Tehran, ikinci baskı, 1370.
İbn Ebi'l-Hadid, Abdulhamid b. Hibbetullah, Şerhu Nehci'l-Belağa li-İbn Ebi'l-Hadid, Mektebetu Ayetillahi'l-Mer'eşi el-Necefi, Kum, birinci baskı, hicri kameri 1404.
Mutahhari, Murtaza, Mecmua-i Asar, Sadra, Tehran, beşinci baskı, 1381.
Sadruddin Muhammed b. İbrahim Şirazi, el-Hikmetu'l-Mütealiyye fi'l-Esfari'l-Akliyyeti'l-Erbaa, Mektebetu Mustafavi, Kum, 1368.
Sadruddin Muhammed b. İbrahim Şirazi, el-Şevahidu'r-Rububiyye, Merkez-i Neşr-i Danişgahi, Tehran, 1336.
Sullivan Roger, Ahlak der Felsefe-i Kant, tercüme: İzzetullah Fuladvend, Tarh-i Nov, Tehran, 1380.
Şeyhu'r-Reis, Ebu Ali Sina, el-Şifa İlahiyyat, Mektebetu Ayetillahi'l-Mer'eşi el-Necefi, Kum, birinci baskı, hicri kameri 1404.
Tabersi Fazl b. Hasan, Mecmeu'l-Beyan fi Tefsiri'l-Kur'an, İntişarat-i Nasır Hüsrev, Tehran, üçüncü baskı, 1372.
Temimi Amidi, Abdülvahid b. Muhammed, Tasnif Gureri'l-Hikem ve Düreri'l-Kelim, İran, Defter-i Tebligat-i İslami, Kum, birinci baskı, 1366.
Theodor Gomperz, Yunanlı mütefekkir, mütercim: Muhammed Hasan Latifi, Şirket-i Sehhami-yi İntişarat-i Harezmî, Tehran, birinci baskı, 1375.