İbn Haldun rivayetin senedindeki bu iki sorun nedeniyle hadisi munkatı saymış ve şöyle demiştir: Her ne kadar Ebu İshak Sebiî'den Sahih-i Buhari ve Müslim'de rivayet nakledilmişse de ömrünün sonlarında karıştırmaya başlamıştı. Onun Hz. Ali'den (a.s) rivayeti ve Ebu Davud'un Harun'dan rivayeti de munkatıdır. Mebar Kefurî bu rivayeti zikretmiş ve zeylinde rivayetin senedi hakkında Munzurî'den, rivayetin munkatı olduğunu ve Ebu İshak Sebiî'nin Hz. Ali'yi (a.s) sadece bir kez gördüğünü söylediğini nakletmiştir. Aynı şekilde Elbanî de yukarıdaki rivayeti birkaç bakımdan zayıf kabul ederek şöyle demiştir: Ebu Davud'un üstadının adı bu rivayette zikredilmemiştir. Öyleyse o meçhuldür. Zaten Ebu İshak gibi karıştıran biriydi. Ondan rivayet nakleden Şuayb b. Halid ise Ebu İshak'ın karıştırmaya başlamasından sonra ondan rivayet nakletmiştir, karıştırmasından önce değil. Elbanî, Daif-i Sünen-i Ebi Davud kitabında “Bu rivayet zayıftır.” der. Yine o, Mişkatu'l-Mesabih kitabında yaptığı tahkikte Ebu Davud'un rivayetini zayıf göstermiştir.
2. Aralarında Cezerî Şafiî'nin de bulunduğu Ehl-i Sünnet ulemanın aktardığına göre aynı rivayet Ebu Davud'un Sünen'inde nakledilmiştir. Orada “نظر إلی إبنه الحسن” “Oğlu Hasan’a baktı” yerine “نظر إلی إبنه الحسین” “Oğlu Hüseyin’e baktı” cümlesi geçmektedir. Cezerî bu nakle güvenerek şöyle der: Sahih görüş şudur ki, Hz. Mehdi (a.f) Hüseyin b. Ali'nin (a.s) neslindendir. Yine Mehdi'nin İmam Hüseyin'in (a.s) neslinden olduğunu tespit eden birçok rivayet vardır.
3. İbn Teymiye'nin Minhacu's-Sünne'de İmam Mehdi'nin (a.s) nesebi hakkında Ebu Davud'un rivayetine istinat etmesi, Muhtasaru'l-Fetâvâ'l-Mısrıyye li-İbni Teymiyye kitabında ondan nakledilenle çelişmektedir. Çünkü İbn Teymiyye'nin Mısırdaki fetvalarına yer veren Muhtasaru'l-Fetâvâ'l-Mısrıyye li-İbni Teymiyye kitabının yazarı Şeyh Muhammed b. Ali Ba'lî Hanbelî, İbn Teymiyye'nin Mehdilik hadislerinin sahih ve hasen olduğunu söylediğini aktardıktan sonra ondan bir rivayet nakleder. Bu rivayete göre Hz. Ali (a.s) şöyl buyurmuştur: Mehdi, Hüseyin'in (a.s) evlatlarındandır.
4. Mehdi'nin İmam Hüseyin'in (a.s) neslinden olduğunu söyleyen rivayet ile Hazret'in İmam Hasan'ın (a.s) neslinden olduğunu tespit eden rivayet şu şekilde uzlaştırılabilir: İmam Mehdi (a.s) baba tarafından İmam Hüseyin (a.s) neslinden ve ann tarafından İmam Hasan (a.s) neslindendir. Peygamber'in (s.a.a) buyurduğu hüküm de bunu teyit eder:
“Ey Fatıma, beni hakla gönderene yemin olsun bu ümmetin Mehdi'si Hasan ve Hüseyin'dendir (a.s).”
İbn Teymiyye'nin, Mehdi'nin (a.s) İmam Hasan'ın (a.s) neslinden olduğunu ispatlamak için Ebi Davud'un rivayetine istinadı, bu dayanmayı imkansızlaştıran ciddi sorunlarla karşı karşıyadır.
İbn Teymiyye'nin İmam Askerî'nin Çocuk Sahibi Olması Hakkındaki Görüşü
İbn Teymiyye, İmam Askerî'nin (a.s) kısır olduğu ve çocuğu bulunmadığı şüphesini ortaya atarak Şia'nın beklediği Mehdi'nin varlığını inkar etmekte ve bu konuda şöyle demektedir:
Muhammed b. Cerir Taberî, Abdulbaki b. Kâni' ve diğer nesep ve tarih âlimleri, [İmam] Hasan b. Ali Askerî'nin [aleyhisselam] çocuğu bulunmadığını nakletmiştir. Ama İmamiyye onun çocuğu olduğunu ve küçük yaşta Samerra'da bir evin bodrumuna girdiğini hayal eder. Bazı Şiiler onun bu sırada iki yaşında olduğunu söyler. Bazılarına göre üç yaşındaydı. Diğer bir grup da beş yaşında olduğunu savunur.
Vahhabiler de İbn Teymiyye'yi izleyerek İmam Hasan Askerî'nin (a.s) kısır olduğundan bahsetmiş ve bundan şu neticeyi çıkarmıştır: Şiilerin İmam Mehdi'nin (a.f) mevcut bulunduğu hakkındaki inancı boş ve hayali bir itikaddır.
Bu Görüşün Tenkidi
İbn Teymiyye'nin İmam Hasan Askerî'nin (a.s) çocuk sahibi olmadığı iddiasını şu şekilde tenkit edeceğiz: