Kur’an’ın ve Kutsal Kitabın Kadına Bakış Açılarının Karşılaştırılması (Yaratılış Hikâyesine Göre)
Dr. Füruzan Rasıkhî
Özet
Dinî bilgiler, kutsal dinî metinlerden elde edilen ve bu esasa göre şekil alan bilgilerdir. Bu bilginin önemli unsurlarından biri, kutsal metnin kadınlara bakış açısıdır. Bu makalede Kur’an ve Kutsal Kitap izleyicilerinin kadınlara dinî bakış açısı hakkında bilgi edinmek için bu iki kitaba başvurduk ve yaratılış hikâyesi ve özellikle de insanın dünyaya gelişini dikkate aldık. Kur’an’da ve Kutsal Kitap’ta zikredilen iki rivayetin içeriğini karşılaştırma ve ortak ve farklı taraflarını gösterme suretiyle her bir rivayetin izleyicilerinin düşünceleri üzerindeki tesirlerini ve neticelerini ortaya koymaya çalıştık. Böylece Kutsal Kitabın rivayetinin etkisi altında kalmış bir toplumda kadınlara karşı kötümserliğin ve kabalığın köklerini aydınlatmak istedik.
Kutsal Kitabın kadınlara karşı aldığı konumu anlayabilmek için muhtelif noktalar dikkate alınabilir. Mesela bu Kitapta Allah nasıl tasvir ediliyor ve bu tasvirin cinsiyeti nedir? Veya her şeyin ve insanın da çift yaratılmasının sırrı nedir? Yaratılış hikâyesi ve dünyaya iniş nasıl rivayet edilmiştir ve bu olaylarda kadının rolü ve payı nasıl değerlendirilmektedir? Veya bu Kitabın kadınlara uygun gördüğü toplumsal konum ve ailedeki görevleri nelerdir?
Bu makalede yaratılış ve dünyaya iniş hikâyesini inceleyeceğiz. Amacımız bu hikâyede kadının rolünü beyan etmek, Kur’an ve Kutsal Kitabın bu konuya bakış açılarını karşılaştırarak bu iki rivayetin ne ölçüde birbiriyle uyuştuğunu, hangi noktalarda ayrıldıklarını ve bu iki kitabın izleyicilerinin düşüncesi üzerindeki neticelerinin ve gereklerinin ne olduğunu göstermektir.
Kur’an’da Havva
Kur’an’da Havva’nın adı geçmemiş ve her yerde ona “Âdem’in eşi” (Bakara/35; A’raf/19) ünvanıyla işaret edilmiştir. İnsanın yaratılışıyla ilgili Kur’an’da şöyle geçmektedir:
“Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının.” (Nisa/1)
Bu ayet ve benzerleri, önce bir insanın yaratıldığını, sonra çiftinin ondan yaratıldığını ve ondan sonra neslin çoğalmasının o ikisiyle başladığını göstermektedir. Bu yüzden neslin çoğalmasında kadın ve erkek aynı ölçüde pay sahibidir. Allah beşerin nesline değer vermiş ve hiç kimseyi bu keremden mahrum etmemiş, “Andolsun, biz Âdemoğlunu yücelttik.” (İsra/70) ve üstünlük ölçüsü olarak takvayı belirlemiştir:
“Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır.” (Hucurat/13)
Kur’an dünyaya inişten üç surede söz etmiştir: A’raf (19-27), Bakara (35-38) ve Ta-Ha (117-123). A’raf suresinde şöyle geçer:
“Ey Âdem, sen ve eşin, cennete yerleşin, ikiniz de dilediğiniz şeyleri yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın, çünkü zalimlerden olursunuz. Şeytan, onlara gizli kalmış olan avret yerlerini belirtip göstermek için ikisini de vesveselendirdi ve bu ağacın meyvesini yerseniz mutlaka iki melek haline gelir yahut da ebedi ömre kavuşursunuz, onun için Rabbiniz sizi nehyetti dedi. Ve yemin ederek şüphe yok ki dedi, ben size öğüt verenlerdenim. Onları böylece aldattı. Derken o ağacın meyvesinden tadınca avret yerlerini gördüler ve cennetteki ağaçların yapraklarıyla avret yerlerini örtmeye koyuldular. Rableri nida edip onlara dedi ki: Sizi, şu ağacın meyvesini yemeden menetmedim mi ve demedim mi ki Şeytan, hiç şüphe yok ki size apaçık bir düşmandır. Her ikisi de Rabbimiz dedi, kendimize zulmettik biz, bizi yarlıgamazsan, bize acımazsan ziyankârlardan oluruz. Tanrı, inin dedi, bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olacak ve yeryüzünde muayyen bir vakte dek kalmanız mukadder. Orada dirileceksiniz dedi, orada öleceksiniz ve orada dirilip mezardan çıkarılacaksınız. Ey Âdemoğulları, avret yerlerinizi örtecek libas ve giyip süsleneceğiniz elbise indirdik size. Tanrıdan çekinme elbisesine gelince: O, daha da hayırlıdır ve bunlar, insanların anıp öğüt almaları için indirilen Allah ayetlerindendir. Ey Âdemoğulları, Şeytan, ananızı, babanızı cennetten çıkardığı ve avret yerlerini onlara göstermek için büründükleri elbiseyi sıyırıp üstlerinden attığı gibi sakın sizi de bir derde uğratmasın.” (A’raf/ 19-27)
Yukarıdaki ayetlerde her yerde Âdem ve Havva’dan –beraber- söz edilmiştir. Allah her ikisine cennet nimetlerini tatma iznini vermiş, her ikisine belli bir ağacın meyvesini yasaklamış, şeytan her ikisine vesvese vermiş, her ikisi de ağacın meyvesini tatmış, hoşa gitmeyen yerleri görünmüş ve yapraklarla örtünmüşler ve de Allah her ikisine de öfkelenmiş. Onlar Allah’tan af dilemişler ve Şeytan’la beraber dünyaya inmişler. Bu ayetlerin sonunda Allah, Âdem’in evlatlarına hitap ediyor ve hidayet ve irşad amacıyla onları ilk atalarının kaderine düçar olmaktan sakındırıyor.