6-İbn Teymiyye'nin Hz. Mehdi Hakkındaki Görüşlerinin Tenkidi

04 December 2025 32 dk okuma 9 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 6 / 9

Tarih boyunca uzun ömürlü insanların varlığı her asırda insan için uzun ömrünün mümkün olduğunu kanıtlamakta ve bilimselleştirmekte, aynı şeyin gelecekte de vuku bulmasın mümkün kılmaktadır. Toplumların tarihi pek çok kimsenin ömrünün, genel ve ortalama ömürden fazla olduğunu göstermektedir. Ehl-i Sünnet ulemanın, nahiv ve lugat âlimi, şair ve edebiyat ilimlerinde imam olarak zikrettiği İbn Hâtim Sicistanî, el-Muammerin ve'l-Vesaya kitabında, ömürleri doğal ömürden çok fazla kişilere yer vermiştir. Hatta Peygamber'in (s.a.a) ümmetinden de ömürleri ikiyüz yıl, ikiyüzelli yıl, üçyüz yıl, beşyüz yıl, altıyüz yıldan fazla olan kimselerin adını verir.

Burada önem arzeden nokta şudur ki, Ehl-i Sünnet'in büyükleri, İmam Mehdi'nin (a.s) ömrünün uzun olmasının imkanını belirtmiş ve böyle bir ömrün Hazret için mümkün olmasını muhal görmemiştir. Kunduzî, Gencî Şafiî'nin sözünü şöyle nakleder: “Şu halde o hayattadır ve gaip olduktan itibaren şu ana kadar mevcut ve bâkidir. Hz. İsa, Hızır ve İlyas'ın bâki olması deliliyle onun varlığı ve bekasında da hiçbir çekince yoktur.” Aynı şekilde Şa'ranî'den şöyle nakleder: “Mehdi, İmam Hasan Askerî'nin (a.s) oğludur. Doğumu hicri 255 senesinin Şaban ayında gece yarısı gerçekleşmiştir. İsa b. Meryem ile biraraya gelecekleri zamana dek bâki ve hayattadır.” Allame Bedahşî, Allame Ebyarî, Abdurrahman Bâalevî gibi diğer Ehl-i Sünnet âlimleri de İmam Mehdi'nin (a.f) diri olduğunu ve uzun ömrünü dile getirmişlerdir.

İnsanların uzun ömürlü olmasının imkanı konusunda zikredilmiş bu delillere rağmen İmam Mehdi'nin de (a.f) böyle uzun ömrü olmasında ne gibi sorun vardır?

İbn Teymiyye'nin Hz. Mehdi'nin Çocukken İmameti Hakkındaki Şüphesi

İbn Teymiyye, İmam Mehdi'nin (a.f) çocukluğunda imam olması hakkında, henüz rüşd ve yükümlülük yaşına ulaşmamış birisinin topluma imamet kabiliyetine sahip olamayacağına inanmaktadır.

“وَابْتَلُواْ الْيَتَامَى حَتَّىَ إِذَا بَلَغُواْ النِّكَاحَ فَإِنْ آنَسْتُم مِّنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُواْ إِلَيْهِمْ أَمْوَالَهُمْ”

“Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde olgunlaşma gördünüz mü hemen onlara mallarını verin.”

Bu ayete dayanarak Hz. Mehdi'nin (a.f) çocuk olduğu ve henüz rüşd ve yükümlülük yaşına erişmediği, bu yüzden reşid olana ve izdivaç zamanına dek malların ona verilemeyeceğini iddia eder. Şu halde malı ve canı üzerinde tasarrufta bulunamayan biri Müslümanların imamı nasıl olabilir?

Bu Şüpheye Cevap

İbn Teymiyye'nin bu sözü nas karşısında içtihaddır. Çünkü Kur'an açısından çocukken imamet, nübüvvet ve velayet imkansız bir şey olmamak bir yana, bilakis Kur'an şöyle buyurur: “Velayet ve imameti bazı kimselere çocukken verdik.” Allah, Hz. Yahya'ya (a.s) hitaben şöyle buyurur:

“يَا يَحْيَى خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍ وَآتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّا”

“Ey Yahya, semavi kitabımızı kuvvetle tut. Ona, çocukken nübüvvet makamı verdik.”

Yine İsa (a.s) hakkında şöyle buyurur:

“قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا. قَالَ إِنِّي عَبْدُ اللَّهِ آتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَنِي نَبِيًّا”

“Dediler ki: Beşikteki bir çocukla nasıl konuşalım? İsa dile geldi ve dedi ki: Ben Allah'ın kuluyum. O bana (semavi) kitap verdi ve beni peygamber yaptı.”

Fahru Razî, Allah'ın Hz. Yahya'ya (a.s) verdiği hüküm hakkında şöyle der: “Bu ayet-i şerifede geçen hükümden murad nübüvvettir. Zira Allah Teala onun aklını daha çocukken muhkem ve mükemmel yaptı ve ona vahiy gönderdi.” Allah, yetişkinken risalete eriştirdiği Hz. Musa (a.s) ve Hz. Muhammed'in (s.a.a) aksine Hz. Yahya (a.s) ve Hz. İsa'yı (a.s) neden çocukluklarında peygamber seçti? Kunduzî, İsa hakkındaki ayeti ve Yahya hakkında olan önceki ayeti şahit göstererek şöyle yazar: “Denmiştir ki, Allah ona (Mehdi) çocukluğunda hikmet ve faslul-hitap lütfetti. Onu âlemler için alamet yaptı.”

Küçük bir çocuğun nübüvvet makamına ulaşma kabiliyetini gösteren zikredilen ayetler haricinde, küçük bir çocuğun, sadece büyüklerin yapabileceği nice işi Allah'ın izniyle başarma yeteneği taşıdığını tespit eden başka ayetler de vardır. Kur'an-ı Kerim, Hz. Yusuf (a.s) ve Zeliha vakasında ufak bir çocuğun şahitlik etmesi hakkında şöyle buyurur:

“وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِّنْ أَهْلِهَا إِن كَانَ قَمِيصُهُ قُدَّ مِن قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ الكَاذِبِينَ. وَإِنْ كَانَ قَمِيصُهُ قُدَّ مِن دُبُرٍ فَكَذَبَتْ وَهُوَ مِن الصَّادِقِينَ”

“Kadının akrabalarından bir şahit şahitlik etti ve dedi ki: Eğer Yusuf'un gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylüyor demektir ve Yusuf yalancıdır. Eğer gömlek arkadan yırtılmışsa kadın yalancıdır ve Yusuf doğru söyleyenlerdendir.”

Ehl-i Sünnet müfessirler bu şahit hakkında onun kim olduğuna dair muhtelif kaviller nakletmiştir. Bu görüşlerin arasında onun, Hz. Yusuf'un (a.s) temizliğine şehadet eden beşikteki bir çocuk olduğu da vardır. Taberî, Sa'lebî, Beğavî, Kurtubî, İbn Kesir, Suyutî ve diğerleri bu görüşe tefsirlerinde işaret etmişlerdir.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar