“Bir grup da rivayeti tahrif etmiş ve demiştir ki: Mehdi'nin ceddi Hüseyin ve dedesinin künyesi Ebu Abdullah'tır. Oysa Allah Rasülü'nün rivayetinin manası şudur ki, Mehdi'nin ismi Muhammed b. Abdullah'tır ve ismi künyesi yapılmıştır."
Bu Görüşün Tenkidi
İbn Teymiyye'nin bu iddiasına cevabımızı birkaç nokta halinde beyan edeceğiz:
a) İbn Teymiyye'nin istinat ettiği rivayet “اسم أبیه اسم أبي” cümlesi olmaksızın Ehl-i Sünnet'in en eski kaynaklarında Hz. Ali (a.s), İbn Mesud, Ebu Hureyre, Huzeyfe, İbn Abbas, Ebu Said Hudrî ve Ümmü Seleme gibi sahabelerden sahih senedle nakledilmiştir. Bu sahabelerden sahih senedle nakilde “اسم أبیه اسم أبي” cümlesinin olmaması rivayetin aslında bu cümlenin bulunmadığını ve rivayete sonradan eklendiğini göstermektedir. Nitekim Sicistanî ve Genci Şafiî de bu noktaya işaret ederek hadisin ravisi tarafından rivayete ilave edildiğini, yani “zâide” olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle İbn Teymiyye'nin dayandığı rivayet muteber değlidir.
b) Meşhur Vahhabi yazarlardan Şeyh Rebii b. Muhammed Suudî bu rivayeti uydurma kabul etmiş ve bunu Muhammed b. Abdullah Nefs-i Zekiyye'nin takipçilerinin uydurduğunu öne sürmüştür. Zira onun beklenen Mehdi olduğu meşhur şöhret kazanmıştı.
Dolayısıyla “اسم أبیه اسم أبي” cümlesi olmaksızın nakledilen rivayetlerin sahih tariki vardır ve istifaze seviyesine varmaktadır. Şiilerin kendi iddiasını ispat için rivayeti tahrif ettiği iddiası bâtıl bir iddiadır ve yalandır. Şiilerin görüşü, Ehl-i Sünnet'in, fazlalık cümlenin yeralmadığı rivayet grubuna uygundur.
İbn Teymiyye'ye Göre İmam Mehdi'nin Nesebi
Belirtildiği gibi, İbn Teymiyye, Mehdi'nin Hz. Zehra'nın (s.a) neslinden olduğuna inanmaktadır. Fakat Hz. Mehdi'nin (a.f) Hz. Zehra'nın (s.a) hangi çocuğunun neslinden geldiğinde Şia ile görüş ayrılığı içindedir. O, İmam Mehdi'nin (a.f) nesebinin İmam Hüseyin'e (a.s) vardığına inanan Şiilerin aksine, vadedilen Mehdi'nin, İmam Hüseyin'in (a.s) değil, İmam Hasan'ın (a.s) evlatlarından olduğunu savunmaktadır. İbn Teymiyye, görüşünü dile getirirken Hz. Ali'den (a.s) bir rivayete istinat eder. Orada Hz. Mehdi'nin (a.f), Hüseyin b. Ali'nin (a.s) değil, Hasan b. Ali'nin (a.s) neslinden geldiği geçmektedir. İbn Teymiyye'nin kastettiği rivayet, Ebu Davud'un Sünen'inde naklettiği rivayettir:
Ebu İshak anlatır: Ali (a.s) oğlu Hasan'a bakarken dedi ki: “Bu oğlum seyyiddir. Onun adını Allah Rasülü koyduğu gibi, onun neslinden Peygamberinizle aynı adı taşıyan, sireti ve ahlakı ona benzeyen, ama görünüşünde benzerlik olmayan bir evlat gelecektir.” Sonra yeryüzünü adaletle dolduracağından bahseden bu kıssayı nakletti.
Bu rivayet hususunda dikkat çekici olan, Ehl-i Sünnet'ten bazı âlimlerin, Peygamber'in (s.a.a) “إن ابني هذا سید کما سماه النبي” cümlesinden muradının İmam Hasan (a.s) olduğunu ispatlamak için şu rivayete sarılmasıdır: Peygamber (s.a.a) minberin üstünden İmam Hasan'a (a.s) baktı ve şöyle buyurdu:
“ابْني هذا سَیِّدٌ و لعلَّ اللهَ أنْ یُصْلِحَ به بین فِئَتیْنِ من مُسْلمینَ”,
“Bu çocuğum seyyiddir. Umulur ki Allah onun eliyle Müslümanların iki büyük ordusu (İmam Hasan aleyhisselam ve Muaviye'nin ordusu) arasında sulh icat eder.”
Molla Ali Kârî, Azim Âbâdî, İbn Teymiyye bu rivayetle istidlalde bulunup Peygamber'in (s.a.a) Ebi Davud rivayetinde İmam Hüseyin'i (a.s) değil, İmam Hasan'ı (a.s) kastettiğini savunmuş ve sonra Mehdi'nin İmam Hasan'ın (a.s) zürriyetinden olacağı sonucunu çıkarmışlardır.
İbn Teymiyye'nin Delilinin Tenkidi
İbn Teymiyye'nin ve diğer Ehl-i Sünnet ulemanın, Mehdi'nin (a.f) İmam Hasan'ın neslinden olduğunu ispatlamak için istinat ettiği rivayette onun itibarını düşürecek sorunlar vardır. Bu sorunlar şu şekildedir:
1. Ebu Davud rivayetinin senedinde iki müşkül vardır:
a) Ebu Davud senedin başında “Bana Harun'dan nakledildi.” der. Ama bu rivayeti ona Harun'dan kimin naklettiğini belirtmez. Öyleyse rivayet bu yönden zayıftır. Çünkü isnadda muallaklık vardır.
b) Hz. Ali'den (a.s) nakledilen bu rivayetin ravisi, Müminlerin Emiri'ni sadece bir kez görmüş olan Ebu İshak Amr b. Abdullah Sebiî'dir. Bu sebeple Ehl-i Sünnet uleması bu rivayeti munkatı ve itibar bakımından sâkıt kabul etmiştir.