6- Siyresi

04 December 2025 54 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 6 / 12

Ali bin Ukbe şöyle diyor: İmam Kâzım (a.s) beni Medine’de namaz kılarken gördü. Başım yukardaydı ve sırtım da düz değildi. Yanıma birini yollayarak (böyle) yapma dedi.

Başka bir örnekte de Peygamber (s.a.a), namazında sorun olan bir kimseyi uyarıyor ve ona doğru namaz kılma şeklini öğretiyor:

Refa’e bin Rafî şöyle diyor: Resulullah’la (s.a.a) mescitte oturmuştum. Bir adam gelerek iki rekat namaz kıldı. Sonra geldi ve Peygamber’e (s.a.a) selam verdi. Onun namazını izlemiş olan Peygamber (s.a.a) selamını aldı ve şöyle buyurdu: “Dön ve namazını kıl çünkü (doğru) namaz kılmadın.” Üç veya dört seferden sonra adam: “Kuran’ı sana indirene andolsun uğraştım, çabaladım. Bana öğret ve göster” dedi. Peygamber (s.a.a) buyurdu: “Namaz kılmak istediğinde…”

3- Ebeveynlerin, çocuklarına namazı öğretmekle vazifelendirilmesi

Masumların (a.s) tüm Müslümanlara namaz öğretme imkânları olmadığı için namaz ve diğer ibadetleri öğretmede başka araçlardan da faydalanıyorlardı. Bu araçlardan birisi de ailelere namaz öğretiminde aile reislerinden faydalanmaktı. Şu siyere bakınız:

Malik bin Huveyris diyor ki: Biz aynı yaşta olan birkaç genç, Peygamber’in (s.a.a) yanına gittik ve yirmi gece yanında kaldık. Peygamber (s.a.a) merhametli ve yumuşak huyluydu. Ailelerimizi özlediğimizi anlayınca onları sordu, biz de cevapladık. Şöyle buyurdu: “Ailelerinizin yanına dönün, ailelerinizde namazınızı kılın, onlara da öğretin ve onlara (namazı) emredin.”

4- Tüm halkın cemaat namazına katılması için ortam hazırlanması

Namaz, ibadî bir ameldir ve İslam’da Müslümanlara beş vakit namazı cemaatle kılmaları tavsiye edilmiştir. Masumların (a.s) siyerinde cemaat namazının, herkesin katılabileceği şekilde kılınması üzerinde çok durulmuştur. Bu yüzden (s.a.a) Peygamber (s.a.a) cemaat namazını, muhtasar ve katılanların en zayıfının durumuna uygun şekilde kıldırıyordu ve cemaat namazını uzatmayı men ediyordu.

Bir adam Peygamber’e (s.a.a) şöyle dedi: “Ey Resulullah! Falanca namazı o kadar uzatıyor ki, güçlükle namazı kılıyorum.” Peygamber (s.a.a) o güne dek görülmemiş bir öfkeyle vaazında şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Siz artık insanları kaçırıyorsunuz! Kim insanlarla beraber namaz kılarsa muhtasar kılsın. Çünkü aralarında hasta, güçsüz veya bir işi olan kimseler vardır.”

5- Müstehap namazların ve namazın müstehaplarının öğretimine özen gösterilmesi

Masumlar (a.s) vacip namazların öğretimiyle yetinmiyorlardı. Müstehap namazları ve namazın usulünü ve müstehaplarını da yerine getiriyorlardı. Başkalarına da müstehap namazları kılmayı tavsiye ediyorlardı. Zürare şöyle naklediyor:

“Gençliğimde İmam Sadık’ın (a.s) yanına gittim. İmam bana müstehap namazları ve oruçları saydı.”

Hemmad’dan da şöyle nakledilmiştir:

Bir gün İmam Sadık (a.s) bana döndü ve şöyle buyurdu: “Hemmad! Güzel namaz kılabiliyor musun?” Cevabında “Evet, ben Hariz’in yazdığı namaz kitabını ezbere biliyorum” dedim. İmam buyurdu ki: “Kalk ve namaz kıl.” Namaz kıldım, namazdan sonra İmam bana şöyle buyurdu: “Hemmad! Güzel namaz kılamıyorsun! Bir Müslümanın 60-70 yıldan sonra namazını tüm âdâbına ve kurallarına uygun yerine getirememesi oldukça kötüdür.” Hemmad diyor ki: Aşağılık duygusuna kapıldım ve namazı bana öğret, dedim. İmam (a.s) tamamen âdâbına uygun bir namaz kıldı ve buyurdu ki: “Hemmad! Böyle namaz kıl.”

Bu siyerde İmam’ın (a.s) Hemmad’a doğru namaz kılamadığını söylerken kastı, Hemmad’ın namaz âdâbına tamamen riayet etmemesiydi. Bu siyerden İmam’ın (a.s), 60 yılını İslam’da geçiren Hemmad’dan bu yaşta namazı tüm âdâbına riayet ederek kılmasını beklediği anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte Masumlar (a.s) müstehaplarda ifrat etmenin de önüne geçmişlerdir.

6- Müstehaplarda ifratın men edilmesi

İslam kolaylık ve hoşgörü dinidir, bütün durumlarda ifrat ve tefritten uzaktır. Emiru’l-Muminin (a.s) ifrat ve tefriti cehaletin göstergesi sayıyor ve şöyle buyuruyor:

“Cahil ya ifrat eder, aşırıya gider veya tefrit eder, yetersiz kalır.”

İbadetler hakkında da İslam bu kurala riayet etmekte ve takipçilerini ifrattan sakındırmıştır. Peygamber’in (s.a.a) ashabından biri şöyle diyor:

Peygamber (s.a.a) benim gündüzleri oruç tuttuğumu, geceleri de namaz kıldığımı haber aldı. Ya birini yolladı veya kendisiyle görüştüm. Buyurdu ki: “Ben sana oruç tutup iftar etmemeni ve namaz kılıp uyumamanı mı söyledim? Bazı günler oruç tut ve gecenin bir kısmında ibadet et. Çünkü gözünün senin üzerinde bir hakkı vardır, nefsinin ve ailenin de senin üzerinde bir hakkı vardır.”

7- Masumların (a.s) siyerinde çocuklara ve ergenlere namaz öğretiminin niteliği

Şimdiye kadar söylediklerimiz daha çok yetişkinlere namaz öğretimiyle ilgiliydi. Masumların (a.s) siyerinde çocuklara ve ergenlere namaz ve diğer ibadetlerin öğretilmesiyle ilgili ilginç ve dikkate değer noktalar vardır. Bu bölümde Masumların (a.s) siyerinde çocuklara ve ergenlere namaz öğretimiyle ilgili olan eğitimsel noktalardan ikisini anlatacağız.

1- Çocuklara namazı öğretmeye başlama yaşı

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar