İmam (a.s) onlara şu cevabı verdi: “Sizler bizim taraftarlarımız ve sevdiğimiz kimselersiniz. Eğer ben dünya işi için azimle çalışan, dünyanın saltanatı için koşup yorulan biri olsaydım, Muaviye benden daha şiddetli, daha yürekli, daha azimli olamazdı. Fakat ben sizinkinden farklı bir görüşteyim. Bu yaptığım barışla sadece kan dökülmesini önlemek istedim. Allah’ın hükmüne razı olun, O’nun emrine teslim olun, evlerinizde oturun ve sesinizi çıkarmayın.”[40]
Barışın Sebepleri İle İlgili Sözün Özü
Buna göre barışın sebepleri şöyle özetlenebilir:
1- Muaviye’nin entrikalarının İmam’ın taraftarlarını etkilemesinden sonra bu taraftarların zaafa uğramaları, savaşmaktan kaçınmaları ve İmam’ın emirlerini dinlememeleri. Bu durumda direniş faydalı olmayacak, tersine Muaviye’nin hileleri karşısında ilâhî risalet çizgisinin inişe geçmesi kesinleşecekti. Oysa Muaviye’nin hilelerinin ve aldatmalarının egemen olduğu bir toplumda bu çizginin varlığını ve yükselişini korumak İmam’ın (a.s) görevi idi.
2- İmam Hasan’ın (a.s) ordusunun çökmesi şu sonuçlara yol açacaktı: İmam Hasan en sadık Ehli Beyt mensupları ve dostları ile birlikte ya şehit edilecek ya esir alınarak Muaviye’nin zindanlarında yaşamak zorunda kalacak veya Muaviye’nin bağışı olacak olan bir özgürlüğün ezikliği altında süregidecek bir zayıflık konumunda serbest bırakılacaklardı ki, bütün bu sonuçlar, istenecek şey değildi. Çünkü şehit olmak, kısa veya uzun vadede meşru bir sonuç getirmediği takdirde gerekçesiz kalır. Özellikle beraberinde İmamet/İmamlık çizgisinin tasfiyesini veya yaygın şekilde yok edilişini getirdiği zaman hiç kabul edilemez.
3- Ehl-i Beyt’in haklılığına inanan kesimi korumak, Haşimoğulları ile onların izinden gidenlere yönelik Emevî kininin kalıcı bir nitelik kazandığını gördükten sonra bu kitleyi Emevî tasfiyesinden veya yaygın yok edişinden korumak. Nitekim İslâm tarihinin kanlı olayları bu kalıcı kini ispat etmiştir.
4- Haddini aşmış azgın bir kitle ile savaşmanın hiçbir yarar getirmediği bir dönemde Müslümanların kanlarının akmasını önlemek.
5- Cahiliye karakterli Emevî plânının mahiyetini açığa çıkarmak ve İslâm ümmetini bunlara karşı koruma altına almak. Çünkü halifelik Emevî sülâlesinin İslâm ümmetinin iktidar dizginlerine el koymalarının, bu hanedanın İslâm varlığının kaderi ile oynamasının ve Peygamber’in (s.a.a) kutsal inkılâbına el koymasının zeminini hazırlamıştı.
6- Küfür ve gizli münafıklık ile güçlü biçimde mücadele etmenin uygun şartlarını hazırlamanın zorunluluğu.
İmam Hasan’ın (a.s) benimsediği ilâhî tutumun arkasında duran gerçek sebepler, olayın cereyan ettiği dönemde yaşayan birçok kişi tarafından olduğu gibi, sonradan gelen bazı sığ görüşlüler ile gerçeklerin çarpıtılmasının etkisi altında kalan şaşkınlar tarafından da fark edilmemiş, kavranamamıştır. Fakat barış anlaşmasını izleyen olaylar ile Muaviye ve diğer Emevî hükümdarları tarafından uygulanan düşmanca siyasetler, yine İslâm’a ve Müslümanlara verdikleri ağır zararlar, İmam Hasan’ın (a.s) tutumunun bazı sırlarını ortaya koymuştur.
[1]– el-Emalî, 192
[2]– Şûrâ, 23
[3]– el-İrşad adlı eserin yanı sıra bu hadis Şeyh Tûsî’nin el-Emalî’-sinde ve Tefsir-i Furat’ta nakledilmiştir. Birçok Ehl-i Sünnet kitapların-da da bu iki hadise benzer rivayetler nakledilmiştir. Bk. Mulhakatu İh-kaku’l-Hakk, 11/182–193
[4]– Makatilu’t-Talibiyyin, 34
[5]– el-İrşad, 4/15
[6]– A’yanu’ş-Şia, 4/14
[7]– Makatilu’t-Talibiyyin, 38–39
2- Eski bir şehir olan Menbic’in Halep şehriyle arasındaki mesafe, iki gündür.
[9]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 2/71
[10]– Sulhu’l-İmami’l-Hasan, 65, el-Gadir Yayınevi, Beyrut, Yıl: 1973
[11]– A’yanu’ş-Şia, 4/19
[12]– A’yanu’ş-Şia, 4/19- 20
[13]– age.
[14]– Sulhu’l-İmami’l-Hasan, 70
[15]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 2/76
[16]– Şerh’u Nehcil-Belağa, İbn Ebi’l-Hadid, 42/16
[17]– Şerhu Nehci’l-Belâğa, İbn Ebi’l-Hadid, 16/42
[18]– Mekatilu’t-Talibiyyin, 35
[19]– Mekatilu’t-Talibiyyin, 35
[20]– A’yanu’ş-Şia, 4/22
[21]– A’yanu’ş-Şia, 4/22
[22]– age.
[23]– Sulhu’l-İmami’l-Hasan, 80
[24]– Sulhu’l-İmami’l-Hasan, 81
[25]– Tarih-i Yakubî, 2/191
[26]– Tarih-i Yakubî, 2/191
[27]– Tarih-i İbn Esir, 3/203
[28]– el-İrşad, 190–191
[29]– Tarih-i Taberî, 4/122; Tezkiretu’l-Havas, İbn Cevzî, 112
[30]– Biharu’l-Envar, 44/21
[31]– Biharu’l-Envar, 44/21
[32]– Biharu’l-Envar, 44/21
[33]– bk. Sulhu’l-Hasan, Âl-i Yasin, s. 259. Değerli yazar, araştırmasında Taberî, İbn Esir, İbn Kuteybe, Mekatil vs. gibi tarih kitapları ve kaynaklarına dayanmıştır.
[34]– Zindeganiy-i İmam Hasan, 223
[35]– İlelu’ş-Şeraî, 200
[36]– Biharu’l-Envar, 44/19
[37]– el-İhticac, Tabersî, 148
[38]– Biharu’l-Envar, 44/22
[39]– Yenâbîu’l-Mevedde, 293
[40]– Biharu’l-Envar, 44/21–28