Beşerî Bilimlerde Kur’an’ın Bilimsel Otoritesi ve Çağdaş İnsanın Zorluklarını Çözümlemedeki Rolü

04 December 2025 37 dk okuma 10 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 10
  • İlim

یا أَیهَا الَّذِینَ آمَنُوا إِذَا قِیلَ لَکمْ تَفَسَّحُوا فِی الْمَجَالِسِ فَافْسَحُوا یفْسَحِ اللَّهُ لَکمْ  وَ إِذَا قِیلَ انشُزُوا فَانشُزُوا یرْفَعِ اللَّهُ الَّذِینَ آمَنُوا مِنکمْ وَ الَّذِینَ أُوتُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍ وَ اللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِیرٌ

“Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın!” dendiğinde, yer açın ki, Allah da sizin için genişlik sağlasın. “Kalkın!” dendiğinde de kalkın ki, Allah, içinizden inananlarla kendilerine ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”[59]

  • Basiret

قُل لاأَقُولُ لَکمْ عِندِی خَزَائِنُ اللّهِ وَ لاَ أَعْلَمُ الْغَیبَ وَ لاَأَقُولُ لَکمْ إِنِّی مَلَک إِنْ أَتَّبِعُ  إِلَّا مَایوحَى‏ إِلَی قُلْ هَلْ یسْتَوِی الْأَعْمَى‏ وَ الْبَصِیرُ أَفَلاَ تَتَفَکرُونَ

“Onlara şunu söyle: ‘Ben size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Gaybı da bilmem ben! Size ben bir meleğim de demiyorum. Yalnız bana vahyedilene uyarım ben!’ Sor onlara: Körle gören bir olur mu? Hâlâ düşünmüyor musunuz?”[60]

  • Adalet

وَ ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلاً رَجُلَینِ أَحَدُهُمَا أَبْکمُ لاَ یقْدِرُ عَلَى‏ شَی‏ءٍ  وَ هُوَ کلٌّ عَلَى‏ مَوْلاَهُ أَینَما یوَجِّهْهُ لاَیأْتِ بِخَیرٍ هَلْ یسْتَوِی هُوَ وَ مَن یأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَ هُوَ عَلَى‏ صِرَاطٍ مُّسْتَقِیمٍ

“Allah şöyle bir örnekleme de yaptı: İki adam; birisi dilsiz; hiçbir şeye gücü yetmez, efendisi/yöneticisi üstüne sadece bir yük. Efendi onu nereye gönderse hiçbir hayır getiremez. Şimdi bu adam, dosdoğru bir yol üzerinde bulunup adaletle emreden kişi ile aynı olur mu?”[61]

  • Cihat

لاَیسْتَوِی الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِینَ  غَیرُ أُولِی الضَّرَرِ وَ الْمُجَاهِدُونَ فِی سَبِیلِ اللّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَ أَنْفُسِهِمْ فَضَّلَ اللّهُ الْمُجَاهِدِینَ بِأَمْوَالِهِمْ وَ أَنْفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِدِینَ دَرَجَةً وَ کلّاً وَعَدَ اللّهُ الْحُسْنَى‏ وَ فَضَّلَ اللّهُ الْمُجَاهِدِینَ عَلَى‏ الْقَاعِدِینَ أَجْرَاً عَظِیماً

“İnananlardan özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile mallarıyla canlarıyla Allah yolunda cihadedenler bir olmaz. Allah, mallarıyla canlarıyla cihadedenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah hepsine de güzellik va’detmiştir ama mücahidleri oturanlardan çok daha büyük ecirle üstün kılmıştır”[62]

  • Takva

یاأَیهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاکم مِن ذَکرٍ وَ أُنثَى‏ وَ جَعَلْنَاکمْ شُعُوباً وَ قَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ أَکرَمَکمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاکمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِیمٌ خَبِیرٌ

“Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanınızdır. Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.”[63]

İşte bu değer temelleri, özellikle eğitim, ekonomi, politika vb. beşerî bilimlerde oldukça etkili olabilir. Örneğin, eğitim sahasında ‘cihad’ bir değer olarak addedilmezse ve şiddetin bir tezahürü olarak cihad ayetleri tanıtılırsa; doğal olarak ders ve eğitim müfredatından kaldırılır. Eğer ekonomide adalet kavramı bir değer olarak kabul görürse; üretim, dağıtım ve tüketimin yönü doğru olana kayar ve seküler anlayıştan uzaklaşır.

4.2. Kur’an’ın Bilimsel Otoritesinin Bilimin Amaçları Üzerindeki Etkisi

Kur’an’ın ilmî otoritesinin etki alanlarından biri de bilimin gaye ve amaçlarına yön vermesidir. Kur’ân-ı Kerîm ‘genel’ ve ‘özel’ iki düzeyde bilimin amaçlarını etkilemektedir:

  1. a) Kur’an’ın bilimin genel amaçlarına etkisi:

Kur’ân-ı Kerîm Bakara suresi 156. ayet-i kerime ile إِنَّا لِلّهِ وإِنّا إِلَیهِ رَاجِعُونَ dünyanın Allah’tan ve dönüşünün de Allah’a doğru olduğunu bildirir. Ve İnsanın Allah ile buluşmasını nihaî mükemmellik ve kemâl olarak tanıtır:

یاأَیهَا الْإِنسَانُ إِنَّک کادِحٌ إِلَى‏ رَبِّک کدْحاً فَمُلاَقِیهِ

“Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalayacak, sonunda O’na kavuşacaksın.”[64]

Bu nedenle, tüm insan faaliyetleri bu yönde yönlendirilmelidir.

Öyleyse insanın Allah için ilim öğrenmesi ve bunu O’nun yolunda kullanması gerekir. Eğer ilimler bu esasa göre yönlendirilirse, ilâhî bir maksada ve beşerî kemâlin hizmetine sunulmuş olur. Bu nedenle tabiî bilimler nükleer fizik gibi, bomba yapmak ve insanlığı yok etmek amacıyla yönlendirilemez. Ayrıca beşerî bilimlerden olan eğitim, ekonomi ve siyaset gibi alanlar Kur’ânî öğretiler sınırları içerisinde değerlendirilirse insanoğlunun saadeti, kemali ve Allah’a yakınlığını sağlayacaktır. Zaten bu ilimler, iktidar peşinde koşan zenginlerin hizmetinde olmadığı için cephe alınmaktadır.

  1. b) Kur’an’ın bilimin özel amaçlarına etkisi:

Kur’ân-ı Kerîm her türlü ilim sahasında kendine has gaye ve yöntemleriyle rol oynayabilir ve bilime yön vermede etkili olabilir, şimdi buna birkaç misal vereceğiz:

Ekonominin özel amacı üretkenlik ve zenginlik elde etmek olabilir veya onun hedefi, adalet ve eşit dağılım temeli üzerine Kur’ân-ı Kerîm’in öğretilerine dayanmak olabilir:

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar