Sözün özü şudur: Çeşitli Kur’an ilimleri, bu ilimlerden her birinin mahiyetine bağlı olarak muhtelif araştırma metodlarını takip etmektedir. Mesela Kur’an’ın kavramları konu olduğunda eski ve modern lingustik metodlar, Kur’an’ın i’cazı konu olduğunda kelam metodu, esbab-ı nüzul ilmi konu olduğunda tarih ve rivayet metodu, âmm ve hâs gibi ayetler arasındaki ilişkilerle ilgili bahisler konu olduğunda fıkıh usülünden alınmış metod kullanılabilmektedir.
Sonuç itibariyle denebilir ki, Kur’an ilimleri, değişik mevzuları (poly subject) olan bir ilimdir. Dolayısıyla metodları da birden fazla (poly methodic) olacaktır. Bu ilmin parçalarına birlik kazandıran kriter, onu oluşturan ilimlerin ortak gayesidir. Bu da Kur’an’ı tanımak ve anlamaktır.
Bu makalede, Kur’an ilimleriyle irtibatlı araştırmalarda muhtelif ilimlerde kullanılan metodların kullanımına aşina olacağız.
1. Kur’an İlimlerinde Matematik Bilimler Metodunun Kullanımı
Kur’an’ın Matematiksel Yapısı
Kur’an ilimleri üzerine yazanlar çeşitli yerlerde matematik bilimler metodundan yararlanmıştır. Kimileri, Kur’an’ı oluşturan öğelerin her birinin matematik terkip içerdiğini göstermeye çalışmıştır. Bunların inancına göre, Kur’an’da, insan eliyle yazılmış hiçbir kitapta bulunmayan eşsiz bir fenomen vardır. Bu da, sureler, ayetler, kelimeler, harflerin sayıları, aynı aileye mensup kelimelerin sayıları, Allah’ın isimlerinin çeşitleri vs., bunların tamamının kendine has bir terkibi olmasıdır. Bu kapsamlı matematik kod nedeniyle Kur’an’ın metnindeki veya terkip yapısındaki en küçük bir değişiklik hemen anlaşılır. Bu görüşte Kur’an’ın yapısı mutlak matematiksel farzedilmiş ve “بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ” cümlesinin ondokuz harf oluşu esas alınarak, Kur’an’daki sure, ayet, kelime ve harflerin kullanımındaki matematiksel mucizeden bahsedilmiştir.
Kur’an’ın matematiksel yapısında, onun ayet, kelime ve harflerinin matematiksel inşaya sahip olması bir yana, üstelik mutlak manada matematiksel insan ötesi bir mimariyle sıralanmıştır ve edebî muhtevasının böyle bir yapının tertibiyle hiçbir irtibatı yoktur. Kur’an’ın yapısının mutlak manada matematiksel olmasından dolayı Kur’an’da geçen sayısal dokunun Kur’an’ın 19 temeline mutabakat sağlaması beklenmektedir. Kur’an’da otuz adet belli sayı geçmekte ve bunların hepsinin toplamı, 19 sayısına bölünebilen 162146 rakamını vermektedir. Bu görüşe göre 19 sayısı Kur’an’daki sistemin ortak çarpanıdır. Aşağıdaki örneklere dikkat edilmesi konunun izahına yardımcı olacaktır:
a) “بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ” cümlesinde harflerin sayısı 19’dur. Yine, Peygamber’e (s.a.a) ilk ayetler olarak nazil olan Alak suresinin ilk beş ayetinin kelime sayısı da 19’dur. Yahut sureleri sondan başa doğru sıralayıp sayarsak Alak suresi ondokuzuncu sure olacaktır. Peygamber’e (s.a.a) nazil olan son sure Nasr suresidir ve bu surenin kelime sayısı da 19’dur. Buna ilaveten Nasr suresinin ilk ayetinde 19 harf vardır.
b) Diğer misal “واحد” kelimesi hakkındadır. Cümmel (Ebced) hesabına göre sayısal değeri 19 olmaktadır. Bu kelime Kur’an’da, 19 yerde Allah’la ilgili olmak üzere 25 kez kullanılmıştır. Bu da, Kur’an’ın aslî mesajı olarak telakki edilen “واحد” kelimesinin önemini göstermektedir. Kur’an’ın ortak çarpanının 19 sayısı olması gibi, “واحد” kelimesinin miktarı da Ebced hesabıyla 19’dur.
c) Bir diğer misal, 19 harfe sahip “بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ” cümlesidir. Bu cümle “اسم”, “الله ”, “الرحمن”, “الرحیم” olmak üzere dört kelimeden oluşmaktadır. Bu dört kelimenin her birinin sayısı Kur’an’ın tamamında 19 sayısının katları olarak geçer. (“اسم” kelimesi 19 kez, “الله” kelimesi 2698 kez, “الرحمن” kelimesi 57 kez, “الرحیم” kelimesi 114 kez kullanılmıştır.)
d) “ق” mukattaa harfine sahip iki sure olan Şura ve Kaf surelerinde “ق” harfi eşit sayıda 57 kez kullanılmıştır. Dolayısıyla bu surelerdeki “ق”ların toplamı, Kur’an’ın 114 suresini göstermektedir (114=57+57). Buna ilaveten Kaf suresinin ilk ayeti şöyledir: “قٓ۠ وَالْقُرْاٰنِ الْمَج۪يدِ”. Bu da, “ق”ın Kur’an’ı temsil ettiğini gösterir. Bu inanç, “Kur’an” kelimesinin Kur’an ayetlerinin tamamında 57 kere tekrarlanmış olduğu gerçeğiyle muhkem hale gelmektedir. Yine, bu surede Kur’an’ın sıfatı olarak geçen “الْمَج۪يدِ” kelimesi Cümmel (Ebced) hesabıyla 57 sayısını gösterir (“م” harfi (40) + “ج” harfi (3) + “ی” harfi (10) + “د” harfi = 57).