İbnü'l-Cevzî devamında, “Yaladı” tabiri yoktur, “Ali onu yüzüne sürdü” tabiri vardır, yazar ve ekler: “Bu versiyonuyla da hadîs sahih değildir.” Kitabının devamında İbn Cevzî şunları yazar: “İbn Cerir Taberî, Nasr Hacib'e, İslȃm'da Ehl-i Hadîs kadar hasisliğe duçar olmuş başka bir topluluk yoktur, mealinde bir söz yazmıştır.” Bundan sonra kendisi de müfrit bir Hanbelî olan İbnü'l-Cevzî, Taberî'ye saldırmaya ve küfretmeye başlar; kitabın devamında ilmî bir tartışma yoktur.33
Yukarıda alıntıladığımız pasajlardan Taberî'nin Ehl-i Hadîs ile şiddetli bir tartışma içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Ehl-i Hadîs'e muhalefet etme cesareti Taberî'nin sağlam bir kişiliğe sahip olduğunu gösterir. Taberî'nin hayatının bu dönemi onun hayatının en önemli devresidir.
Taberî'ye er-Reddü alâ el-Harkusiyye***** adında bir kitap izafe edilmiştir. Harkus b. Züheyr Haricîlerin ilk liderlerindendir. Bu kitap aslında Hanbelîliğe karşı yazılmış bir reddiyedir.34 Taberî'nin burada Hanbelîliği Harkusiyye şeklinde isimlendirmesinin nedeni, Hanbelîliğin Hz. Ali hakkında Haricîlerle aynı görüşe sahip olmasıdır.35 Muhalifleri Taberî'yi tek doğru yol olarak kabul edilmiş Ehl-i Hadîs yolundan saptığı için eleştirmişlerdir.
Sonuç
Bu bölümün sonunda bir yandan Ehlibeyt'in (a.s.) mȃnevî azametini, öte yandan Taberî'nin ilim tahsili yolunda gösterdiği tahammülfersa çabasının göstergesi olan bir rivayeti nakletmeyi uygun buluyoruz.
Nasr b. Kesir şöyle der: Altmış yıl önce veya biraz daha fazla bir zaman önce Süfyan-ı Sevrî ile Cafer b. Muhammed es-Sâdık'ın (s.a) yanına gittik. Ben, Cafer b. Muhammed'e (a.s.), “Hacca niyetlendim, bana bir dua öğret,” dedim.
Cafer b. Muhammed (a.s.), “Harem'e vardığında ellerini Kâbe'nin duvarına koy ve “Yâ sâike'l-kuvvet ve yâ Samia's-savt ve yâ Kâsiye'l-izâmu'l-lehmâ ba'de'l-mevt” dedikten sonra istediğin duayı et,” buyurdu.
Sonra Süfyan-ı Sevrî, Cafer b. Muhammed'e (a.s.) bir şey söyledi; ama ben ne söylediğini anlayamadım.
Cafer b. Muhammed (a.s.) ona döndü ve şöyle buyurdu: “Sevdiğin bir şeye kavuştuğunda çokça elhamdülillah de. Sevmediğin bir şey başına geldiğinde ise sık sık la havle vela kuvvete illa billah, de. Rızkın azaldığında ise çokça istiğfar et.”
Kadı şöyle der: “Furat oğullarından bir şahıs, ya kendi aşiretlerinden birinden ya da başka birinden şöyle nakleder: ‘Ebu Cafer Taberî'nin (r.a) yanındaydım. Ölümünden bir saat önce Cafer b. Muhammed'den (a.s.) ona bir dua naklettiler. Taberî defterini istedi ve onu yazdı. Ona şimdi yazı yazma zamanı mıdır, dediler. Taberî, “İnsana, ölüm kendisine ulaşıncaya kadar ilim tahsilini bırakmaması yakışır,” dedi.36
Taberî'nin Mezhebi
Taberî'nin mezhebini ve inançlarını anlamak için üzerinde durulması gereken konulardan biri, onun meşhur edebiyatçı ve şâir Harezmî ile akrabalığı konusudur.
Tarihü'l-ümem ve'r-rusul ve'l-mülûk ve kapsamlı bir tefsir olan Camiü'l-beyân'ın müellifi Muhammed b. Cerir b. Yezid Taberî, tarih, tefsir ve fıkıh alanında kaleme aldığı kitaplarından da anlaşılacağı üzere, Hicrî üçüncü yüzyılın ikinci yarısında ve dördüncü yüzyılın başlarında yaşamış İranlı büyük bir Sünnî âlimdir. Hicrî 224 yılında doğmuş ve 310 yılında vefat etmiştir. Hayat hikâyesini birçok biyografi kitabında bulmak mümkündür.
Meşhur bir şȃir olan Ebu Bekir Muhammed b. Abbas Harezmî Hicrî dördüncü yüzyılda yaşamış, emirlerle ve ediplerle içli dışlı olmuştur. Harezmî Büveyhîleri sevmiş ve savunmuş, bu konuda mutaassıp davranmış, onları öven şiirler yazmıştır.37 Muhtemelen Hicrî 323 yılında doğan Harezmî'nin 383 yılında öldüğü söylenir.38 Harezmî'nin şiirlerinin dışında edebî açıdan oldukça önemli olan risaleleri ve mektupları da günümüze ulaşmıştır. Eserleri 1970 yılında Şeyh el-Hazin'in tahkikiyle Beyrut'ta yayımlanmıştır.
Harezmî İmamî Şiî'dir. Makalat müellifleri ve Sünnî ricâl âlimleri onun Râfızî olduğunu kaydederler. Bu müelliflere göre Râfızîlik, On İki İmam Şiîliğinin müfrit biçimidir. Gulat olmayan Şiîlik, Hz. Ali'yi (a.s.) Osman'a ve doğal olarak diğer halifelere tercih eden kimseler için kullanılırken39 Harezmî'nin Nişabur Şiîlerine yazdığı ve tarih boyunca yöneticilerin Ehlibeyt'e ve Şiîlere yaptıkları zulümlerden söz ettiği mektubunda Râfızîlik izlerine rastlanır.40
Biz, makalemizin bu bölümde, Taberî'nin Harezmî ile akrabalığını ele alacak, bununla da Taberî'nin hangi mezhebe mensup olduğunu saptamaya çalışacağız.
Bu bölümde iki konu: a) Meşhur edip Harezmî'nin Taberî'nin kız kardeşinin oğlu olduğu; b) Harezmî'nin bir şiirinde dayılarına Râfızîlik isnat ettiği; üzerinde durmamız gerekmektedir.
Eğer bu iki konuyu açıklığa kavuşturabilir, başka birtakım delillerin yardımıyla Harezmî'nin sözünü doğrulayabilirsek tarihçi Taberî'nin Şiîliği meselesini aydınlatabiliriz.
Harezmî'nin Tarihçi Taberî ile Akrabalığı