Kur'an'ın İbret Verme Yöntemi

04 December 2025 52 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 1 / 12

Kur’an’ın İbret Verme Yöntemi

Muhammed Rıza Kâimî Mukaddem

Medrese ve Üniversite Araştırma Kurumu Eğitim Bilimleri Kolu Uzvu

Özet

Şüphesiz ibret verme, genel olarak bütün peygamberlerin (a.s), özel olarak da İslam Peygamberi’nin (s.a.a), insanları hidayet etmek ve eğitmek için kullandığı eğitimsel yöntemlerden biridir. Bu iddianın şahidi de Kur’an-ı Kerîm öğretileridir. Çünkü bu semavî kitapta yer yer kavimlerin ve milletlerin tarihi, başlarından geçenler, yaradılışın şaşırtıcı yönleri ve diğer hususlardan bahsedilmiş ve bu konulardan alınması gereken ibretler açıklanmıştır. Hatta bazı örneklerde ibret alma emredilmiştir. Bu, Kur’an-ı Kerim’in ibret verme yöntemi diye tabir edilebilir. Kur’an-ı Kerim’in bakış açısından bu yöntemin muhtelif boyutlarının incelenmesi, bu makalenin peşinde olduğu husustur. Bu yazıda işlenenler şunlardır: İbretin mahiyeti, bunun Kur’an’daki kavramının tanınması, ibret malzemeleri, ibret verme yönteminin tanımı, ibret temelleri, ibretin etki etme şartları, ibret verici konular ve nihayetinde ibret verme üslupları. Makalede, Kur’an ayetleri ve ilgili tefsirler bağlamında bu hususlar incelenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Yöntem, ibret, ibret verme, tarih, basiret, akıl etme, seyir ve sefer, yaradılışın şaşırtıcılıkları.

Giriş

İbret ilk bakışta öğüt ve nasihat anlamındadır ama kendi dakik anlamına göre bir tür düşünsel harekettir. Bu hareket esnasında ibret alan, görme ve duyma gibi duyusal mukaddimelerden faydalanır ve onlardan geçerek onların ötesindeki marifete intikal eder; mantıklı ve makul bir neticeye ulaşır. Eğitilende böyle bir hâli ortaya çıkarmak için ortam hazırlamayı da ibret verme yöntemi diye adlandırmak mümkündür. Bu makalede bu konunun Kur’an-ı Kerim açısından muhtelif boyutlarının incelenmesine çalışacağız. İbret nedir? İbret almak için hangi süreçten geçilmelidir? İbret verme yöntemi nasıl tanımlanabilir? Hangi üsluplarla ibret alma ortamı oluşturulabilir? Hangi konulardan ibret almak gerekir? Kimler ibret alırlar? Bunların hepsi, bu makalenin Kur’an açısından bakarak cevap vermeye çalışacağı sorulardır.

Kavram tanıma

İbret “fi‘let” veznindedir ve ayn-b-r (‘ibr) kökünden türemiştir. Lügat bilimcilere göre bunun esası nüfuza ve bir şeyden geçmeye delalet eder. Onun muhtelif müştaklarının tefsir etmek, ölçmek, geçmek, şaşırmak, bir sahilden diğer bir sahile geçmek gibi zikredilmiş çeşitli manaları vardır. Bunların hepsinde bir tür cereyan, intikal ve nüfuz idrak edilebilmektedir. İbret ve itibar için –ki ilki isim ve ikincisi mastardır- tedebbür ve düşünce, şaşırma, ölçme ve imtihan, öğüt ve tezekkür, bir şeye ehemmiyet ve itibar vermek gibi çeşitli anlamlar beyan edilmiştir. Aynı şekilde başka nazîrelerin ve benzerliklerin kendisine döndürüldüğü ve kıyaslandığı örnek ve esasa ibret denir.

Halil bin Ahmed ibreti “geçmişten nasihat almak” şeklinde anlamlandırmıştır. Ahmed bin Fâris bu alanda şöyle söylemiştir: “Bize göre itibar ve ibret, bir nehrin iki sahili gibidir. Çünkü her iki sahil birbirine nispetle ‘ibrdir. “اعتبرت الشی” dendiğinde sanki o şeye baktığında aklına getirdiğin anlamı, onun ‘ibridir. Onun karşısına koyarsın ve onunla mukayese edersin. Bununla beraber itibar عبری النهر lafzından türemiştir. Ondan sonra فا عتبروا یا اولی الابصار ayetini şahit olarak getiriyor ve onun açıklamasında şöyle diyor: “Sanki Allah demektedir ki bazı fiilleri yapmış olan ve bunun sonucunu da görmüş olan kimseye bakın. Onun yaptıklarını yapmaktan kaçının ki onun başına gelen, sizin başınıza da gelmesin.” Ahmed bin Fâris’in bu beyanından, ibreti mukayese ve ölçmeyle beraber düşünce ve görüş, nihayetinde de öğüt ve nasihat anlamında aldığını anlıyoruz.

Her ne kadar ibret kelimesi yukarıdaki anlamlardan her biri için ayrı şekilde kullanılmış olsa da, zikredilen anlamlarının birbirlerine karşılık gelmediği görülmektedir. Aksine bakış atmayla ve zahirî bakışla başlayan, nihayetinde de öğüt almak ve o davranışa müdahil olmakla tamamlanan bir gamı teşkil eder. Diğer bir deyişle yukarıdaki anlamlardan her biri, bu anlam gamının bir boyutuna veya bir merhalesine işaret etmektedir. İbret, kendi ıstılâhî manasında bu anlam gamıyla uyum içindedir ve belki de onun için en kapsamlı kavram ve ıstılâhî tanım, Ragıb Isfahanî’nin yapmış olduğu tanımdır. O şöyle söylemiştir: “İtibar ve ibret, cereyanında zahirî ve meşhud (gözlemlenebilir) bir marifetin, batınî ve gayrı meşhud bir marifetin idraki için bir vesile ve köprü oluşturduğu duruma özgüdür.”

Önceki Sayfa 1 2 3 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar