Edebiyat ilimleri ve onun lügat, sarf, iştikak, meani, beyan, bedi, inşa, aruz, kafiye, karzu’ş-şiir, nakdu’ş-şiir, nakdu’n-nesr, sebkşinasi, hitabe, hat, edebiyat tarihi gibi bapları ve şubeleri İslam edebiyat kültürünün tezahürleridir ve Müslümanların düşünce dünyasında lafız ve mana meseleleriyle ilgili olarak tedvin edilmiş en yüksek boyutlardan biridir. Cahiliye Arabı şiir ve söze aşinaydı. Aralarında “Arap günleri” ilmi ve şairlerin biyografisi yaygındı. Şiir ilmi ve söz eleştirisi rağbet görüyordu. Lakin kategorilendirilmiş edebi ilimler ve onların genişletilip, araştırılarak yazıya dökülmüş meseleleri İslam düşünürlerinin ardına düştüğü yeni fenomenlerdi.
Meşhurdur: İslam ve Arap dilbilimi, İmam Ali b. Ebi Talib’in (as) Ebu’l-Esved Dueli’ye göstermesiyle biçimlenmiştir. İsim, fiil ve harfin kuşatıcı, etraflı ve ekonomik tanımı, nihayet Arap dilinin mantık ve kurallarını kayda geçme saikiyle, ama aynı zamanda Kur’an’ın metnini ve muhtevasını tahriften ve kıraattaki yanlış okumalardan korumak amacıyla onun tarafından Kur’an’ın harekelenmesi ve i’rabı, Kur’an’ın mealen anlaşılmasının ve tefsirin temellerini attı. Nitekim benzer harflerin (... س, ش, ب, ت, ث, ص, ض) okunuşunda yanlışlık yapılmasının önüne geçmek için Kur’an’da noktalamanın kullanılması da Yahya b. Ya’mer tarafından aynı saikle gerçekleştirilmişti.
Dolayısıyla Müslümanlar, İslam’ın zuhurunun ve Kur’an’ın açılmaya başlamasının ilk günlerinden itibaren bu kitabı doğru okumak ve iyi anlayabilmek için bir dizi araştırmaya, belagatli ve kategorik net, açık bilgilere, söz ve anlam konusunda temel hususlar ve ifadeye dökülmüş hakikatlerin uygulanmasına ihtiyaçları olduğunu anladılar ve bu ihtiyaca da güzelce cevap verdiler.
Harflerin mahreçlerini, harflerin ve kelimelerin tertibini, edebiyat ilimlerinde, kıraat ve tecvitte Kur’an’ın hoş ve değiştirilemez seslerini gösterebilmek amacıyla her birinin özellik ve farklılıklığını tanımak, Kur’an’a hizmette Müslümanların derin incelemeleri ve yoğun çabaları arasındadır.
Dilbilimde edebi noktaları ortaya koyan bu kabil ince eleyip sık dokumalar temelinde harfler, seslerin mahreçleri bakımından ve oldukça teknik ve çeşitli gruplarla telaffuzu itibariyle harflerin inceliklerinin açıklamalarıyla birlikte tecvit ve kıraat kitaplarında kayıt altına alınmıştır. Müslümanların fonetik araştırmalarını içeren kaynaklar arasındaki bu eserler, linguistik ve fonetik alanında elektronik araçların yardımıyla yaşanan dikkate değer gelişmeye rağmen günümüzde bile hâlâ takdir ve övgüyü hak etmektedir.
Aşağıdaki eserler, Kur’an ilimlerinin bir bölümü sayılan kıraat ve tecvidle ilgili olarak kaleme alınmış kitaplara küçük bir örnektir:
Eban b. Tağlib’ten (hicri 141) el-Kırâe, Hamza b. Habib’ten (hicri 156) el-Kırâe, Ali b. Hamza Kesai’den el-Kıraât, Sehl b. Muhammed b. Osman Sicistani’den (hicri 255) İhtilafu’l-Mesahif, Ebi Zer’a adıyla bilinen Abdurrahman b. Muhammed’in (hicri 410) Huccetu’l-Kıraât, Mekki b. Ebi Talib Kaysî’den (hicri 437) el-Keşfu an Vucuhi’l-Kıraati’s-Seb’a ve İlelihâ ve Hucacihâ, Ebu Amr Osman b. Said Dani’den (hicri 444) el-Teysiru fi’l-Kıraati’s-Seb’a, Muhibbuddin Ebu’l-Beka Ukberi Bağdadi’den (hicri 616) İmlau mâ Menne Bihu’-Rahman min Vucûhi’l-İrabi ve’l-Kıraati fî Cemii’l-Kur’an, Ebu Şame adıyla meşhur Şemsuddin ... b. İsmail’den (hicri 665) el-Murşidu’l-Veciz fima Yetealliku bi’l-Kur’ani’l-Aziz, Ali b. Yusuf Cezeri’den (hicri 833) el-Neşru fi’l-Kıraâti’l-Aşere, Ahmed b. Abdullah Dimyati’den (hicri 1117) İthafu Fudalau’l-Beşer fi’l-Kıraâti’l-Erbaa Aşere.
2. İslam Edebiyat İlimleri ve Linguistik
Giderek, Müslüman edebiyatçılardan geriye, Kur’an’daki kelimelerin kökenini ve lafızların hakiki ve mecazi anlamlarını tanımayı sağlayan; Allah’ın kelamına özgü belagat yapılarını, Kur’an’daki vecihler, nazireler, icaz, itnab ve misalleri; surelerin ve ayetlerin başını ve sonunu, Kur’an’ın mucizevi yönünü tanıtan yüzlerce eser kaldı. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in linguistik boyutlarını inceleme konusu yapıp bu meselelere iltifat eden ve sarf, nahiv, meani, beyan, eleştiri ilmi, belagat gibi muhtelif yönleri ele alan, bazı örnekleri aşağıda gösterilmiş muazzam eserlerdi: