11- Nudbe Duasına Dair Bir İnceleme

04 December 2025 30 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 8

Merhum Meclisi, Biharu’l- Envar’da bu kitaptan ‘Mezar-ı Kebir’ diye söz etmiştir. Allame Tahrani’nin ez-Zeria’a’da beyan ettiği üzere, ayrıca Mustedreku’l Vesail’in sonunda gözüktüğü üzere bu kitap, Merhum Nuri’nin Mustedreku’l Vesail’i için kullandığı kaynaklardan biriydi. Mezar-ı Kebire’nin mukddimesindeki ifadeden anlaşıldığına göre merhum Meşhedi, senedine itimat edilebilir ve ravileri güvenilir olan rivayetleri nakletmiştir.

Son olarak şunu da eklemek gerekir, merhum Seyyid bin Tavus, bu kitaba güvenmesinin ve ondan çokça nakiller yapmasının yanı sıra onu övücü sözler de söylemiştir.

Muhammed Bin Meşhedi’yi Tanıyalım

Merhum Ayetullah Hoyi’nin Mucemu’r- Rical’de Şeyh Hür Amili’den naklen söylediklerinden anlaşılıyor ki Muhamed bin Meşhedi’den maksat, Muhammed bin Ali bin Cafer’dir. Fakat merhum Hacı Nuri, Mustedreku’l Vesail’in sonunda bu konuda şöyle buyuruyor: ‘’Muhammed bin Meşhedi’den maksat, Muhammed bin Cafer bin Ali bin, Cafer el-Meşhedi’dir. Ondan ‘Hairi’ diye de söz edilir. O, Ebu’l Fazl Şazan bin Cebrail Kummi’den rivayet nakleden kişilerden biridir. O, ayrıca iki vasıtayla merhum Muhammed bin Numand’dan (Şeyh Mufid) rivayetler nakletmiştir.’’

Fakat her halükarda Muhamed bin Meşhedi’den maksat, bu ikisinden hangisi olursa olsun (Muhammed bin Ali bin Cafer veya Muhammed bin Cafer bin Ali bin, Cafer el-Meşhedi) güvenilir ve değerli bir kişidir ve rical kitaplarında övücü sözlerle anılmıştır.

Muhammed Bin Ali Bin Ebi Karre’yi Tanıyalım

Muhammed bin Ali bin Ebi Karre ile ilgili olarak şunu söylemek gerekir ki o, kitap sahibi ve güvenilir ravilerden biridir. Rical-i Necaşi’de onun hakkında şöyle denmektedir: ‘’Muhammed bin Ali bin Yakub, İshak bin Ebi Karre, Ebu’l Ferec el-Kanai, lakabı ‘Katib’dir. O, güvenilir bir şahıstır. Ondan geriye sözlü ve yazılı birçok şey kalmıştır. O, İmamiye ashabı arasında kitapları sayfa sayfa okunan biridir. Meclislerde her zaman bizimle birlikteydi. Onun kitapları şunlardır: Amel-i Yevmu’l Cuma, Amelu’ş- Şuhur, Mucemu’r- Rical Ebu’l Mufazzal ve et-Teheccud.’’

Merhum Necaşi, son olarak şöyle diyor: ‘’Muhamed bin Ebi Karre, benim için rivayet nakletmiş ve kitaplarını nakletmem konusunda bana izin vermiştir.’’ ‘’Meclislerde sürekli olarak bizimle birlikteydi’’ ifadesinden anlaşılıyor ki merhum Necaşi, İbn Ebi Karre’nin döneminde yaşamıştır.

Yine ‘ehbarni ve ecazni cemi’ kütübihi’ ifadesinden de anlaşılıyor ki merhum Necaşi, İbn Ebi Karre’den kitaplarını nakletme iznine de sahiptir.

Dolaysıyla denilebilir ki her ne kadar bu iki büyük insan aynı dönemde yaşamış olsa da merhum Necaşi, İbn Ebi Karre’nin kitaplarını nakletme izni aldığına göre İbn Ebi Karre, merhum Necşi’ye icazet veren meşayıhtan sayılır.

Muhammed Bin El-Hüseyin Bin Sufyan El-Bezuferi’yi Tanıyalım

Merhum Ayetullah Hoyi’nin Mucemu’r- Rical’de belirttiğine göre, bu şahıstan iki adla bahsediliyor: 1) Muhammed bin el-Hüseyin bin Sufyan el-Bezuferi, 2) Muhammed bin el-Hüseyin el-Bezuberi, Ebu Cafer.

O, Ahmed bin İdris’in öğrencilerindendir ve ondan rivayetler nakletmiştir. Merhum Muhammed bin Numan’ın (Şeyh Mufid), Muhammed bin el-Hüseyin bin Sufyan el-Bezuferi’den rivayet nakletmesinden dolayı onun Şeyh Mufid’in de şeyhlerinden olduğu söylenebilir.

Onun güvenilirliği meselesiyle ilgili olarak da şunu söylemek gerekiyor: Her ne kadar Muhammed bin el-Hüseyin bin Sufyan el-Bezuferi bağlamında rical kitaplarında güvenilir olduğuna dair özel bir ifade yoktur; ancak bu kişinin merhum Mufid’in kendisinden çok fazla rivayet nakletmesinden ve birçok yerde kendisini rıza ve rahmetle anmasından dolayı hiç kuşkusuz şöyle söylenebilir: Genelin onu tevsik etmesi (güvenilir bulması) kuralı onu kapsamaktadır. Çünkü rical ilminin büyüklerinin belirttiği kurala göre eğer bir şahıs meşhursa, ondan çok sayıda rivayet nakledilmişse, ayrıca onun hakkında zayıf olduğuna dair bir ifade yoksa bu zahiri iyilik göstergeleri onun güvenilir olduğunun belirtisi sayılabilir. Çünkü onun şöhreti vardı ve eğer rical alimleri onun bir yanlışını veya kusurunu görseydi bunu açıklardı.

‘’İnnehu Ed-Duai Li Sahibuz’z- Zaman (As)’’ İfadesinin Anlamı

Bu dua-yi şerifin senet silsilesinin güvenilir olduğu açıklandıktan sonra İbn Bezuferi’nin bu duayı nakletmeden önce kullandığı bir ifadeyi açıklamamız gerekiyor.

O, Nudbe Duası metnini nakletmeden önce şöyle diyor:

انّه الدعاء لصاحب الزمان صلوات الله علیه ویستحب أن یدعی به فی الاعیاد الاربعه..

Merhum Bezuferi şöyle diyor: ‘’Nudbe Duası, Hz. Sahibu’z- Zaman için olan bir duadır. Ve bunu fıtır, kurban, gadir bayramlarında ve Cuma günü okumak müstehaptır.’’

Dikkat edenlerin hemen fark edeceği üzere ‘’İnnehu ed-duai li Sahibuz’z- Zaman salavatullahi aleyh’’ ifadesi konusunda iki ihtimal bulunmaktadır.

1) Bu dua-yı şerif, İmam-ı Zaman (as) tarafından yazılmıştır.

2) Bu dua, İmam-ı Zamana’ın (as) mukaddes varlığı için yazılmıştır; Bu duanın yazımı İmam-ı Zaman’ın kendisi tarafından yapılmamıştır.

Bu noktada merhum Bezuferi bu duayı dört bayramda okumanın müstehap olduğunu söylüyor.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar