6- Siyresi

04 December 2025 54 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 12

Masumların (a.s) siyerinde çocuklara namaz öğretimine çok özen gösterilmiştir. Masumların (a.s) siyerine göre çocuklara namazı öğretmeye başlama yaşı yedi yaştır. Rivayette şöyle geçer:

İmam Sadık (a.s), dostlarından birine şöyle buyurdu: “Biz çocuklarımızı beş yaşında namaza başlatıyoruz. Siz çocuklarınızı yedi yaşında namaza başlatın.”

2- Çocuklara namazı öğretirken kolaylık sağlama

Masumlar (a.s) çocuklara namaz öğretirken çocukların yeteneklerini ve kapasitelerini de göz önünde bulunduruyorlardı. Bu yüzden çocuklara namazı öğretirken ve namaza alıştırırken onları zorlamıyorlardı ve namazın birçok müstehabına ve âdâbına uymalarını onlardan istemiyorlardı. Birçok rivayette İmamların (a.s) çocuklara öğle ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı birlikte kılmalarını emrettikleri konusuna değinilmiştir. Oysa yetişkinler bu dört namazı dört vakitte kılıyorlardı. Fuzayl bin Yesar şöyle diyor:

Ali bin Hüseyin çocuklara akşam ile yatsıyı birlikte kılmalarını emrederek şöyle buyuruyordu: “Bu, uyumalarından ve yatsı namazlarının kaza olmasından iyidir.”

Yine rivayet edilmiştir ki:

İmam Zeyne’l-Abidin (a.s) yanında olan çocukları öğle ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı bir vakitte kılmaya zorluyordu. Ona itiraz ettiler ve O şöyle buyurdu: “Bu, onlar için daha kolaydır ve daha çok yapmaya can atarlar. Namazı zayi etmezler, uyumazlar (böylece namazları kaza olmaz) ve başka bir işle meşgul olmazlar.”

8- Özet ve sonuç

Söylediklerimizden, Masumların (a.s) namaz öğretimi siyerlerinin aşağıdaki gibi olduğu ortaya çıkmaktadır:

1- Onların namaz öğretimi yöntemleri, amelî yöntemdi. Yani diğerlerinin namaz kılma üslubunu öğrenmeleri için kendileri amelen kılıyorlardı. Ayrıntılar ve kişilerin olası hataları hakkında uygun fırsatlarda uyarıda bulunuyorlardı.

2- Çocuklara namaz öğretiminde, ebeveynleri namaz öğretmekle vazifelendiriyorlardı.

3- Namaz öğretiminde onlara namazın müstehaplarını ve müstehap namazları da öğretiyorlardı ama müstehaplarda ifratın önüne geçiyorlardı.

4- Herkesin katılabilmesi için cemaat namazlarını muhtasar kıldırıyorlardı.

Çocuklara namaz öğretiminde ise siyerleri şöyleydi:

1- Namaz öğretimine çocuklar mükellef olmadan önce, yedi yaşında başlıyorlardı.

2- Zamanla namaz kılma alışkanlığı edinsinler diye namaz kılmada onlara zorluk çıkarmıyorlardı.

Üçüncü bölüm

Zikir ve Dua Öğretimi

İslami metinlerde dua ve zikir üzerinde çok durulmuştur. Allah, Kuran’da şöyle buyuruyor:

De ki: “Sizin duanız olmasaydı, Rabbim size itina gösterir miydi?”

Resulullah (s.a.a) da şöyle buyuruyor:

“Dua ibadetin beynidir.”

Allah, Kuran’da müminleri çokça zikre çağırmaktadır:

“Ey iman edenler! Çokça zikir ile Allah'ı zikredin. Ve O'nu sabah ve akşam tesbih edin.”

Rivayetlerde de Allah’ın zikri üzerinde durulmuştur. Emiru’l-Muminin (a.s), İmam Hasan’a (a.s) Allah’ı anmasını tavsiye ederek şöyle buyuruyor:

“Oğulcuğum! Sana takvayı, Allah’ın emirlerine itaati ve Onu anarak kalbini âbâd etmeni tavsiye ediyorum.”

Masumların (a.s) kendileri de zikreden ve dua eden kimselerdi. Emiru’l-Muminin’in (a.s) ve İmam Seccad’ın (a.s) duaları meşhurdur. Bir rivayette İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:

“Emiru’l-Muminin çok dua eden biriydi.”

Yine şöyle rivayet edilmiştir:

“Peygamber (s.a.a) yirmi beş kez istiğfar etmeden –ne kadar kısa da olsa- bir toplantıdan ayrılmıyordu.”

İmam Sadık (a.s) da şöyle buyuruyor:

“Babam çokça zikrediyordu. Onunla yürürken Allah’ı zikrediyordu. Onunla yemek yerken Allah’ı anıyordu. İnsanlarla konuşuyordu ama bu, Onu Allah’ın zikrinden alıkoymuyordu ve dili damağına yapışmış halde “La ilahe illallah” dediğini görüyordum.”

Masumlar (a.s) zikir ve duaya verdikleri önem sebebiyle, bunu başkalarına da öğretiyorlardı. Bu bölümde, kullandıkları noktalara ulaşmak için, zikir ve dua öğretimiyle ilgili siyerlerini inceleyeceğiz. Bu bölümün konuları şu başlıklar altında sunulacaktır: 1- İnsanlara zikir ve duayı tavsiye etmek. 2- Dua ve zikir ehli kimselerin teşvik edilmesi. 3- Diğerlerine bazı duaların ve zikirlerin öğretimi. 4- Çocukları zikir ve duaya alıştırmak.

1- İnsanlara zikir ve duayı tavsiye etmek

Masumlar (a.s) takipçilerine dua ve Allah’ı zikretmeyi tavsiye ediyorlardı. İmam Rıza (a.s), dostlarına şöyle buyuruyordu:

“Enbiyanın silahını kuşanın.” Dediler ki: “Enbiyanın silahı nedir?” İmam buyurdu: “Dua.”

Peygamber’den (s.a.a) de şöyle rivayet edilmiştir:

“Size en iyi ve en yüksek dereceye sahip, Allah katında en temiz olan, sizin için altın ve gümüşten daha iyi olan ve yine düşmanlarınızla savaşıp ölmenizden ve öldürmenizden daha iyi olan amelinizi söyleyeyim mi?” Evet, dediler. Peygamber (s.a.a) buyurdu ki: “Allah Teâla’nın çokça zikri.”

Yine şöyle rivayet edilmiştir:

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar