1- Temel Tartışma Konularıyla “Deizm” Ve Eleştirisi

04 December 2025 43 dk okuma 10 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 4 / 10

4.Günahlarımız için pişman olmalı ve onlar için tövbe etmeliyiz.

5.Bu yaşamdan sonra ahirette ödül ve cezalar olacaktır.

Herbert'in takipçilerinden Charles Blount da Herbert'e benzer bir şekilde oluşturduğu doğal dinin yedi ilkesini şu şekilde ifade ediyordu:

1.Her şeyin yaratıcısı, ezeli ve ebedi bir Tanrı vardır.

2.Bu Tanrı, ilahi takdiri yoluyla dünyayı yönetmektedir.

3.Mademki Tanrı bizim yaratıcımız ve yöneticimizdir, o zaman insanların görevi O'na ibadet ve itaat etmektir.

4.Bu ibadetin içeriği dua ve şükürden ibarettir.

5.0'na olan bağlılığımızın en büyük göstergesi doğru aklın kurallarına uymak, işlerimizde ahlaklı ve doğru olmaktır.

6.Dünyadaki eylemlerimize uygun olarak bu yaşamdan sonra ahirette ödüllendirileceğimizi veya ceza göreceğimizi, ruhun ölümsüzlüğünü de hesaba katarak bilmeliyiz.

7.Görev ve sorumluluklarımızı oluşturan ilkelerde hatalar yaptığımızda pişmanlık duymalı ve affedilmek için Tanrı'nın merhametine güvenmeliyiz.

Tindal, doğal dinin ilkelerini: Tanrı'ya inanmak ve O'na ibadet etmek, insanın kendi iyiliği ve mutluluğu, sonra da tüm insanlığın müşterek mutluluğu için gerekli olan şeyleri yapması ve gelecek bir yaşamın varlığına inanmak olarak belirliyordu. Tindal'a göre doğal dinin bu ilkeleri, doğuştan gelen ve Tanrı ile insan arasındaki ilişkiyi belirleyen ilkelerdi.

Diğer bazı Deist düşünceler ise ahireti, duayı, vahyi reddetmiş, Tanrı’yı kabul etmekle birlikte bir saatçinin saati kurması gibi Tanrı da evreni kurmuş ve kenara çekilmiştir. Ne Tanrı’nın insanla hatta evrenle ilişkisi vardır ne de insanın Tanrı ile bir ilişkisi olabilir. Bu açıdan Deizm tek tip bir düşünce değildir.

Deizm’i Savunduğu İddia Edilen İslam Düşünürleri

İslam düşüncesinde nübüvvetin inkarı konusu istisnaî bir durumdur. Bazı aşırı akımlar hariç, mezhepler ve âlimler peygamberliğin varlığı ve Hz. Muhammed (s.a.a)’in son peygamber olduğunda şüphe etmemişlerdir. Ancak bazı düşünürlere nübüvveti inkâr konusu isnat edilmiştir. Ancak bu iddialarda kesin değildir. İslam düşüncesinde nübüvveti inkâr ettiği söylenen düşünürlerin, ortak noktası aklın yeterli olduğu düşüncesidir. Bu anlayış ise İslam düşünce dünyasında Deizm’in kökleri başlığıyla işlenmektedir.

Nübüvveti inkâr ettiği söylenen önemli isimlerden birisi de İbn Ravendî’dir. İbn Ravendî'nin mülhid (inkârcı) olduğuna delalet eden ve ona nisbet ettirilen görüşlerin en acımasız olanları nübüvvete saldırı mahiyetindeki "Kitabü 'z-Zümrüd" adıyla bilinen fakat günümüze sadece bir kaç parçası ulaşan eserdir. İbn Nedim, ünlü eseri el-Fihrist’te onun hayatının son dönemlerinde bu aşırı fikirlerinden tövbe ederek dine ve peygamberlere iman ve saygı noktasına geldiğini bildirmektedir. Peygamberlerin lüzumsuz, hatta zararlı olduklarını, onların masumiyetlerinin söz konusu olamayacağını, Hz. Muhammed’in de masumiyetinin söz konusu olamayacağını iddia etti. ‘ed-Dâmiğ’ adlı eserinde Kur’an’ın çelişkilerle dolu olduğunu söylemekte, onun icazına ilişkin söylemlerin de abartılı olduğunu öne sürmektedir. İbn Ravendî, her şeyin akılla çözülebileceğini ve çözülmesi gerektiğini, bunun için Allah’ın insana tek güç olarak aklı verdiğini iddia etti. Peygamberlere gerek yoktur. Çünkü eğer peygamberlerin söyledikleri akla aykırı ise onların reddi gerekir; uygunsa o zaman akıl dururken onlara sığınmaya lüzum yoktur.

İmam Maturidi ve Şii âlim Seyyid Şerif Murtaza, İbn Ravendî’ye isnad edilen nübüvvet inkârının iftira olduğunu belirtmektedir. Bütün bu açıklamaların İbn Ravendî’ye ait olmadığını söyleyen İmam Matüridi, nübüvveti inkâr edenlerin ilki olarak Ebu İsa el-Verrak'ı göstererek, O'nun mucizeye inanmayı insanların tabii güçler hakkındaki bilgisizliklerine bağladığını ve mucizeyi reddettiğini vurgulayarak, İbnü Ravendî'nin peygamberliği ispat için ileri sürdüğü fikirleri aktarmakta ve inkarcı görüşleri Verrak'a nisbet etmekte ve ona cevap niteliğinde İbn Ravendî'nin görüşlerinden yararlanmaktadır. Ayrıca İbn Nedim, Maturidi'in iktibaslarının doğruluğunu destekleyecek mahiyette, İbn Ravendî’nin kitapları arasında "Kitabü İsbatü'l-Rusül" isimli bir eserinin bulunduğunu ifade etmektedir.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar