6-İbn Teymiyye'nin Hz. Mehdi Hakkındaki Görüşlerinin Tenkidi

04 December 2025 32 dk okuma 9 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 5 / 9

“Bu geceyi hafızanıza kaydedin. Çünkü bu tarihten itibaren yüz yıl geçtikten sonra yeryüzünde bulunanlardan geriye kimse kalmayacak.”

İkinci rivayet Tırmizî'den nakledilmiştir: Ebu Hureyre'den nakledildiğine göre Allah Rasülü (s.a.a) dedi ki:

“Ümmetimin ömrü altmış ile yetmiş yıl arasındadır.”

İbn Teymiyye bu iki rivayeti zikretmekle, Hz. Mehdi'nin uzun ömürlü olacağı iddiasının yalan olduğunu ve Peygamber'in (s.a.a) ümmetindeki âdete aykırı düştüğünü ispatlamak, sonuç itibariyle de Şia'nın itikatlarından olan İmam Mehdi'nin (a.s) hayatta bulunduğu inancını hedef almak istemiştir.

İbn Teymiyye'nin İstinat Ettiği Rivayetlerin Tenkidi

Birinci rivayetin İmam Mehdi'nin (a.f) uzun ömürlü olmasıyla hiç ilgisi yoktur. Çünkü rivayet, Peygamber'in (s.a.a) zamanında yeryüzünde bulunan ve hayatta olan kimseleri kapsamaktadır. Allah Rasülü (s.a.a) “Bunlar yüz yıl sonra yeryüzünde kalmayacak ve ölecek.” buyurmaktadır. Dolayısıyla bu hadis İmam-ı Zaman'ı (a.s) kapsamamaktadır. Zira Hazret, hicretten 242 yıl sonra dünyaya gelmiştir ve Allah Rasülü'nün zamanında doğmamıştır.

İbn Kuteybe bu rivayeti şöyle izah eder: Bu hadisin ravileri ondan bir cümleyi düşürmüş veya unutmuş olmalıdır. Yahut Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuş olabilir: “Yeryüzünde bugün aranızda bulunanlardan kimse kalmayacak” yani bu mecliste hazır bulunan kimselerden veya sadece sahabeden kimse kalmayacak. Bu durumda ravi “منکم” “Sizden” kelimesini atmış demektir. Tahavî de bu rivayeti naklettikten sonra aynı izahı yapmış ve şöyle demiştir: Ali'nin (a.s) sözünde Allah Rasülü'nün (s.a.a) kastettiği şeyin, o gün yeryüzünde bulunan kimseler olduğunu, bunun dışındakiler olmadığını görüyoruz.

Bundan dolayı zikredilen izahlarla birlikte bu rivayet gelecekteki insanları, özellikle Hz. Mehdi'yi (a.s) kapsamamakta ve Peygamber'in (s.a.a) ümmeti için ömrün uzunluğunun muhal olduğunu ispatlamamaktadır. İbn Teymiyye'nin istinadı iddiadan başka bir şey değildir. Rivayetin muhataplara ya Allah Rasülü'nün meclisinde hazır bulunanlardır ya da sahabenin genelidir. Aynı şekilde Allah Rasülü'nün (s.a.a) maksadı da, yüz yıl sonra bile başka hiç kimsenin ömrünün uzun olmayacağı ve ümmetinin fertlerinin kıyamete kadar yüz yıldan daha az ömür süreceği değildir. Çünkü o tarihten sonra yüz yıl yaşayan pek çok insan geldi. Bunlara daha sonra değineceğiz.

İslam ümmeti için uzun ömür sahibi olmanın muhal görülmesi gerektiğine dair İbn Teymiyye'nin ikinci delili Peygamber'in (s.a.a), ümmetinin ömrünü altmış ile yetmiş yıl arasında sınırlamasıdır.

Bu delile cevap da şudur: Bu rivayet, Ehl-i Sünnet ulemasının da işaret ettiği gibi ümmetin ortalama ömrünü beyan etmekte, ömrün uzunluğunu altmış veya yetmiş yılla sınırlandırmamaktadır. Rivayet insanların çoğunluğunun ömür süresini açıklamaktadır. Zira çoğu insan hadiste işaret edilen yaşa kadar ömür sürer. Ali Kârî ve Mebar Kefurî, rivayette muradın, Allah Rasülü'nün (s.a.a) ümmetindeki ömür süresinin benimsenmiş, ortalama ve mutedil ömürlerden olduğuna, ümmetin çoğunluğunun bu iki sayı arasında öldüğüne değinmiştir. Nitekim Peygamber'in (s.a.a), halifelerin, Hz. Ali (a.s), ulema ve evliyadan diğerlerinin ömrü hep böyle olmuştur.

Dolayısıyla bu iki rivayetle Hz. Mehdi'nin (a.f) diri olduğunu muhal farzeden İbn Teymiyye'nin iddiası tamamen temelsiz ve mantıksızdır ve uzun ömrün mümkün olduğunu ispatlayan diğer delillerle çelişmektedir.

Uzun Ömrün Mümkün Olmasının Delilleri

İbn Teymiyye'nin iddiasının aksine, insan için uzun ömrün mümkün olduğunu ispatlayan deliller vardır. Bu delillerin başında Kur'an gelir. Kur'an'da yalnızca uzun ömrü değil, ebedi ömrün mümkün olduğunu haber veren bir ayet vardır. Bu ayet Hz. Yunus (a.s) hakkındadır. Allah şöyle buyurur:

“فَلَوْلَا أَنَّهُ كَانَ مِنْ الْمُسَبِّحِينَ. لَلَبِثَ فِي بَطْنِهِ إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ”

“Eğer o (Yunus) balığın karnında tesbih etmeseydi yeniden dirilme gününe balığın karnında kalırdı.”

Ayet-i şerifeye dikkat edilirse, biyologların terminolojisinde ebedi ömür olarak adlandırılan çok uzun ömür (Yunus aleyhisselamın asrından kıyamete kadar) Kur'an-ı Kerim açısından insan ve balık için mümkün bir şeydir.

Akla göre de bir kimsenin ömrünün uzun olması, hatta binlerce yıl sürmesinin hiçbir mahzuru yoktur ve muhal değildir. Nitekim Fahru Razî de bu noktayı vurgulamıştır.

Uzun ömür sahibi olmak bilimsel açıdan da muhal değildir. Şu ana dek hiç kimse insan ömrü için belirli bir müddeti ispatlayamamıştır. Muhammed Bâkır Sadr, Bahsu Havli'l-Mehdi kitabında İmam Mehdi (a.s) için uzun ömrün mümkün olduğu bahsinde bazı noktaları anlatmış ve bilim açısından uzun ömrün muhal olmadığını ispatlamıştır.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar