6-İbn Teymiyye'nin Hz. Mehdi Hakkındaki Görüşlerinin Tenkidi

04 December 2025 32 dk okuma 9 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 1 / 9

İbn Teymiyye'nin Hz. Mehdi Hakkındaki Görüşlerinin Tenkidi

Vahid Hurşidî

Giriş

Mehdilik ilkesine ve vadedilen Mehdi'nin (a.f) küresel ve adil hükümetine itikat Şiilere mahsus özelliklerden değildir. Bilakis bu meselede Ehl-i Sünnet'in görüşü de Şia'yla aynıdır. Ehl-i Sünnet'in kitaplarında geçen Peygamber'in Mehdilik hususundaki çok sayıda rivayeti, onları Mehdilik rivayetlerinin sıhhat ve tevatürünü ikrara mecbur bırakmıştır. Bu makalede, Vahhabiliğin fikrî lideri sayılan İbn Teymiyye'nin İmam Mehdi (a.f) hakkındaki görüşünü tahkik ve tenkit etmeyi ve onun İmam Mehdi (a.f) konusundaki inancının ne olduğuna bakmayı amaçlıyoruz. İbn Teymiyye kitaplarında Mehdiliğin hangi meselelerini ele almıştır? İbn Teymiyye'nin Şiilere düşmanlığı gözönünde bulundurulduğunda Şia'nın Mehdilik inancı hakkındaki görüşü nedir? Vahhabiler bu hususta İbn Teymiyye'nin sözlerine istinat ederek kitaplarla, propagandayla, makaleler, uydular ve internet siteleriyle Şia'nın Mehdilik inancını hedef almakta ve vadedilen Mehdi'nin varlığını inkar etmektedir. Bu nedenle İbn Teymiyye'nin bu mevzuda ortaya attığı şüpheleri tahkik ve tenkit etme zorunluluğu vardır.

İbn Teymiyye'nin Mehdilik Hadisleri Hakkındaki İnancı

Minhacu's-Sünne, İbn Teymiyye'nin en meşhur kitaplarındandır ve Allame Hıllî'nin Minhacu'l-Kerame'sini tenkit amacıyla yazılmıştır. İbn Teymiyye, Minhacu'l-Kerame'de Ehl-i Sünnet'in kitaplarından aktarılmış, sadece İmam Mehdi'ye (a.f) tatbik edilen, Hazret'in küresel ve adil zuhurunu, kıyamını müjdeleyen Mehdilik hadisleriyle karşılaştığında bu rivayetlerin sıhhatini itiraf etmekten başka çaresi kalmamıştır. İbn Teymiyye bu konuda şöyle der: “Mehdi'nin hurucuna hüccet gösterilen hadisler sahih rivayetlerdir.”

Sözünün devamında, Hz. Fatıma'nın (s.a) evlatlarından olan İmam Mehdi'nin (a.f) nesebi ve onun küresel ve adil kıyamı hakkındaki birkaç rivayeti zikretmiş ve şöyle demiştir: “Hz. Mehdi (a.f) hakkındaki rivayetler meşhurdur.” Aynı şekilde Hukuku Âlu'l-Beyt kitabında Mehdilik hususundaki rivayetleri nakletmiş ve şöyle demiştir: “Nebevî hadislerin âlimleri, hafızları ve muhakkikleri, Peygamber'in (s.a.a) gelişini müjdelediği Mehdi rivayetlerini nakletmiştir.

İbn Teymiyye yalnızca Mehdilik rivayetlerine dayanmakla kalmamış, Mehdi'ye itikat ilkesini de kabul etmiştir. Hatta Mehdilik meselesini inkar edenlerle karşılaştığında onlara sert biçimde ilmî mukabelede bulunmuş, delillerini eleştiriye tabi tutmuş ve Mehdilik akidesini savunmuştur. Mehdilik inancını inkar edenler, Peygamber'in (s.a.a) “لا مهدي إلا عیسی بن مریم” “İsa b. Meryem dışında Mehdi yoktur.” buyurduğu rivayeti delil göstererek Mehdi'nin İsa olduğuna inanmaktadır. Bu sözün neticesi, Peygamber'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'inden Mehdi'nin (a.f) varlığının inkar edilmesidir. İbn Teymiyye bu kişiler karşısında sert tavır takınmış ve bu rivayetin zayıf olduğunu belirtmiştir. Onun inancına göre, Mehdilik rivayetini inkar eden taife hataya düşmüştür. Bu rivayetin ravisi Muhammed b. Cündî meçhul bir şahıstır ve güvenilmezdir. Nitekim İbn Teymiyye ve Sicistanî, meşhur muhaddis, İbn Kayyım, Molla Ali Kâri, Beyhakî, Hâkim ve Elbânî gibi başkaları onu zayıf kabul etmiş ve bu rivayetin zayıf olduğuna hükmetmişlerdir.

Dolayısıyla İbn Teymiyye Mehdilik rivayetlerinin sıhhat ve şöhretini dile getirerek Peygamber'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'inden Mehdi'yi inkar edenlerin delillerini eleştirmiş ve Mehdilik meselesindeki kendi tavrını açığa vurup ispatlamıştır. Ona göre, gelişi müjdelenen Mehdi, Ehl-i Beyt'ten ve Hz. Zehra'nın (s.a) evlatlarındandır. Vahhabiler de İbn Teymiyye'ye tâbi olarak Mehdilikle ilgili hadislerin sıhhat ve tevatürünü itiraf etmişlerdir. Vahhabilerin güvendiği ünlü muhaddis Elbânî Mehdilik akidesini inkar etmeyi, Allah'ın uluhiyetini inkar gibi görmüştür. Vahhabilerin baş müftüsü Bin Baz da İmam Mehdi'yle (a.f) ilgili rivayetleri manevi mütevatir kabul etmiş ve şöyle demiştir: “Bu babtaki rivayetler çoktur ve müstefiz seviyesindedir.”

İbn Teymiyye'ye Göre İmam Mehdi'nin Babasının Adı

İbn Teymiyye, Ebu Davud'un Allah Rasülü'nden (s.a.a) naklettiği:

“لو لم یبق من الدنیا إلا یوم لطول الله ذلک الیوم حتی یخرج فیه رجل منی أو من اهل بیتي یواطئ اسمه اسمي و اسم أبیه اسم أبي یملاً الأرض قسطاً و عدلاً کما ملئت جوراً و ظلماً”

“Eğer dünyanın ömründen bir gün dahi kalacak olsaydı, Allah o günü, benden veya ehl-i beytimden biri olup ismi benim ismim, babasının ismi babamın ismiyle aynı olan, yeryüzünü tıpkı zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi insaf ve adaletle dolduracak olan biri huruç edinceye kadar uzatırdı.”

Bu rivayete istinat ederek “اسم أبیه اسم أبي”, “Babasının adı babamın adıdır” cümlesinin İmam Mehdi'nin (a.f) babasının adının Abdullah olduğuna delalet ettiğine inanmaktadır. Bu hususta, Şiilerin, İmam Mehdi'nin (a.f) babasının adının İmam Hasan Askerî (a.s) olduğu iddiasını reddederek Şiileri, yalanlarıyla çelişmesin diye Allah Rasülü'nün rivayetinden “اسم أبیه اسم أبي” cümlesini çıkarmakla itham etmiştir. Sözünün devamında şöyle der:

Önceki Sayfa 1 2 3 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar