Kuran’ın Bilimsel / İlmi Tefsir Ekolü

04 December 2025 46 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 12

Bilimsel Tefsirin Muhalifleri

Zehebi, Ebu İshak Şâtıbi’yi (vefatı hicri kameri 790), el-Muvafakat kitabında geçenlere dayanarak, geçmiş zamanlarda bilimsel tefsir düşüncesine muhalefetin reisi olarak tanıtmış, kendisi de onun görüşünü tercih etmiştir.[44]

Ebu Hacer de Şâtıbi’yi, geçmişte ilmî tefsirin en meşhur muhaliflerinden kabul etmiş[45], onu, ilmî tefsirin muhaliflerinin başında ayrı bir fasılda ele almış[46] ve aşağıdaki kişilerden modern zamanlarda bilimsel tefsirin muhalifleri olarak bahsetmiştir[47]:

1. Muhammed Abduh’un talebesi ve Tefsiru’l-Menar’ın yazarı Muhammed Reşid Rıza (vefatı 1935).

2. Mısırlı ünlü âlim ve el-Ezher Üniversitesi’nin müdürü Şeyh Mahmud Şeltut (vefatı1964).

3. Dairetu’l-Mearifi’l-İslamiyye’de “el-Tefsir” makalesinin yazarı Üstad Emin Havli (vefatı 1965).

4. Ünlü yazar ve Kahire, Şam, Bağdad Lugat Cemiyeti”nin üyesi Üstad Abbas Mahmud Akkad (vefatı 1964).

5. el-Tefsiru’l-Hadis’in müellifi Üstad Muhammed İzzet Derveze Nablusî Filistinî.

6. Menahilu’l-İrfan fi Ulumi’l-Kur’an müellifi Muhammed Abdulazim Zerkani.

7. Fi Zilali’l-Kur’an tefsirinin müellifi Seyyid Kutub (vefatı 1966).

8. Kahire Üniversitesi Felsefi ve Toplumsal Araştırmalar Bölümü Başkanı Ali Abdulvahid Vafi.

9. Andrew Scott’ın Beynu’d-Din ve’l-İlm kitabının mütercimi Üstad İsmail Mazhar.

Fakat bu isimlerin tamamının, ayetlerin mana ve maksadını ortaya çıkarırken deneysel bilimlerin bulgularından yardım alma manasında bilimsel tefsire karşı oldukları belli değildir. Mümkündür ki bazıları Kur’an’ın bütün ilimleri kapsadığını inkar ediyor olmaları bakımından bilimsel tefsire karşı çıkıyor sayılabilir, ama daha önce geçtiği gibi Kur’an’ın bütün ilimleri kapsaması bir şey, deneysel bilimlerden yardım alınması ise başka bir şeydir. Yani bir kimsenin birincisine muhalif, ama ikincisine muvafık olması mümkündür.

Dolayısıyla Şâtıbi ve Zehebi, bu kitapta kastedilen manada bilimsel tefsirin muhaliflerinden görülemez. Çünkü Zehebi, Şâtıbi’yi el-Muvafakat’ta geçen meselelere istinaden ilmî tefsir düşüncesine muhalefetin lideri olarak tanıtmış ve kendisi de o kitaptaki delilleri sahih kabul ettiğinden onun görüşünü tercih etmiştir. Fakat El-Muvafakat’ta inkar edilen ve delil gösterilen şeyler Kur’an’ın bütün ilimleri kapsadığıdır, ayetlerin mana ve maksadını açıklığa kavuşturmada deneysel bilimlerden yardım alma değil. O, sözkonusu kitapta şeriatı ümmi ve ümmi kişilerin bilebileceği seviyede tavsif etmiş[48]; onun, Arapların önem verdiği ilimleri ve içlerinden âkil olanların gözönünde bulundurduğu ahlakı tashih edip mükemmelleştirdiğini savunmuştur.[49] Buna göre Kur’an’ın bütün ilimleri kapsadığı görüşünün ifrat ve yanlış olduğunu belirtmiş[50] ama ayetleri tefsir ederken bilimsel bulgular ve verilerden yardım almanın yanlış ve hata olduğuna hiçbir izah getirmemiş, hatta buna değinmemiştir bile. Belki de Kur’an’ın bütün ilimleri kapsadığını düşünmemekle birlikte bazı ayetlerin tefsirinde bilimsel bulgular ve verilerden yardım almayı doğru buluyordu. Özellikle de kitabında yıldız bilimi, yağmurun yağma, bulutların ortaya çıkma ve rüzgarın esme zamanını inceleyen bilim (meteoroloji), tarih bilimi, eski ümmetlerin haberleri, tıb ilmi gibi ilimlerden Arapların önem verdiği bilimler olarak bahsettiği ve Kur’an’daki birtakım ayetleri bu ilimlerle ilgili gördüğü[51] hesaba katılırsa.

Bahsi geçen ilimlerden haberdar olmak o ilimlerle alakalı ayetlerin manasını ortaya çıkarmada etkili olacağına göre onun da bu etkiye inanıyor olduğu ve bu tür bilimsel tefsiri onayladığı hiç de uzak ihtimal değildir. En azından bu anlamdaki bilimsel tefsire muhalefeti kesin değildir. Yine adı sayılan herkesin her türlü bilimsel tefsire, hatta deneysel bilimlerin kesin bulgu ve verilerinden yardım almaya muhalif oldukları belli değildir. İçlerinden bazıları, ayetlere bilimsel teorileri dayatmaya ve ayetleri, sallantıdaki bilimsel teorilere uydurmaya itiraz etmiş de olabilir. Fakat belki de mümkün durumlarda tefsirde deneysel bilimlerin kesin bulgularından istifade meselesine muhalefet etmiyorlardı. Ebu Hacer’in Seyyid Kutub’tan naklettiği bir cümle bu izahı desteklemektedir.

Bilimsel tefsirin muhaliflerinden sayılan kişilerin diğer muhalefeti de bu sınırda olabilir. Yahut içlerinden Kur’an’ın bütün ilimleri kapsadığına muhalif Şâtıbi gibi kimilerinin bile görüşünü net olarak bilmek, sözlerini dikkatlice ve üzerinde düşünerek ele almaya ihtiyaç duyurmaktadır. Bu çalışmada bu tür bir tahkiki gözardı ediyor[52] ve bilimsel tefsirin sahih olup olmadığını anlamada temel rol oynayan taraftarların ve muhaliflerin delillerini incelemeye koyuluyoruz.

Bilimsel Tefsirin Taraftarlarının Delillerini İnceleme

Nakli Deliller

Bilimsel tefsirin taraftarları için zikredilen delillerin bir bölümü, Kur’an’ın bütün ilimleri kapsadığına delil gösterilen ayetler ve rivayetlerdir. Mesela:

– “مَّا فَرَّطْنَا فِي الكِتَابِ مِن شَيْءٍ[53] (Bu kitapta hiçbir şeyi ihmal etmedik.)

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar