İslam, şehvet peşinde koşmayı önlemek için cinsel isteklerin tatminini eşle sınırlıyor ve evlenme imkânı olmayan kimselere oruç tutmak, spor yapmak ve takvalı olmak gibi önerilerde bulunuyor.
Sonuç
Çoğu araştırmacının ilgisini çeken konulardan biri cinsel faaliyetler ve sonuçları hakkındaki eğitimin kültürel tesirinin karşılaştırılmasıdır. Batı ülkelerinde muhtelif araştırmaların karşılaştırılması, cinsel eğitim ve ilgili hizmet alanlarında (aile kurulması gibi) açıklık siyaseti güden kültürlerde istenmeyen hamileliklerin, çocuk düşürmenin ve bulaşıcı cinsel hastalıkların sayısını düşürmede başarılı olunduğunu göstermektedir (Adelman ve Pittman, 1986; Jones ve meslektaşları, 1985; Cruger ve Vynser, 1981; Sidalki, 1987; Sinch, 1986).
Jones ve meslektaşları (1985) cinsel eğitimler ve sonuçları alanında 37 ülkeyi birbiriyle karşılaştırdı. Araştırmalarının sonucu, cinsel eğitimle ilgili daha özgür olan Batı ülkelerinde ergenlerin hamilelik oranının ve neticede çocuk düşürmenin daha az olduğunu göstermektedir. Amerika, Kanada, İngiltere, İsveç, Hollanda ve Fransa gibi ülkeler kıyaslandığında, en yüksek ergenlerde hamilelik ve çocuk düşürme oranının Amerika’da olduğu görülüyor. 1980’de 15-19 yaş arası ergenlerin hamilelik oranı Amerika’da %9,6, İngiltere’de %4,5 ve Hollanda’da %1,4’tür.
Cinsel eğitim alanında yapılmış araştırmalar gözden geçirildiğinde, Batı ülkelerinde cinsel eğitimin daha çok ergenlik döneminde hamilelik, bulaşıcı cinsel hastalıklar ve çocuk düşürme gibi sonuç odaklı olduğu anlaşılıyor. Çünkü bu ülkelerde evlilik öncesi cinsel ilişki nispeten revaçtadır ve anormal karşılanmamaktadır. Batı ülkelerinde siyasetçilerin ve eğitimcilerin esas uğraşı evlilik dışı ilişkilerin önlenmesi değil, cinsel ilişkilerin kontrolüdür. Bu yüzden Batılı cinsel eğitim programlarının çoğunda bulaşıcı cinsel hastalıklar, özellikle AIDS, hamilelikten korunma yöntemleri ve tehlikeli cinsel davranışlar üzerinde durulmaktadır. Oysa İslam düşünürleri açısından cinsel eğitimler, tek tek bütün kişilerin ruh sağlığının ve ailenin korunması hedefiyle yapılır. Bu açıdan bakıldığında sağlıksız cinsel ilişkilerin büyük çaplı bedensel, ruhsal ve toplumsal sonuçları olabilir.
İslamî bakışa göre cinsel eğitimin hedefi, sağlıklı bir bakış oluşturulması ve cinsel konular hakkında münasip ve yeterli bilgiye sahip olunmasıdır. Ayrıca ruh sağlığı ve toplumsal uyumla sonuçlanacak, toplumsal uyumsuzluğu, davranış bozukluklarını ve ahlaki anormallikleri en az düzeye indirecek eğitimleri de içermelidir (Fakihî, 1384). Bununla birlikte cinsel ilişkilerin sağlıklı hale getirilmesi ve cinsel sapmaların önlenmesi, cinsel eğitimin önemli hedeflerindendir.
Cinsel eğitimlerin içeriğinde biyolojik, psikolojik, ahlaki ve kültürel boyutlar da dikkate alınmalıdır. Böylece cinsel konulara karşı bilginin yanında tutarlı bir yaklaşım ortaya çıkabilir (Moglia, 1994).
İslamî bakışta zikredilen içeriğe ilaveten cinsel davranış ve eğilimlerde normal ve anormal değerlerin eğitimi, cinsel sapmaların sağlığa, bedene, ruha, topluma ve maneviyata verdiği zararlar, cinsel sapmalardan sakınma üslupları, kız ve erkeklerin irtibatta olduğu alanlarla ilgili fıkıh hükümleri ve ergenlik döneminde evliliğe hazırlama yöntemleri gibi konular üzerinde de durulmaktadır. Aynı şekilde kızları ve erkekleri cinsel açıdan tahrik edecek eğitim programlarından kaçınılması da tavsiye edilmiştir.
İslamî bakışa göre cinsel eğitimde aşağıdaki özellikleri taşıyan esaslara teveccüh edilmiştir:
a) Cinsel ihtiyacın doğal ve fıtrî kaynağı vardır.
b) Doğal ihtiyaçların tamamına teveccüh edilmiştir.
c) Eğitim sistemi usulleriyle uyumludur.
d) Bu esaslar, eğitimcinin yüce eğitim hedeflerine ve yaratılışın gayesine ulaşmasını kolaylaştırır.
İslami bakış, gençleri ve ergenleri maruz kalabilecekleri bedensel, ruhsal, manevi ve kişiliklerine yönelik zararlar ve de yanlış ilişkilerin uhrevî sonuçları hakkında bilgilendirmeyi amaçlar. Evlilik, Batı’da daha az üzerinde durulan başka bir konudur. Oysa evlilik, gençlerin cinsel ihtiyaçlarının giderilmesi, ahlaki, ruhsal ve bedensel sağlıklarının korunması için İslam’ın da tekit ettiği en uygun yoldur.
Kaynakça
1- Kuran-ı Kerim
2- İbn-i Ebi’l-Hadid (tarihsiz), Şerh-i Nehcu’l-Belağa, Mısır, c. 20.
3- Ebu Aşık, Abdu’l-Nuaym İbrahim (2001), Terbiyetu’l-Benati fi’l-İslam, Mısır, Mektebetu’l-Evladi Şeyhi’t-Turas.
4- Ahmedî, Ali Asğar (1373), Tahlil-i Terbiyeti ber Revabit-i Duhter ve Peser der İran, Tahran, İntişarat-ı Evliya ve Mürebbiyan.
5- Stone, Abraham ve Hannah Stone (1379), Pasuh bi Mesail-i Cinsî ve Zenaşuî, Terazallah İhvan tercümesi, Tahran, Neşr-i Erguvan.
6- __________ (1379), Danistenihay-i Cinsî ve Zenaşuî, Muhammed Rıza Dıjkam tercümesi, Tahran, Kilid-i Telayî.
7- Stone, Gloria (1379), Pasuh bi Porseşhay-i Cinsî, Ebu’l-Fazl Nazarî tercümesi, Tahran, Neşr-i Sahil.
8- İsmailî, İsmail (tarihsiz), Emsal-i Kuran, Tahran, Usve.
9- İsmailî, Ali (1381), Cevan, Engize ve Reftar-ı Cinsî, Tahran, Likau’n-Nur.