7- İslam ve Modern Psikolojiye Göre İnsan-ı Kamil

04 December 2025 48 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 11

İlk defa “Şeyh Muhyiddin İbn Arabi” bu kavramı yaygın bir şekilde kullandı. Fusus’ul-Hikem adlı kitabının her bir fassı (bölümü) bir peygamber veya kamil insan hakkındadır. Keza diğer eserlerinde de özellikle Futuhat’ul-Mekkiye’de “İnsan-ı Kamil” kavramını kullanır.

“Ariflere göre insan-ı kamil; en üstün manevi makamlara ulaşmış ve bütün ilahi âlemleri kendisinde toplayan kimsedir. Aynı şekilde ilahi bütün kemalleri ve sıfatları gösteren ayna olup Allah’ın yeryüzündeki halifesi ve hüccetidir…”

İzzedin Nesefi de insan-ı kamili şöyle tanımlamaktadır: “İnsan-ı kamil; şeriatta, tarikatta ve hakikatte tamam olan kimsedir… İnsan-ı kamilin kemali için dört şey gereklidir: iyi söz, iyi amel, iyi ahlak ve maarif.”

İnsan-ı kamil kavramı İslami kültürde iki muayyen mısdaka sahiptir. Bu mısdaklardan biri şemsiye velayetin sahibi enbiya ve imamlar için kullanılan insan-ı kamil tabiri diğeri de kameri velayetin sahibi ilahi zatta fani olmuş gerçek arifler ve evliyalara mutabık olan insan-ı kamildir. Lakin bu iki anlamdan hiçbiri araştırma alanımıza girmemektedir. Zira bu araştırmada psikoloji ve İslam arasında ortak diyalog konusu olan insan-ı kamil ele alınacaktır. Kuşkusuz az tecrübe irfanın bu yüce anlamlarına ulaşamaz ve bunlar tecrübe sepetine de sığmazlar.

Dolayısıyla gelecek konularda insan-ı kamil hakkında yukarıda dillendirilen iki mertebe ele alınmayacak ve bu konu daha düşük seviyede irdelenecektir. Konumuz insanlığın yüce makamı değildir. Bilakis insanların çoğu için algılanabilen veya ilmi ölçütlerle incelenebilen daha düşük seviyelerdir. Ayrıca bu makalede insan-ı kamilden kastın salt sağlıklı insan olmadığını da hatırlatmalıyız. Zira psikologların bu konu hakkındaki yaklaşımlarının ana ekseni insanın ne olabileceği meselesidir. Yoksa ne idi veya şuanda nedir meselesi değildir.

“Kemal hakkında düşüncelerini dile getiren psikologlar kemal için matlup olan düzey ve şahsiyet gelişimini normlardan daha üstün bilmekte ve ileri düzeydeki kemalin husulü için gerekli çaba hakkında istidlalde bulunarak insanın bütün bilkuvve yeteneklerinin kuvveden fiile ulaşmasını veya tahakkukunu zaruri bilmektedirler. Matlup ve sağlıklı bir şahsiyete sahip olmak için sadece psikolojik hastalıklardan ve sağlıklı olmayan psikolojik davranışlardan kurtulmayı yeterli görmemektedirler.”

Dolayısıyla göz önünde bulundurulan kemal; normlardan daha üstün ve insanlığın yüce gayesi olan o yüce makamdan daha düşük, insan kemalinin orta seviyesidir. Kavramların karışmaması için burada “matlup insan” kavramını benimsedik ve bunu şu şekilde tanımladık. “Matlup insan: azami sermayesini ve bilkuvve yeteneklerini olumlu yönde fiiliyata döken insandır.” Kemalin bu mertebesinin bir nokta olmayıp bir mesir ve tarik olduğu açıktır. Tabii bu tanımda iphamın olduğunu kabul ediyoruz. Ancak sadece İslam ve psikoloji arasındaki söyleşi ve teatide konunun sınırlarının belli olması için bu tanım dillendirilmiştir.

1. Psikologlara Göre Matlup İnsan

Kemal psikolojisi insanın doğal sağlıklı boyutuyla ilgilenir. Yoksa insanın sağlıksız (psikolojik hastalık) boyutuyla ilgilenmez. Hedefi de psikolojik rahatsızlıklara sahip kimseleri tedavi etmek değildir. Bilakis potansiyelden fiile ulaştırmak ve yeteneklerini fiiliyata dökmek ve hayattan daha derin anlamlar elde etmek için insanın önemli istidatlarını uyandırmaktır. Kemal hakkında düşüncelerini dillendiren psikologlar dış etkenlerin, içgüdülerin, çocukluk dönemlerinin iç çekimlerini insanın şahsiyeti için inkar etmemekle beraber insanları değişim kabul etmeyen bu kuvvelerin etkisinde bilmemektedirler. Hâlbuki insanlar geçmişe, biyolojik tabiata ve etrafındaki durumlara karşı ayağa kalkabilir ve ayağa kalkmalıdır. Söz konusu psikologların insan tabiatı hakkındaki tasvirleri iyimser ve ümit vericidir. Bu psikologlar kemalin terakki ve gelişimine ve insanın yapabileceklerine dönüşebileceğine inanmaktadırlar.

Büyük psikologların seçilmiş yedi teorisinde birçok ortak nokta olmasına rağmen her biri matlup insan hakkında farklı bir tasvir sunmuştur. Ancak sözü uzatmamak için bu teorilerden altı tanesinin sadece unvanlarını ve “Maslow”un da teorisini zikretmekle yetineceğiz. Konu hakkında daha fazla araştırma yapmak isteyenler “Kemal Psikolojisi” adlı kitaba bakabilirler.

1- Gordon Allport’a (1897-1967) göre matlup şahsiyet “Baliğ insan veya pişmiş ve yetişmiş insan”dır.

2- Carl Rogers’a göre matlup şahsiyet “Kemal eylemi ile insan”dır.

3- Erich Fromm (1900-1980) matlup şahsiyeti “Üreyen insan” bilmektedir.

4- Gustav Jung Carl’a (1875-1961) göre matlup insan “Fertleşmiş insan”dır.

5 - Viktor Frankel’a göre matlup şahsiyet “Kendisini aşan veya anlam sahibi insan”dır.

6- Pirls’e göre matlup insan “Bu mekânlı ve bu zamanlı insan”dır.

Abraham Maslow’un Teorisi

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar