Bakara suresinde Şeytan’ın vesvesesinden ve Âdem’le konuşmasından özetle bahsedilmiş ama dünyaya inişinin etkilerinden ve neticelerinden daha fazla söz edilmiştir (Bakara/ 35-38). Ta-Ha suresinde de dünyaya inişten önceki durum ve Şeytan’ın vesveseleri hakkında daha fazla bilgi olduğu görülüyor. Ama bu ayetlerde Şeytan’ın Âdem’e vesvese verdiğini ve sonra Âdem ile Havva’nın ağacın meyvesini yediğini görüyoruz. İsyan ve yoldan çıkma Âdem’e nispet ediliyor ama dünyaya iniş ikil (dual şahıs kipinde) oluyor ve yine kurtuluş vaadi de ikildir (Ta-Ha/ 117-123).
Her üç surede hikâyenin tamamı göz önünde bulundurulduğunda, Âdem’in ve Havva’nın dünyaya inişiyle sonuçlanan hata, Şeytan’ın vesveseleri yoluyla gerçekleşmiştir ve hatta bazı ayetlerde sadece Âdem kınanmıştır. Her durumda dişi zamirinin ve dünyaya inişte ikil zamirinin kullanılması, bu amelin bir kişi tarafından yapılmadığını, her yerde Havva’nın Âdem’in yanında ve amellerinde ona ortak olduğunu göstermektedir.
Kutsal Kitap’ta Havva
Eski Ahit’te insanın yaratılışından şöyle söz edilmektedir:
“Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı’nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı. Onları kutsayarak, “Verimli olun, çoğalın” dedi” (Yaratılış 1: 27-28) Sonra Havva’nın yaratılışıyla ilgili şöyle deniyor: “Sonra, “Âdem’in yalnız kalması iyi değil” dedi, “Ona uygun bir yardımcı yaratacağım.”… RAB Tanrı Âdem’e derin bir uyku verdi. Âdem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Âdem’e getirdi. Âdem, “İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir” dedi, “Ona ‘Kadın(nisa)’ denilecek, çünkü o adamdan(insandan) alındı.” (Yaratılış 2: 18 ve 21-23)
Görüyoruz ki önce Allah, insanın yaratılışını erkek ve dişi şeklinde kendisine bağlıyor ama sonra kadının erkekten yaratılmış olduğundan bahsediliyor. Eski Ahit’in yaratılış hikâyesi rivayetinde dikkate değer nokta şudur: Kadın, Âdem’in yalnızlığını gidermek için yaratılmıştır, hem de Âdem’in kaburgasından. Bu yüzden bu hikâyeye göre kadının yaratılışı erkeğin vücudunun bir ürünüdür. Erkek için yaratılmıştır ve erkeğin vücudundan ortaya çıkmıştır. Kadın, Âdem’in vücudunun bir parçası olduğu için her zaman ona bağımlıdır.
Peki, Havva’nın dünyaya inişteki rolü neydi? Yaratılış bölümünde şöyle anlatılıyor:
“RAB Tanrı’nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin’ dedi mi?” diye sordu. Kadın, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” diye yanıtladı, “Ama Tanrı, ‘Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.” Yılan, “Kesinlikle ölmezsiniz” dedi, “Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız.” Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar. Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı’nın sesini duydular… RAB Tanrı Âdem’e seslendi… “Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?” Âdem, “Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim” diye yanıtladı… RAB Tanrı kadına, “Çocuk doğururken sana çok acı çektireceğim” dedi, “Ağrı çekerek doğum yapacaksın. Kocana istek duyacaksın, seni o yönetecek.” RAB Tanrı Âdem’e, “Karının sözünü dinlediğin ve sana, meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için toprak senin yüzünden lanetlendi” dedi, “Yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın.” (Yaratılış 3. Bölüm)
Bu rivayet çok önemli noktalar içermektedir, sembollerle doludur ve çeşitli şekillerde tefsir edilebilecek özelliktedir. Yaratılış bölümünde sadece Şeytan tarafından kandırılma ve Âdem’i kandırmanın Havva’nın işi olduğu düşünülmekle kalmıyor, Havva ilahi emre karşı gelmeye tamamen istekli ve bu konuda becerikli birisi olarak tanıtılıyor. Yani Havva o kadar çabuk ve kolaylıkla aldanıyor ki Kutsal Kitabı okuyan kişi, Allah’a isyan fikrinin sadece Şeytan’a ait olduğuna ve Havva’nın aklında böyle bir fikrin olmadığına dair şüpheye düşüyor. Bu iddiayı kanıtlamak için Allah’ın Âdem’e emrini, Havva’nın Şeytan’a verdiği haberle karşılaştırmamız ve bu ikisinin arasındaki farkları görmemiz yeterlidir. Yaratılış bölümünde (2: 16-17) Allah’ın emrinin şöyle olduğunu okuyoruz:
“Ona, “Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin” diye buyurdu, “Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.” Ama üçüncü bölümde (1-3) şunu okuyoruz: “Yılan kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin’ dedi mi?” diye sordu. Kadın, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” diye yanıtladı, “Ama Tanrı, ‘Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.”