Sadıkeyn (a.s) Asrında Şiilerin Tasnifi
Said Şefiî
Özet
Sâdıkayn (İmamMuhammed Bakır ve İmam Caferi Sadık) asrında Şiiler arasında asgari beş fikrî kol vardı. 1) Siyasi ve popüler Şiilik: Peygamber’den hemen sonra halifeliği Hz. Ali’nin hakkı bilen, teberri, ricat ve Mehdilik akaidinde tezahür eden, mevcut durumun Peygamber ailesinin lehine dönmesini beklemek Şia'nın bu kolunun itikatlarındandır. 2) Mutedil fakihler: Sorunlara itidalli ve ihtiyatlı bakan Eban b. Tağleb, Zürâre ve Ebu Basir gibi en seçkin fıkıh âlimlerinden bir kesim. 3) Şii kelamcılar: Kays Mâsir, Hişam b. Hakem ve Mü'min gibi isimler bu grupta yeralır. 4) Aşırılıkçılar: Muğeyre b. Said, Beyan b. Sem'ân ve hepsinden önemlisi Ebu'l-Hattab Esedî, bu dönem faaliyet göstermiş ünlü guluvculardandır. 5) Mufavvıza veya grup içi gulat: Bunların inancına göre İmamlar (a.s), Allah'ın yapması gereken bütün işleri yapmaktaydı. Bir farkla ki, Allah'ın kudreti asıl, onların kudreti bağımlıydı.
Giriş
Şiilerin ve ravilerin mensup olduğu şube ve kategoriler ile her grubun fikir ve inançlarını tanımak, Şia'nın rivayetlerinin sâdır olduğu ortamı ve ortaya çıktığı zeminleri ve bazı yüksek seviyeli ravileri zayıflatan sebepleri bilmek, hepsinden önemlisi sahih rivayetleri zayıf olanlardan ayırt edebilmek için büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte Şia'nın doğuşu ve tarihsel seyri hakkında ortaya konmuş çok sayıda kitap arasında bu bahislere hiçbir şekilde işaret edilmemiştir. Sadece muhakkik üstad Dr. Seyyid Hüseyin Müderrisî, bazı kitaplarında dağınık biçimde Emeviler döneminde mevcut bulunan bazı kollara değinmiş ve onların kimi inançlarını zikretmiştir. Biz de onun emanetini koruyup yeni şubeler ve başlıklar ekleyerek, ama aynı zamanda yeni örneklere ve bazı gerekli çıkarımlara da yer vererek İmam Bâkır ve İmam Sâdık (a.s) dönemindeki Şia'nın kollarına işaret edeceğiz.
Buna göre bu zamanda Şiiler arasında asgari beş fikrî akımın mevcut bulunduğu anlaşılmaktadır. Aşağıda sözkonusu kolları tarihsel sıralarına göre inceleyeceğiz:
1. Siyasi ve Popüler Şiilik
Birçok Şii’nin (esas itibariyle de Kufe Şiilerinin) inancına göre tarih, Peygamber'in (s.a.a) rıhletinden hemen sonra bir çeşit sapmaya maruz kaldı. Bu bakışa göre Beni Ümeyye hükümeti, bu ilk sapmanın mantıksal sonucundan başka bir şey değildi. Ebu Hanife'den nakledilmiş bir haberde onun İmam Sâdık'a (a.s) şöyle dediği geçer: “Kufe halkından on binden fazla insan Peygamber'in (s.a.a) ashabına lanet ediyor. Eğer mümkünse onları bu işten menedin.” İmam buyurdu ki: “Onlar, benim sözümü kabul etmiyor.”
Bu nakil, o devirde Kufe Şiilerinin çoğunun İmam'a itaat etmek gerektiğinden haberdar olmadığını göstermektedir.
Selim b. Kays'ın kitabı, elimize ulaşmış en eski Şii kitabıdır. Her ne kadar bu kitabın konuları pek çok değişikliğe maruz kaldıysa da eserin özü büyük ölçüde el değmemiş olarak durmaktadır. Kaleme alındığı tarih Hişam b. Abdulmelik dönemi (hicri 105-125) ve onun hükümetinin son yıllarıdır. Emevi döneminin sonlarında Kufe'nin tanınmış muhaddisi Câbir Cu'fi'nin rivayetleri de Kufe Şiilerinin o zamandaki bu ekolünün inanç ve söylemi hakkında bilgi olarak kabul edilebilir. O, ricat inancıyla suçlanmış ve Ali'yi (a.s) “dabbetu'l-arz” kabul etmiş kişilerdendir. Dabbetu'l-arz itikadı, onun ve başka birçok kişinin suçlandığı ricat inancının bir parçasıdır. Câbir, hiçkimseye nakletmediği ellibin hadis bildiğini iddia ediyordu. Bu sebeple ve ricata inanması nedeniyle güvenilirliği Ehl-i Sünnet'in rical âlimleri nezdinde ihtilaf konusu olmuştur.
Benzerleri İslam'dan önceki düşüncelerde ve Keysaniyye fırkasının inançlarında mevcut bulunan ricat inancı -İmam Ali ve mazlum evlatlarının bir gün geri dönecekleri ve düşmanlarından intikam alacakları- bu zamanın Şiilerinin fikirlerinden biri sayılmaktadır. Daha önce bu akide Reşid Hecerî'ye nispet edilmiştir. Habib b. Sübhan şöyle nakleder: Reşid Hecerî, Ali'ye (a.s) dedi ki, “Şehadet ederim ki sen dabbetu'l-arzsın.” Ali (a.s) onu şiddetle kınadı.
İmam Ali'den (a.s) önceki halifelerden teberri etmek, Kufe Şiiliğinin bu kolunun temel özelliklerindendir. Bu, Câbir Cu'fî'nin rivayetlerinde de görülmektedir. Câbir'den, Emevi döneminin sonlarında Şii toplumunun, olayların Peygamber (s.a.a) ailesinin lehine dönmesi için emel ve arzularını yansıtan Mehdilik düşüncesi hakkında da çok sayıda rivayet nakledilmiştir. Bazı rivayetlerde, Emevi sülalesinden Şiilerin intikamını alacak “Kâim” adında bir kişiden bahsedilmiştir. Hatta kimi zaman bu intikamcının İmam Bâkır (a.s) olduğu düşünülmüştür.
Genel olarak, Emevi döneminin sonlarında Kufe Şiilerinin popüler kolunun inançlarını aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:
1. Hüseynî kolun tarafında istikamet tutarak Ali'ye (a.s) ve evlatlarına dostluğun vurgulanması.
2. Ali'den (a.s) önceki halifeleri kabul etmemek.
3. Ricat ve Mehdilik inancında tezahür eden, olayların değişip Peygamber (s.a.a) ailesinin lehine dönmesini beklemek.
4. Basit düşünce tarzı ve bahislerde kelamî karmaşanın olmaması.