6- Siyresi

04 December 2025 54 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 4 / 12

2- Kuran öğretiminin hedefi sadece Kuran okunması değildir. Kuran okumak, Kuran öğretileri ve ilimleriyle aşina olmak ve bu öğretilere göre amel etmek için bir mukaddimedir. Daha açık bir ifadeyle Kuran öğretiminin hedefi, kişinin şahsiyetinin Kuranî olması, amellerinin, davranışlarının ve sözlerinin Kuran ölçüleriyle uyumlu olmasıdır. Diğer taraftan insan, yaşamının başlarında fazlasıyla tesire açık olma yeteneğine sahiptir ve bu yetenek ömrün artmasıyla paralel şekilde, artık az ve önemsiz derecesine gelene dek azalmaktadır. Bu yüzden İmam Ehvel’e şöyle buyuruyor:

“Gençlere yönel çünkü onlar (yetişkinlerden) daha hızlı iyiliklere yönelirler.”

Çocuklukta Kuran öğretiminin masrafı daha az, geri dönüşü daha fazladır. Kuran’ın öğretimi hedefiyle de daha uyumludur.

İkinci soru olan, Masumların (a.s) neden Kuran’ı ilk ders maddesi olarak belirledikleriyle ilgili şu konuya değinmeliyiz: İnsanın tesire açık olma kapasitesi, ruhsal yapısının ve şahsiyetinin şekillenmesi, yaşın ilerlemesiyle azalmaktadır ve yaşlanınca minimum düzeye inmektedir. Eğitimcilerin tecrübeleri de bu iddiayı desteklemektedir.

“İsmail bin AbdulHalık şöyle diyor: İmam Sadık (a.s) Ehvel’e şöyle buyurdu: “Basra’ya gittin mi?” Ehvel “Evet” dedi. İmam buyurdu: “Halkın bu konuyu (imameti) karşılamaları ve kabulleri sence nasıldı?” Ehvel dedi ki: “Vallahi azdı, ilgilendiler ama oldukça az.” İmam şöyle buyurdu: “Gençlerle ilgilen çünkü onlar başkalarından daha çabuk iyiliklere yönelirler.”

Bu siyerden, Ehvel’in Şia mektebinin mübelliğlerinden biri olduğu, Basra halkını davetinin de başarısız olduğu anlaşılmaktadır. İmam ona gençlerle ilgilenmesini tavsiye etmektedir. Bu tavsiyenin sırrının da onların yetişkinlerden daha hızlı şekilde hakkı kabul etmeleri olduğunu bildirmiştir. Çünkü henüz gençlerin içyapıları ve şahsiyetleri tamamen şekillenmemiştir. Bu yüzden de yeni yapıları daha hızlı ve daha kolay kabul etmektedirler. Emiru’l-Muminin’in (a.s) İmam Hasan’a (a.s) mektubunda şöyle okuyoruz:

“Gencin kalbi ekilmemiş tarlaya benzer, oraya ne eksen tutar, yeşerir. Kalbin katılaşmadan, öğütleri reddetmeden ve aklın başka şeylere yönelmeden sana edepten bir şeyler öğretmek istedim.”

Bu anlatımda İmam, insanın tesire açık olma kapasitesini tarlaya benzetiyor. Bir şey ekilmemiş tarlaya hangi tohum ekilirse ekilsin kabul eder ve geliştirir. Ancak ekilmiş tarla yeni bir tohumu kabul etmez ve olması gerektiği gibi geliştirmez.

Başka bir rivayette İmam Sadık (a.s) Şialara, karşıtları kendi düşüncelerini zerk etmeden önce, olabildiğince erken evlatlarının öğretimiyle ilgilenmelerini tavsiye ediyor:

“Mürcie’den önce gençlerinize hadis öğretiniz.”

Eğer taze fidanlarımızın şahsiyetlerinin Kuran esasına göre kolayca şekil almasını istiyorsak Kuran’ın ilk ders maddesi olarak onlara öğretilmesi lazımdır.

Üçüncü sorunun cevabında –Kuran okuma alışkanlığının oluşturulması- sadece üç konuya değineceğiz:

1- Kuran’ın öğrenilmesi tekrarı gerektirir. Bir kez okumayla öğrenme gerçekleşmez.

2- Kuran’la beşerin yazdığı kitaplar arasında fark vardır. Sıradan kitapları bir kez okumayla tüm konusunu anlamak mümkün olabilir ama Kuran “zahiri ve batını olan bir kitaptır. Zahiri hüküm ve emir, batını ilim ve marifettir. Zahiri güzel, batını derindir… Harikaları sayılamaz ve ilginçlikleri eskimez. Hidayet meşaleleri ve hikmet alametleri ondadır.”

Bununla beraber Kuran’ın anlaşılması, okunmasını ve tekrarlanmasını gerektirir. Bu yüzden birçok rivayetlerde Müslümanlara Kuran tilaveti tavsiye edilmiştir. Peygamber (s.a.a) Kesir’e şöyle buyuruyor:

“Evladım! Kuran kıraatinden gaflet etme. Çünkü Kuran kalbi canlandırır ve kötülüklerden ve pisliklerden alıkoyar.”

3- İnsanın şahsiyetinin şekil almasında Kuran’ın tesiri, sürekli okunması şartına bağlıdır. Zira insanın şahsiyetinin şekil alması zamanla gerçekleşir.

Yukarıdaki üç konuya teveccühle, Kuran’ın sürekli okunması, Kuran öğretiminin hedefine ulaşmak için zaruridir.

Özet

Söylediklerimizle şunlar açıklığa kavuştu:

1- Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt (a.s) Kuran öğretiminin üzerinde duruyorlardı.

2- Kuran’ı ilk ve en önemli ders maddesi unvanıyla çocuklara ve yetişkinlere öğretiyorlardı.

3- Buna ilaveten çocuklara düzenli olarak Kuran tilavetiyle meşgul olmalarını öğretiyorlardı.

İkinci bölüm

Masumların (a.s) Siyerinde Namaz Öğretimi

Namaz, İslam’ın üzerinde oldukça durulan rükünlerinden biridir. Öyle ki dinin direği ve İslam’ın başı sayılmıştır. Bu yüzden Masumların (a.s) siyerinde de bunun öğretimine fazlasıyla özen gösterilmiştir. Bu bölümde Masumların (a.s) eğitimsel siyerlerinde namaz öğretimini inceleyeceğiz. Bu araştırmada onların namaz öğretiminde kullandıkları noktaları keşfetme peşindeyiz.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar