Kaf suresinde 57 tane olan “ق” harfinin sayısındaki hikmet başka yerden de ispatlanabilir. Mesela Hz. Lut’a (a.s) kafir olan insanlar konusuna Kur’an’ın 13 yerinde işaret edilmiştir. Bunlardan biri de Kaf suresinin 13. ayetidir. 12 yerde onlardan “قوم” olarak sözedilmiş ama Kaf suresinde “اخوان” olarak adlandırılmışlardır. Eğer bu surede de “قوم” olarak isimlendirilmiş olsalardı bu surede “ق” harfinin sayısı 58 olacak ve bahsi geçen sistem çökecekti. Bu, Kur’an’ın matematiksel mimarisine bir örnektir. Dolayısıyla bu bütünlüklü matematiksel kod nedeniyle, sure ve ayetleri sayılı olan Kur’an’ın metninde veya birleşik yapısındaki en küçük bir değişiklik hemen anlaşılacaktır. Diğer bir ifadeyle, matematiksel mutlak doğruluk ve dakiklik, bir tek harfin bile değişmesiyle sistemin tümden ortadan kalkmasına yolaçacak şekildedir.
Kur’an’ın Sayısal Mucizesi
Çağdaş yazarlardan biri, “بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ” cümlesinin ondokuz harf esasına göre oluşunu kapsamlı ve delilli biçimde Kur’an’ın sayısal mucizesi olarak ele almış ve bu ölümsüz açık mucizenin, surelerin başındaki mukattaa harflerinin sayısının, her birinde tek başına veya sureler arasında yaygın biçimde “بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ”in ondokuz harfinin sayısının doğru katı olduğu şaşırtıcı bir düzene oturtulduğunu savunmuştur. Daha sonra, bu kesin hüccetin, vahyin nüzulünün zaman ve mekana ilişkin hal ve şartları hesaba katarak incelenmesi halinde, benzerine insanlık uygarlığının hiçbirinde, başka hiçbir kitapta rastlanmamış böyle karmaşık bir ağın tasarımı ve icadının, harf ve kelimelerin harikulade ilişkisinin insan aklının gücü ve düşüncesinin dışında kaldığını, tesadüfen vuku bulma ihtimalinin de imkansız olduğunu gösterdiği ve bunun tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varır.
2. Kur’an İlimlerinde Duyusal ve Deneysel Metodun Kullanımı
Her ilimde araştırma metodunu belirleyen şey o ilmin mevzusu olduğuna göre eğer ilmin mevzusu duyu yoluyla insanın idrakine erişen fenomenlerse o fenomenin hal ve durumlarını öğrenmeye ilişkin araştırma metodu da ister istemez duyusal metod olacaktır.
Kur’an ilimlerinde mevzu Kur’an-ı Mecid’in kendisidir. Kur’an ise tarihsel bir fenomendir. Geçmişte yaklaşık ondört asır zaman aralığıyla vuku bulmuş bir hadisedir. Kur’an o çağda “işitsel” duyu gözlemiyle insanların idrakine sunulmuştu. Öyleyse onunla ilgili hal, durum ve meseleleri de duyusal gözlemle, yani Kur’an’ın idraklere sunulduğu yolla elde etmek gerekmektedir. Fakat Kur’an’ın diğer tarihsel olaylardan farkı, aynen yerinde duruyor olmasıdır. Bu nedenle meselelerinin bir bölümüne “doğrudan duyu metodu”yla erişmek mümkündür. Mesela sure ve ayetlerdeki kelime ve harflerin sayısıyla ilgili ilimde araştırma metodu, sayısal temelli doğrudan gözlem metodudur.
Kur’an’ın Bilimsel Tefsiri
Bilimsel tefsirden kasıt, bilimler esas alınarak oluşturulup yazılan ve bilimsel kavramların kullanıldığı tefsirdir. Bilimsel tefsirlerde çeşitli bilimlerden yararlanılmış ve bilimin çeşitli dallarında âlim olanlar, Allah’ın ayetlerini şerh ve izah ederken kendi bilim ve uzmanlıklarından yararlanmışlardır.
Bazı Müslüman âlimler Kur’an-ı Kerim tefsirinde, ayetleri, deneysel bilimleri esas alıp doğa ve fizik yasalarına uydurarak tefsir etmeye çalışmıştır. Diğer bazı Müslüman âlimler ise “لَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ” gibi kimi ayetleri gözönünde bulundurarak tüm bilimleri Kur’an’dan çıkarmaya uğraşmıştır. Bir kısmı da Kur’an’ı zamanın bilimleriyle tefsir etmeyi ve Allah’ın ayetlerini beşerî bilimlerin birikimine uydurmayı hedeflemiştir.
Bu etkenlerin tamamı, Kur’an’ın bilimsel tefsirleriyle ilgili olumsuz bir görüşün doğmasına yolaçmıştır. Bu nedenle İslam uleması bu tür tefsirlerle karşılaştığında ihtiyatı elden bırakmamıştır. Bazıları da bilimsel tefsiri bir tür reyle tefsir olarak adlandırmış ve ona karşı çıkmıştır. Bu izahtan da anlaşılmaktadır ki bilimsel tefsirlerin kısımlarını tanımak ve onu red ya da kabul etmenin kriterlerini bulmak zorunludur.
Kur’an’ın Bilimsel Tefsirlerinin Metodolojisi
Kur’an’ın bilimsel tefsirlerinde üç yöntem ve yaklaşımı saymak mümkündür:
1. Tüm bilimleri Kur’an’dan çıkarma çabası
2. Kur’an’a bilimsel görüşleri uygulama ve yükleme
3. Kur’an’ı daha iyi anlamak için bilimlerin istihdamı
Şimdi Kur’an’ın bilimsel tefsirlerinde üç yaklaşım ve metodların her birini incelemeye geçeceğiz.
Birinci yaklaşım: Kur’an “تِبْيَاناً لِّكُلِّ شَيْءٍ”dir ve tüm ilimleri ondan çıkarmak gerekir.