İnsan normal bir zamanda etrafına bakıp dünyadaki zulmün ve fesadın çokluğunu ve zahirde zalimlerin galip geldiğini görünce bazen kendi kendine bu büyük dalga karşısında bir şey yapmamız mümkün mü diye düşünür. Zuhur vaadi ise bize tüm yaptıklarımızın bir sonuca varacağını söyler:
“Andolsun, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da da, “Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.” (Enbiyâ (21)/105)
Makul havf (Kendi çabalarına karşılık boş ümitlere kapılmama): Dünya kurtarıcısı vaadinde bize şunu da söylemektedir: Yalnız kendi çabalarınıza dair sınırsız bir ümide kapılmayın. Yani bütün âlemi tek başınıza ıslah edebileceğinize dair kendinizden beklentiniz olmasın. Sizin girişimleriniz dünyayı ıslah etmek için gerekli şarttır ama yeterli şart değildir. Yani özetle beşerî toplumun tekâmül seyri, Mehdi’ye ihtiyaç duyacaktır.
2- Nicelik Yerine Niteliği Dikkate Alma:
Toplumsal çalışmalarda önemli olan hak cephesinin kültürel ve manevî yönünün takviye edilmesidir. Bu da niteliksel bir girişimdir, niceliksel değil. Yani zuhurun mukaddimesi, kimliğinde Müslüman yazan kişilerin sayısının artması demek değildir, aksine daha çok öncelikli olan, insanların hakikate ve adalete susamasıdır. İmam’ın ilk ve asıl dostlarının sayısı az olabilir ama daha önce söylediğimiz gibi, nitelik açısından insanların en üstün zümresinden olacaklardır ve her biri çok sayıda ruhta bir inkılap gerçekleştirebilirler. Büyüklerden birinin tabiriyle, Mehdi’nin (a.f) dostları İmam Humeynî (ra) sınıfından veya ondan daha yüksek seviyede şahıslar olacaktır. Gerçekte iyilerin de kendi sınırlarının sonuna ulaşması gerekliliği, nicelikten önce niteliğin düşünülmesi yönünde yapılmış önemli bir tekittir.
3- Batılı Düşüncede Revaçta Olan Paradigmalardan Çıkış:
Yeni dönem, Batı dünyasının dünya üzerindeki kültürel hâkimiyeti dönemidir. Gerçek bekleyen, bu hâkimiyet altına girmeyen insandır. Biz günümüzde konuşmalarımızın, davranışlarımızın, eğilimlerimizin vb. çoğunu, modern dünyada ve modern örnekler tarafından kabul göreceği şekilde düzenliyoruz. Örnek olarak bu evrenselleşme (küreselleşme) meselesine değinebiliriz. Mehdi’nin zuhuruna inandığı halde bazı muadillere göre davranmaktadır, oysa modern dünyada revaçta olanlar, sınırlı muadiller kabına sığmamaktadır. Bu sebeple onların tüm muadillerini rahatlıkla yıkıp geçer. Yine bu konuyla ilgili İmam Humeynî’nin (ra) hayatına bir bakış, ibret verici olabilir.
Kaynakça
Kur’an-ı Kerim.
Nehcü’l-Belâga; çev. Kadri Çelik, Asr Yayınları, İstanbul, 2011.
Cevâdî-i Âmulî, Abdullâh, Rahîk-i Mahtûm-ı Şerh-i Hikmet-i Müte‘âliye, Kum, Merkez-i Neşr-i İsrâ, 1.bs, hş.1375, birinci cildin beşinci bölümü.
İbrahimî Dînânî, Golamhüseyin, Kavâ‘id-i Küllî-i Felsefî der Felsefe-i İslâmî, Tahran, Müessese-i Mütalaat ve Tahkikat-ı Ferhengî, 2.bs, hş.1372, c. 3.
Misbah Yezdî, Muhammed Takî, Câmia ve Tarih ez Dîdgâh-ı Kur’an, Kum, Defter-i Neşr-i İslâmî, hş. 1375.
Mutahharî, Murtazâ, İnsân-ı Kâmil, Tahran, Sadra, 1.bs, hş. 1367, a.
________, İmdâdhâ-yi Gaybî der Zendegî-yi Beşer, Tahran, Sadra, 3.bs, hş. 1367, b.
________, Panzdeh Goftâr, Tahran, Sadra, 1.bs, hş. 1380.
________, Tekâmül-i İctimâî-yi İnsan, be Zamîme-i Hedef-i Zendegî ve …, Tahran, Sadra, 7.bs, hş. 1372, a.
________, Hak ve Bâtıl, Tahran, Sadra, 13.bs, hş. 1372, b.
________, Seyrî der Sîre-i Eimme-i Athâr, Tahran, Sadra, 5.bs, 1369.
________, Seyrî der Sîre-i Nebevî, Tahran, Sadra, 9.bs, 1370.
________, Seyrî der Nehcü’l-Belâğa, Tahran, Sadra, 9.bs, 1372 c.
________, Adl-i İlâhî, Tahran, Sadra, 8.bs, 1373 a.
________, Fıtrat, Tahran, Sadra, 4.bs, 1372 d.
________, Kıyam ve İnkılâb-ı Mehdi ez Didgâh-ı Felsefe-i Tarih, Tahran, Sadra, 12.bs, 1371.
________, Mukaddimeî ber Cihânbînî-i İslâmî, c. 5, Camia ve Tarih, Tahran, Sadra, 7.bs, 1374.
________, Mukaddimeî ber Cihânbînî-i İslâmî, c. 6, Zendegî-i Câvîd ya Hayat-ı Uhrevî, Tahran, Sadra, 8.bs, 1373 b.
Sadru’l-Müteellihîn Şîrâzî, Muhammed b. İbrahim Kavvam, el-Hikmetü’l-Müte‘âliye fi’l-Esfâri’l-Akliyyeti’l-Erba‘a, Beyrut, Dâru İhyâi’t-Turâsi’l-Arabî, 4.bs, hk. 1410, c. 8.
Sûzençî, Hüseyin, “Hall-i Paradoks-ı Âzâdî der Endîşe-i Şehid Mutahharî”, Kabasât, Kış 1382 ve Bahar 1383, 30 ve 31. Sayılar.
Şeriatî, Ali, İntizâr-ı Mekteb-i İtiraz, Tahran, Neşr-i İlham, hş. 1362.
Tabâtabâî, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mîzân fî Tefsiri’l-Kur’an, Beyrut, Müessese-i A’lemî li’l-Matbuat, 2.bs, hk. 1363.
Tabâtabâî, Seyyid Muhammed Hüseyin, İnsan ez Âğâz tâ Encâm, Sâdık Laricanî, Tahran, İntişârât-ı el-Zehra, hş. 1363.